İSTİKLAL MARŞININ KABULU VE M. AKİF ERSOY’U ANMA ETKİNLİKLERİ DÜZENLENDİ

Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin; İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12 Mart İstiklal Marşı’nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma etkinliklerine katıldı.

İSTİKLAL MARŞININ KABULU VE M. AKİF ERSOY’U ANMA ETKİNLİKLERİ DÜZENLENDİ
Bu içerik 386 kez okundu.

İstiklal Marşımızın 97 yıl önce bugün milli marşımız olarak kabul edilmesi dolayısıyla Milli Eğitim
Müdürlüğü Konferans Salonunda düzenlenen etkinlikler; saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunması,
ardından şehitlerimiz için okunan Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
Açılış konuşmalarıyla devam eden programda bir konuşma yapan Vali Abdullah Erin: “Bir ahlak
abidesi, bir ilim adamı, bir din adamı ve mücadele adamı olan İstiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u
rahmet ve minnetle anıyoruz. İstiklal Şairimizi yad ederken elbette İstiklal Marşımızı ve bu kutsal
vatan topraklarını bizlere miras bırakan, Türk Milletine önderlik ederek bağımsızlığa ulaşmasına vesile
olan ve büyük bir mücadele örneği sergileyen Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı
ve kahramanlarımızın hepsini de minnetle, şükranla ve rahmetle yad etmeyi bir borç biliyoruz”
diyerek sözlerine başladı.
Konuşmasında İstiklal Marşının yazılmasına vesile olan Kurtuluş Savaşının bugün bile bitmediğine
dikkat çeken Vali Erin: “Kurtuluş Savaşı sonrasında anlaşma imzalanmış olmasına rağmen aslında bu
anlaşmayı kabul etmediklerini, Sevr’de elde etmek istediklerini ve Anadolu toprakları üzerindeki
hesaplarının da bitmediğini çok net bir şekilde bugün görüyoruz. Birliğimizi, beraberliğimizi,
kardeşliğimizi ve İstiklal Marşında ifadesini bulan o imanı ve inancı tekrar tazelemek, benliğimize
işlemek ve onu yaşamanın gününün bugün olduğunu bir kez daha ifade etmek lazım. Yurt içerisinde
ve yurt dışında ismi değişmiş olmakla beraber bu coğrafyada hesabı bulunan ve merkezinde de bizim
kutsal vatan toprağımızın yer aldığı aziz vatan toprakları üzerinde operasyon yapmaya, milletimizi
birbirine düşürmeye ve Sevr’de ortaya koydukları o paçavraları tekrar bu millete dayatma çabası ve
gayreti içerisinde olduklarını biliyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde hiçbir devletin
uğraşmadığı kadar terör örgütleriyle mücadele ediyoruz. Millet olarak büyük bedeller ve fedakârlıklar
içerisinde olduğumuzu biliyorsunuz. Kırk seneyi aşkın bir süredir nereden beslendiğini çok iyi
bildiğimiz PKK terör örgütü başta olmak üzere terör örgütlerinin tamamıyla Türk silahlı kuvvetlerimiz,
emniyet ve jandarma teşkilatımız ve kahraman korucularımız tarihe not düşecek şekilde mücadele
ediyor. Bugün Allah’a şükür yurt içerisinde tamamen dize getirmiş ve milletimizi huzur ve güven
içerisinde yaşatabilecek bir çabayı ortaya koymuş bulunuyoruz. Bu yeni dönemde biliyoruz ki ifade
ettiğim terör örgütlerinin yanı sıra 15 Temmuz’da farklı bir versiyonuyla yine bu milleti birbirine
düşürmeye, zayıf bir noktaya taşımak suretiyle hemen yanı başımızdaki sınırlarımızdan sızdıracakları
terör örgütlerinin ve onların destekçisi, eğiticisi ve donatıcısı olan ülkelerin ülkemizi bölmeye yönelik
niyetlerinin hala canlı bir şekilde muhafaza edildiğini görüyoruz. Bu sebepten dolayı yeni dönemde
mücadeleyi sadece vatan sathında kabul edemeyeceğimizi de biliyoruz. Cumhurbaşkanımızın her
zaman dile getirdiği gibi savunmayı yurt topraklarımızın içerisinde kabul etme imkanının kalmadığını
ve bütün sınırlarımızın çepeçevre bir şekilde terör örgütlerinin doldurduğu bir dönemde sadece yurt
içerisinde savunmada kalmak suretiyle bu milletin ve devletin bağımsızlığını ebedi bir şekilde devam
ettirmenin mümkün olmadığını biliyoruz. Bugün kahraman silahlı kuvvetlerimizin emniyetimiz,
jandarmamız ve korucularımızla ve Özgür Suriye Ordusuyla birlikte yurt dışında gerçekleştirdiği

