EN BÜYÜK TERÖRİST ABD

Son günlerde Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan terörist kelimesinin içeriğini değiştirmek, içeriğini farklı anlamlandırmak için Başbakan Sn. Davutoğluna sesli bir talimat verdi. Sanırım en kısa zamanda bu kelimenin literatürdeki anlam farklılığından ziyade, suçlama şekli ortaya konulacak. Yazarı, düşünürü, ressamı, karikatürcüyü, konuşanı da kapsayacak gibi...

YAZARLAR - 20-04-2016 23:15

Türk dil kurumcuları ne derler bilmem. Ancak daha önce kelimeyi şu manada anlamlandırmışlardır. “Terörist: bir siyasi davayı zorla kabul ettirmek için karşı tarafa korku salacak, cana ve mala kıyacak davranışlarda bulunan kimselere; yıldırmacı, tedhişçi” denir. Tüm insanlığın en acımasız düşmanı terörizmdir.  Bu eylem türünü seçenlere "terörist" denir. Siyasal, dinsel veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla şehir içinde eylemlerle sivil halka zarar verenler teröristtir. Resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, kaos yaratma, yıldırma ve her türlü şiddet içeren yolun kullanım şekli terörizmdir.
        Gerilla’nın anlamına gelince: "düzenli bir orduya karşı küçük birlikler hâlinde çatışan, hafif silahlarla donatılmış topluluktur." Dağda savaşanlara gerilla denir. Onlara gerilla denilince sanki onları ödünlendirmiş oluyoruz gibi geliyor. Onun için, “cani, eşkıya, katil” ve sair kelimelerle hakaret ediyormuş gibisinden konuşulur. Zaten gerilla savaşarak öldüren ve ölen kişilerdir.

Türkiye’deki daha önce konuşulan ve yeniden gündeme gelen terör tanımı dilbilgisi anlamıyla açıkladığımızda bir sorun yok. Ancak yaptıkları konusunda fikir yürütmek yanlış ve doğruluğu tartışma konusu olunca, sanırım çok iyi düşünmek lazım. Tartışmanın tarafı olmamaya dikkat etmek lazım... Çünkü Cumhurbaşkanının söylediğine göre terör ve terörist kelimelerin anlamı ve kapsam alanı genişletilecektir.

Eylemcileri nasıl değerlendireceğiz. Aslında bu kelime anlamını bulmadan terörist; patlayıcılarla, silahlarla sokakları caddeleri kana bulayan kimsedir dedik. Eylemci ise seslerini duyurmak için bir konuda pankartlarla, silahsız olarak sokaklara çıkan bu konuda basın açıklaması yapan, protestolarla seslerini duyurmak isteyen kimselere denilmektedir.

Teröristin yaptığı eylem biçimi orantısız bir güçle bastırılırken, eylemcilerin tek farkı bu orantısız gücün sadece içinde gerçek mermi olmaması gerekir. Ancak onu da kimi zaman kullanıldığı gibi gaz bombası,  tazyikli su, plastik mermi ve bilmediğimiz tüm şiddet araçları. Öyle olunca eylemci ile teröristin farkı kalmamakta...  O zaman hak arama bir suç olup çıkar.

         Aslında teröristi de eylemciyi de devlet isterse istediği bir şekilde onu etkisiz hale getirir. Ancak şiddet halkımız arasında tahammülsüz bir noktaya çıktığı gibi halkla polisler, askerler arasında aynı doruk noktaya vardırılmaktadır. Gerilla evden çıktığı gün ölmüştür. Peki polisi askeri niçin öldürtüyoruz. Onların bir yuvası var, bir gelecek için uğraşıyorlar...

Buraya kısa bir not düşmek gerekirse hiçbir zaman çocuklar terörist olarak kabul edilemezler. Eylemciler arasında olsalar da dünyada böyle bir kabullenme yoktur. Filistin’de ki taş atan çocuklara küçük generaller diyoruz. Kürt çocukları sokağa çıktığında  "çocukların arkasına sığınıyorlar” denilerek yapılanlar küçümsenirken, çocukların ana ve babalarının başına gelmediği bırakılmadı. Çocuklarına sahip çıkmadıkları için yeşil kartları iptal edilenler, yardım alanların yardımlarının kesilmesi gibi birçok devlet olanakları tehdit olarak kullanıldı. korku ve şantaj yerine  keşke gönüller kazanılsaydı. Halklar birbirine değer vererek, hak ve hukukunu bilerek, adaletli davranarak yücelirler. 

Norveçli bir yazar terörü tarif ederken devleti bu kapsamın içine almaktadır. “Devletler düşmanlarına korku salmak için silahlı güçler barındıran, sınırlarını ve iktidarlarını her türlü korku nesnesiyle koruyan devasa terör örgütleridir." Bunu anlatan Norveçli dilbilimcinin de devletlerinin en iyi reklamını biz yapıyoruz. Oysa o anlatarak bitiremediğimiz devletleri de bu tanımın kapsamındadır. Tek bir cümleyle bitirelim.  Bütün devletler teröristtir. Din devletleri, sosyalist devletler, kapitalist devletler, hiç eksiksiz, hepsi… Çünkü varlıklarını sürdürmek için her türlü şiddet yolunu seçmektedirler.
            Devletlerin büyüğü küçüğü olmaz, güçlüsü zayıfı olur. Örneğin dünyanın en güçlü teröristi Barrack Obama, en güçlü terör örgütü ABD’dir. O kadar güçlüdür ki, Irak’ın ortasında bir çocuk hastanesini bombalarken gömleğinin ütüsünü bozmaz. Beş dakika sonra bir anaokulunda çocuklara masal okuyarak seven kalpleri fethedebilir. Yine  de kurtuluş için tüm halklar ABD yardımı aramaktadırlar. Sizce de derin bir çelişki değil mi? Ona sığınacağımıza birbirimize gereken değeri versek!

İnternet ortamında yaptığım bu gezintiden önemli ipuçları yakaladığıma inanıyorum.

 

Günün Diğer Haberleri