Müslüm Akalın ve Şiir  “Eski Günlerden Kalan”
Misbah Hicri

Müslüm Akalın ve Şiir “Eski Günlerden Kalan”

Bu içerik 146 kez okundu.

Müslüm Akalın'ın şiir uğraşından geriye kalan ve bugün kitaplaşan şiirleri yüreğime emzirme uğraşındayım.  Bir hikâye kitabı da yayınlanan Akalın'ı şimdiye kadar hep tarihi araştırmaları ile tanısak da  şimdi ise bu kez şiirleri ile gönüllerin bam teline dokunuyor.

            1969/1984 yılları arasında yazılan şiirlerinden bir kitap hazırlamış. Yıllar öncesine uzanan “Eski Günlerden Kalan” özlü ve duygu dolu mısralarla gönül dolusu samimi bir önsözle bize merhaba demektedir.

Müslüm Akalın'ı tanımak istersek; 1955 doğumlu, İstanbul Üni. Hukuk Fakültesi  mezunu halen serbest avukatlık yapmaktadır. Urfa’nın yerel tarihi ve kültürel konusunda yaptığı araştırmalarla bilgi ve becerisiyle toplumu bilgilendirme çalışmaları sürmektedir.  

            Zamanın başıboş aktığı bir dönemde toplumla bir şeyler paylaşmanın çabası “gök kubbede kalan hoş bir seda” olsa gerek… Şiir biriktiren gecelerin gün yüzüyle aydınlanmasının sonucudur tüm bu dizeler… Bana göre bize yaşamın bedelsiz olmadığını hatırlatırken, şiirin teması insan yüreğinin özgürlüğe, barışa, sevgiye, mutlu yaşamaya hasretini seslendirmektedir.

            Hatırlayıp imzalayarak gönderme lütfünde bulunduğu için şiire ve şaire verdiği değerin özgün güzelliğidir. Tüm çalışmalarında gösterdiği başarı şiir çalışmalarında da kendini gösteriyor. Bize onu tebrik etmek düşer. 

            Kitabını kitapçılarda bulabilir misiniz bilmem? Sanki şiirsel hatıralarının yitirilmemesi adına, onlara saygı duyma, onların yaşaması için verilmiş bir uğraşın bedeli olsa gerek… Her ne kadar şair sıfatını kendine uygun bulmuyorsa da; mısralar, imgeler, serzenişler, haslet ve hasretleri ona bu sıfatı  yakıştırmaktadır.  

            Her mısrasıyla; “Bir sözcükte buluşan imkânsız hayatların” tanıklığını bize yaptırıyor.

“hırçın köpüklerinde eriyip" gitse de; her dizesi ile maziye tanıklık yapıyor. Sevgi dolu, duygu yüklü her sözcüğünde ilmek ilmek işlenmiş imgeler... Bazen çığlık çığlığa, bazen bir coşkun rüzgâr, bazen serin bir meltemi tadarsınız.  

            Zamanın sınırsız tüketildiği,  mavi boncuk dağıtan seslenmelerden öte gönülden gelen hüznün ve sevginin şekil bulduğu zamandan kalmadır tüm bu seslenişler… İşte onun için diyorum şiirsiz yaşam yetim kalmaktır.

Aşk Masalı; sayfa yedi; beş dörtlükten oluşan, basit kafiye ile yazılmış şiirden ilk dörtlük: “Bir sonbahar sabahında yapraklara düşen çiğ/ Gümüş ışıltısını kirpiklere vurdu/

Gülücükle bezendi çağla gözlerin içi/ aşk dolu dünyalara camdan köprüler kurdu/”

            Bazen bir ağıtla dolar gözleriniz. Bazen tatlı tatlı tebessüm edersiniz anılara...Bazen toplumun sinesinde duyumsuyor kendini… Urfa’da yaşayıp bu memleketin havasını teneffüs ederken, suyunu içerken elbet sorumluluklarımız olacaktır. İşte sarı sıcak güneşiyle kavrulsak da kültürel mirasa, yaşamış değerlere sahip çıkmak bir erdemdir. Müslüm Akalın’da bunu düşünerek; İbrahim’den payımıza düşeni kıssasından bize bir hatırlatma ile mazinin derinliğine bizi götürüyor.  

Bazen de “bir musibet bir nasihatten yektir” sözünü anımsatır bizlere… Masum duygular, mısralardaki ahenk, söyleniş, ses akışı kendini bulur her dizede… Şiirlerdeki düşünce ve duygu yoğunluğu mısraların dizilişinde güçlü bir işçiliğin yanı sıra, kelime varsıllığı ile kendini göstermektedir. Sözcük enflasyonundan ziyade anlamsal bakımından farkındalık yaratarak mısralara uyum ve yetkinlik katarak kelimelere haz katmaktadır.  

Sonra ve hepimizin ders alacağı mısralar gelir ardından… Bazen anne sevgisi bazen sevdanın sesi olur kulaklarınızda…  “Mevlâm Demiş Yaz Böyle” O da annesine şiir yazmazsa olur mu? Sayfa 48 “Dert bahçesi yüreğin sessiz/umutların boynu bükük/katıksız sevgiler mahzun/Artık yoksun biliyoruz” deyip annesinin ardından ağıtını sürdürüyor. 

            Bazen bir hoyrat olur sözleri, bazen mani mani işler gönlünüze sevda sözleri…

            Bir hoyrat ve bir manisini sizlerle paylaşayım. “Gül denizi/ yanağı gül denizi/ kol boynumda kaldı/yüzümden gülden izi” Bu hoyratın tadına bir de bir mani ekleyelim. “Dertlerim baştan mıdır/ gözümde yaştan mıdır/ ah çekerim işitmez/ Yüreği taştan mıdır?”

Elbette gönül ister ki onun şiirlerinden bolca örnek vermeli... Ancak bu köşe yazısı sadece bilgilendirme onu şiirleriyle toplumu buluşturma ve meraklısının dikkatini çekmektir.

            

DİĞER YAZILAR
Yorum Yap
Kalan karakter sayısı : 500
BENZER ÇEKEBİLİR X
HDP'de başvurular ikinci kez uzatıldı
HDP'de başvurular ikinci kez uzatıldı
Tren kazasında HDP adayı hayatını kaybetti
Tren kazasında HDP adayı hayatını kaybetti