İL BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

 

operasyonun temel hedefi de bu söylediğim zorunluluktan kaynaklanıyor. Sınırlarımız dışında
yuvalanmaya çalışan terör örgütlerini etkisiz hale getirmeye ve aynı zamanda oradaki insanlarımızı
bağımsız ve özgür bir şekilde kendi ülkelerinde yaşayabilmelerine ve bu zulümden kurtarılmalarına
yönelik bir operasyon olduğunu hepimiz biliyoruz. Bizim devlet olarak hiçbir ülkenin toprağında
gözümüzün olmadığını, oraya gerçekleştirilen operasyonun tamamen milletimizi ve devletimizi
korumaya yönelik bir refleksin sonucu olduğunu ve bunun bundan sonra da bu şekilde devam
edeceğini Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle tekrarlamak lazım. Savunmada kalır içimize kapanırsak
İstiklal Marşımızın yazılmasına sebep olan koşullarla karşı karşıya kalma tehlikesi var. Dolayısıyla
dimdik ayakta durmak suretiyle karşımızdaki gücün büyüklüğüne aldırış etmeden millet olarak her
türlü tedbirimizi alarak, her türlü imkânımızı seferber ederek terör örgütlerinin tamamıyla ortaya
konması gereken mücadele neyse onu ortaya koymak durumundayız. Bugün Afrin’e girmek üzere
olan kahraman ordumuza muzafferiyet ve muvaffakiyet diliyoruz. Bu uğurda bizlerin ve vatan
topraklarımızın hür ve bağımsız bir şekilde ilelebet devamını sağlamak, namusumuzu, şerefimizi
muhafaza etmeye yönelik ortaya konan bu büyük mücadelede hayatını feda ederek ebediyete intikal
eden bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Biliyoruz ki yarın öbür gün Allah’ın izniyle
dünyaya nizam vermiş olan bu milletin evlatları Afrin’e girecek, Afrin’i o çetelerden ve örgütlerden de
temizleyecek ve ardından aşağıya doğru bir terör kuşağı oluşturulmaya çalışılan o kuşağı da yaracak
ve ülkemizin sınırlarında tehdit oluşturmasına kesinlikle müsaade etmeyecek. Biz Türk Silahlı
Kuvvetlerimizin, kahraman evlatlarımızın sınırlarımızın ötesindeki bu fedakarlık ve cesaretini daha ileri
noktalara taşıyabilmelerini sağlamak için dualarımızla onlara destek olurken millet olarak hepimize
düşen en büyük görevin de bu duanın yanı sıra yurt içerisinde tam bir tesanüt, dayanışma ve birlik
beraberlik örneği göstermek suretiyle günü birlik ve kısa vadeli kişisel beklentileri bir tarafa bırakarak
ve her türlü siyasi mülahazaların üstünde hareket etmek ve birbirimize destek olmanın zamanı
olduğunu ve günün bugün olduğu bilinci içerisinde olmamız gerekiyor” dedi.
Türkiye’nin şu an içinde bulunduğu durumun Kurtuluş Savaşı döneminden çok daha iyi bir noktada
olduğunu ifade ederek konuşmasına devam eden Vali Erin: “Bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti
olarak dünyanın sayılı ekonomileri ve devletleri arasındayız. Dünyadaki bütün gelişmelere ayak
uydurabilen ve bunları toplumun ihtiyaçları ve ekonomisinin gerekleri doğrultusunda yeniden dizayn
etmek suretiyle milli üretimi ve milli anlayışı gerçekleştirerek ve geliştirerek çok daha iyi noktalara
doğru hızlı bir şekilde hareket ettiğimizi biliyoruz. Kendi silahını üreten, kendi düzenini toplumun
ihtiyaçları doğrultusunda dizayn etmeye çalışan ve bu alanda büyük mesafeler kat ederek milletimizi
o derin tarih şuuruna, bilincine ve dünya üzerindeki milletlerin hiçbirinde olmayan cesaret,
kahramanlık, fedakarlık ve mücadele azmini tekrar o üzerine küllerin doluştuğu o cevheri keşfetmenin
ve gün yüzüne çıkarmanın günü olduğunu bilmemiz lazım. Bugün millet olarak yaşadığımız bunca
badirelere rağmen Allah’a şükür Kurtuluş Savaşındaki o özün yok olmadığını, sadece küllendiğini ve
her geçen gün bu küllerin savrularak o özün üzerinden kalktığını görmekten büyük bir mutluluk
duyuyoruz. Millet olarak kenetlenecek, millet olarak Kurtuluş Savaşındaki o azmi tekrar ortaya
koyacak ve millet olarak bu coğrafyada hür ve bağımsız bir şekilde ilelebet yaşayacağımızı emperyalist
güçlere Allah’ın izniyle bir kez daha göstereceğiz” şeklinde konuştu.
Konuşmasında salonda bulunan gençlere de seslenen Vali Erin: “ Sizler dünyaya nizam veren
dedelerin torunlarısınız. Sonradan yetme medeniyetlerin size dayattığı kişiler değilsiniz. Kimlerin
evlatları olduğunuzu bir kez daha düşünüp farkına varmanız lazım. Milli benliğinizi muhafaza etmek
suretiyle, günün gerektirdiği teknoloji ve donanımları milletinizin bünyesine uydurarak kalkınma ve
gelişme modelinizi milletimizin ilmi ve fikriyle tezahür edecek kültürünüzü, silahınızı ve yaşantınızı
tekrar ortaya koyma zamanıdır. Bunu gerçekleştirebiliriz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde
değerleriyle kavgalı olan değil, milletiyle tam bir bütünleşmiş, İstiklal Marşımızın hemen her satırında

