“KALBİME BİR SEN DÜŞTÜ”
Misbah Hicri

“KALBİME BİR SEN DÜŞTÜ”

Bu içerik 153 kez okundu.

Mehmet Nur Şanda’nın üçüncü şiir kitabı. 2015 yılında Zinde yayınları arasında çıkıp kitapçı raflarındaki yerini almış. Ancak elime yeni geçti. İmzalama nezaketinde bulunup takdim etmesi beni fazlasıyla mutlu etti.  Şiirin eskisi yenisi olmayacağından dolayı onu sizlere tanıtmak benim için bir  görev...

            Her şairin kendini tanıma ve tanıtma süreci vardır. Bu süreç onu hayata hazırlar. Bazen süreç uzun sürer, bazen aniden atlamalara neden olur. Kimi şairler maraton koşucusuna, kimisi kısa mesafe koşucusuna benzer. Şanda, şimdiden maratona çıkmış, çünkü şiiri yolda bırakmadan roman yazarlığını sürdürmektedir.

Genel anlamıyla şiirlerine baktığımızda kendini yenilemek ve daha güzeli yakalama adına bir uğraş içinde olduğu, olgunluk meyvelerine elini uzattığı anlaşılıyor. Peşinen söylüyorum, kitaplarını bulun ve okuyun. Bu kitaptan sonra elimde iki romanı var, onları da okuyup sizlere “karınca kararınca” tanıtmaya çalışacağım.

Mehmet Nur Şanda’yı şair ve yazar bir dostumun sayesinde yeni tanıdım. Tanıdığıma da hayli memnun oldum. Şiirlerinde insani tema, sevgi, hayatın güzellikleri yüreğinde şekil bulduğu gibi ılımlı söylemlerle, ışıklı sözlerle, mısralarını imgeleyerek ses, şekil ve desen vermesi beni hoşnut etti. Her şairin şiirinde olduğu gibi imgeleme, nida ve yakarış, hasret, acı, keder yanında sevgi yerini almış durumda.  

            “İçindekiler” kısmına bakma fırsatı vermeden hani derler ya! “Taşı gediğine oturtuyor.” O da sözlerle sevginin erdemini yüreğiyle buluştururken bizi ihmal etmiyor. “Oysaki saçlarıma düşen aklar/Sana sevgimin rengini müjdeliyordu.” Gel de çık sözcüklerin içinden. Şiir işçiliğini kullanarak kelimelerle sanatını ince detaylarına dikkat ederek, sanata dönüştürmesi onun sanata verdiği değerin kıymeti harbisidir. Ne bir kelimeyi değiştirme, ne yerinden çıkarma gibi bir şansınız var. Yoksa kelimeler anlamsız bir yığına döner.

            Aşkın olanaksızlığını seslendirirken, sevginin gözyaşında gizli olduğunu her şair gibi bunun acısını hissetmiş olacak ki; “kalbime bir sen düştü” sözleri ile biten şiirin son mısraları yalın ve dokunaklı… “Ama o beni dinlemedi /titredi/esti/ ve en sonunda/ seni ruhuma üfledi/ işte o gün kalbime bir sen düştü” Ben olsaydım “kalp” demezdim. Yürek sözcüğü de kahramanlar için söylenir. Sevgi için gönülden güzel kelime olmaz sanırım.Nedenine gelince kalp kanlı bir et parçası, ancak “gönül” sevdanın sevgisini, evrenin tüm güzelliklerini, yaşamın hissini değerlendiren soyut, yaşadıkları ile somutlaşandır.  

            Şair bir cümle de şiiri şöyle tarif ediyor. “Şiir, duygu ve hayal fırtınasından sonra gönül göklerinden dökülen mısra yağmuruna benzer.” Demesi “gönül” sözcüğüne önemli bir anlam katmıştır.  Türk şiirinin ikinci yenisinin sesini yansıtan şair Kürtçe düşünüp Türkçe yazdığı her halinden belli… Anlaşılır şiiri seven şair, son yıllarda kelimelerle oynayan şairlerle yolunu ayırmakta…”Bugün tüm varlığım yolunu gözlemekte/ kalbim bir mülteci/ göç etmiş kendi ülkemden/senin varılması güç ülkene”

            Gençlik yıllarında ilk şiir kitabını yayın hayatına sokmak, duygularını insanlarla paylaşmak güzel bir haslettir. Ancak birçok şair bu hasletinden sonra hevesi kırılıyor. Mehmet Nur Şanda emin adımlarla şiirle vedalaşmak yerine daha da barışık yaşayarak sürdürmesi sevindirici olduğu kadar takdire şayandır. Çünkü şiir ciddiyet, disiplin ve süreklilik ister. O da bir kilimin dokunuşu gibi sürdürüyorsa şiire önem verdiğinin ifadesidir. 

            Kibrin, kıskançlığın, hasetliğin, egonun dağlarca yükseldiği bir zamanda; şiir, yaşamında yaptığı çalışmalarla hoşgörüyü, alçak gönüllüğü elde bırakmayan Mehmet Nur Şanda, geleceğe emin adımlarla yürürken, yazınsal hayata yeni bir isim kazandırması, hem Urfa adına, hem de edebiyat literatürü adına önemli katkıdır.

            Şairde ve yazarda aranan; özgüven, dik durarak özgürlüğü seslendirmek, yetenek ve farklılığını ortaya koymak, samimi ve doğruluğun erdemiyle buluşmaktır. Öyle inanıyorum ki şair önceki şiiri ile bu günkü şiiri arasında büyük bir aşama vardır. Çünkü eğer şair kendini yenileyemiyorsa özgüvenini, özgürce seslenişini yitirir.

            Şair ve yazar Mehmet Nur Şanda’yı tanıtmak, onun mısralara verdiği emeğin, alın terinin kalemle bize yansımasıdır. 1980 yılında Urfa’nın Hilvan ilçesinde doğan Şanda, zorlu bir okul maratonundan sonra bugün mastır yaparak, geleceğe şiir ve yazı yolculuğu gibi eğitime de emin adımlarla yürümesi onun yaşama verdiği değerdir.     

DİĞER YAZILAR
Yorum Yap
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Akaryakıta yüzde 9 ÖTV zammı
Akaryakıta yüzde 9 ÖTV zammı
Katar, Türkiye'ye 15 milyar dolar yatırım yapacak
Katar, Türkiye'ye 15 milyar dolar yatırım yapacak