YAŞAMAK NEDİR
Köşe Yazıları - Misafir Kalem

YAŞAMAK NEDİR

Bu içerik 234 kez okundu.

Uğur Erdem Işıkan ‘nın kaleminden Yaşamak Nedir

Yorgunluğun zirve yaptığı bir zamanda, uzun aralıktan sonra, whatsApp’a girdiğimde aldığım “yaşamak” konulu alıntı bende iz yaptı. Yaklaşık 30 gündür ara vermeden hastane, fabrika, Teknokent, tarla ve akşamları da ufak bebemle uğraşmaktan nefes alamaz haldeyim. En zevklisi küçük Lügen Hanım. O olmasa burnuma kulağıma elini sokan, saçımı çeken olmayacak.

            Çoğumuzda olan ve ömrün sonbaharında ortaya çıkan “yaşamak nedir, nasıl olmalıdır vb.” düşüncesi bence oldukça tartışmalı ve herkese göre değişen bir felsefe. Yani çeşitli basamaklı merdivenler bizlere basit olarak yön verse de herkesin merdiveni, basamakları ve bunların açısı farklı diye düşünüyorum.  Zaten kişiler arası değişiklik de bu yüzden olsa gerek. Senelerdir savunduğum hipotezime göre insanların (belki de canlıların) toplam gücü=kapasitesi=ederi vb "K" katsayısı kadar olup, bu katsayı sayısız özeliklerin çarpımı kadardır.

            Soruya cevap vermek için “kendini bil”e dönersem düşünüyorum da, sex olmaksızın yaşamak sadece zamanı öldürmek gibime geliyor. Bu, 15 yaşımdan itibaren böyle, ancak ne zamana kadar gider bilemem çünkü eski tadı kalmadı. Güzel bir yemek yemek yeterli değil; yanında biraz müzik, karşında kaliteli bir kişi (kadın-erkek fark etmez), hele bir de bilgi-deneyim alış verişi varsa işte yaşıyorumdur. Yine üretimsiz bir dünya yaşamaya değmez gibime geliyor. Bu, parasal kazanç getirirse daha güzel, ancak para temel amaç olmayabilir.

           Bence yaşamak, zamanı doğru kullanmaktır, anı değil. Bu, merdiven basamaklarını nasıl çıktığına bağlı. Bazen birkaç basamak kullanılmadan zıplanabiliyor ve kişi o basamakların tadını bilmiyor bile. Bugün yaz-kış soframızda olan domatesi yemeden ne olduğunu bilmeden yaşadılar insanlar asırlarca. Yaşamak bu mudur?. Yasakların, günahların ve mahalle baskısı denilen şeyin hayatımızı ve yaşamımızı kısıtladığını anlatmama gerek yok. Dün bilinmeyen (asırlarca şimşeğe yıldırıma tapıldı), yanlış bilinen şey bugün doğal olması yanında doğa harikası olabiliyor. Işık yanılması ile çıktım derken inebildiğini fark edemiyorsun bile, hava değişince “indim herhalde” diyorsun.

            Muhtelif boyutların arasında “zaman” boyutunun çok önemli olduğunu öğrendim ve öğretmeye çalışıyorum. Geçen sene Ankara’ya geldiğimde bir ağabeyim arkadaş grubuna haber vermiş , benimle tek olarak Argun ağabey yemek yedi ve konuştuk. Gayet haklılar, 16 sene sonra milli eğitimin sorunlarını veya üniversite problemlerini, Bıkkınlık veren, çekilmez  YÖK yasasını tartışmak istemiyordu kimse; patent sıkıntısını ve faydasını veya tarımın çıkmazını öğrenmek “yaşamak” kavramı dışında olmalıydı. Olay bir çok kişi için aynı.

             Etrafımıza bakalım, tartışıp bilgi ve deneyim alış verişinde bulunacak kaç kişi var. Geçen sene tanıştığım Göksel bey vasıtasıyla Migros’un bölge temsilcisi ve elemanları ile görüşme fırsatım oldu, halbuki biz geçen sene hiç yüz yüze görüşmemiştik. Yani dostlarla konuşma göz mesafesinde olmuyor.

            Çoğumuz dans nedir bilmeden yaşadık veya hafifçe dönmeyi biliyoruz. Ankara’dayız, bari delikanlılıkta dans etmeyi öğrenelim diye. 55 yaşımda salsa-vals ve tango kursuna gittikten sonra dansın zevkini yaşadım.

            Evet, son 10 senede 2 ulusal birincilik, 3 adet patent, 40 civarı makale yanında yenilenebilir enerji yatırımı, solucan ve artık gübreciliği, narcılık, unculuk gibi nice inovatif girişim; bir sürü başarısızlık, para ve emek kaybı, ama günlerce yazılabilecek-konuşulabilecek deneyim, oldukça büyük bir bilgi toplanması, depoda gün batarken, yer ve gökyüzü kıpkırmızıyken, aynı gün toplanmış sebzelerle yapılan Gavurdağı Salatasının yanında muhteşem kebap, boğma rakı ve deliksiz uyku. Yaşamak işte bu. Ancak yanında bir güzel yok, şimdi yaşamak oldu mu?. Şükürler olsun, sevgi ve saygı yumağı çevrem en büyük zenginliğim, ama oğlum sadece nüfus kaydında, yaşamak bu mu?. Bence  bir  katsayısı da burada geçerli olmalı, eğer çevren sağlamsa çocuğun senden rahatsız olabiliyor; para harici kazancın varsa yanında manken sevgilin olmuyor, Urfa karasına mecbur kalıyorsun. Müzik benim için bu kadar önemli diyorum, beste çalışmalarım var, ama bugün için Urfa’da TSM korosu yok. İnanamazsınız ama gerçek. Çalışma var, araştırma var, ama TSM yok. Sinirlenip 16 aydır udumu elime almıyorum. Yaşamak hangisi?. Okuduğun kitabı veya bilgiyi paylaşacak-tartışacak çok az kişi var çevremde, yani yanlış anlama yanında yanlış değerlendirme ve tabii olarak yanlış görüş gelişme olasılığı ile midir “yaşamak”?. Yüzme yarışmasına giren Atamer ağabeyim beni iyi anlıyordur. Başarmaktır yaşamak, aynı zamanda üretmek, üstüne paylaşırsak muhteşem olur.

Sonuç olarak bir dengedir “yaşamak”. Olabildiğince çoktan ve istediğin oranda…

 

 

 

 

Yorum Yap
Kalan karakter sayısı : 500
BENZER ÇEKEBİLİR X
"Hamasi söz ve politikalarla Kudüs'e sahip çıkılmaz"
Başkan Kaya, Urfa için girişimlerde bulundu
Başkan Kaya, Urfa için girişimlerde bulundu