İL BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

 

yer alan iman, cesaret, kahramanlık, milli benlik, tarihi şuur, mücadele azmi ve müşerref olduğumuz
İslamın bütün değerlerine göre kendi yaşantımızı dizayn edecek, çevremizi ve toplumumuzu ona göre
şekillendirmek için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Zalime asla boyun eğmeyecek, onlara karşı
her türlü kararlılığı canımız pahasına ortaya koyacak ve milletimizi millet yapan ortak değerlerimize
yine canımız pahasına sahip çıkacağız. Bizden sonra gelen nesillere daha güçlü daha onurlu bir devlet
bırakmanın gayretini ortaya koymamız lazım” dedi.
Yapılan konuşmaların ardından hazırlanan gösteriler salondaki konukların beğenisine sunuldu.

İSTİKLAL MARŞININ KABULU VE M. AKİF ERSOY’U ANMA ETKİNLİKLERİ DÜZENLENDİ
Advert
Yorum Yap
Kalan karakter sayısı : 500
BENZER ÇEKEBİLİR X
Meclis’te İYİ Parti ve AK Parti’liler arasında gerginlik
Meclis’te İYİ Parti ve AK Parti’liler arasında gerginlik
Kılıçdaroğlu: CHP’li belediyelerde asgari ücret 2 bin 200 TL olacak
Kılıçdaroğlu: CHP’li belediyelerde asgari ücret 2 bin 200 TL olacak