İnsanlığa beşiklik eden ve tarım devriminin ana yurdu olan Mezopotamya ve Kürdistan coğrafyası, gerek yaratmış olduğu tarihsel toplumsal değerler, gerekse de jeo-stratejik konumu ve yeraltı-yerüstü zenginlik kaynaklarıyla tarihten günümüze kadar egemenlerin istilalarına maruz kalmış, çok kanlı ve yıkıcı savaşlara sahne olmuştur. Toplumsal değerlerini korumak adına büyük direnişler geliştiren kürt halkı, günümüzde bile farklı biçimlerde sürdürülen insanlık dışı sayısız katliam, talan ve göçertmeye tabii kılınmıştır.
Ortadoğu’nun en kadim halklarından kürtlerin yaşadığı Kürdistan toprakları, 1639’da Kasr-ı Şirin anlaşmasıyla İran ve osmanlı arasındaki mezhep farkına dayalı olarak ikiye bölündü. Birinci dünya savaşı sonrası yıkılan Osmanlı’nın yerine kurulan yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin ilanından önce de, ulus devlet anlayışına dayalı olarak Kürdistan, Lozan anlaşmasıyla dört parçaya bölünerek kürtler egemen ulus içinde zorla eritilmek ve asimile edilmek istendi. Bu durum kürtlerin toplumsallığıyla birlikte direkt varlığına yönelen en tahripkar saldırı oldu ve kürt halkının tüm toplumsal dinamikleri paramparça edildi.
Bu duruma kürtler, 1925-40 yılları arasında her dört parçada da isyan etti, ancak hepsinde de ezilerek yaşadığı toplumsal travma daha da derinleşti. 1946’da Qazi Muhammed önderlikli Mahabad cumhuriyeti, 1960’larda Melle Mustafa Barzani hareketi kısmi bir hareketlilik yaratsa da derinlikli bir stratejiye sahip olamadığından ağır toplumsal sorunlara çözüm olmak bir yana, yenilgiye uğramaktan kurtulamadı.
PKK çıkışı ve dirilen toplumsallık
Tarihin en eski halklarından olan kürtlerin ulusal yok oluşuna en ciddi müdahale, Abdullah Öcalan önderliğindeki PKK hareketinin çıkışıyla gerçekleşti. PKK’nin radikal çıkışı ve tüm saldırılara rağmen 40 yıldır sürdürdüğü mücadele, toplum olmaktan çıkarılan kürtlerin yeniden tarih sahnesine çıkmasını ve tıkanan ulus-devlet çözümü yerine alternatif demokratik özerklik stratejisiyle tüm bölge halklarına öncülük edecek temel bir aktör haline gelmesini sağladı.
Rojava Kürdistanı’nda Araplaştırma politikası
Lozan anlaşması sonrası Fransa mandasındaki Suriye topraklarına dahil edilen Rojava Kürdistanı, 1965 yılında yürürlüğe konulan “Arap Kemeri” projesi çerçevesinde Efrîn, Kobanê ve Cizîrê bölgeleri arasına arap nüfusu yerleştirilmek suretiyle birbirinden koparılmış ve içten 3 parçaya bölünmüştür.
Kürdistan’ın bu en küçük parçası insanlığın ilk yerleşim alanlarından biri olup Neolitik devrimin geliştiği toprakların başında gelmektedir. Bu alanda Urkiş ve Til Halef gibi tarihin ilk yerleşim alanları bulunuyor. Tarihi açıdan olduğu kadar yer altı ve yerüstü zenginlik kaynaklarıyla da önemi günden güne artan bir yer. Tarımsal arazileriyle bölgedeki tüm halkları besleyecek bir tahıl ambarı durumundadır. Petrol kaynakları iseü tüm Suriye’ye yetecek durumdadır.
Tüm bu özellikleriyle Rojava, bir yandan doğal toplumun ahlaki değerleri için sürekli bir direniş alanı haline gelirken diğer yandan da tarihten günümüze egemenlerin istila ve işgaline uğramasına neden olmuştur. Ancak tüm baskı ve sert yönelimlere rağmen Rojava’daki kürt halkı geri adım atmamış ve günümüze kadar mücadelesini sürdürmüştür.
20. yüzyılda Rojava’da
Rojava halkı 1928 yılında dönemin Fransız mandasındaki yasama meclisine bir dilekçe sunarak kürt dili ve kültürüne özgürlük talep etmiştir. Ancak dönemin siyasal dengelerinden dolayı, bu talep kabul görmemiştir.
1946 yılında Suriye bağımsızlığını ilan edince, mücadelede önemli rol oynayan Îbrahîm Henano ve Yûsif El-Ezma gibi önemli kürt şahsiyetlerin tüm çabalarına rağmen, kürt halkının hakları tanınmadı. 1950 yılından itibaren kürtlere yönelik ırkçı baskılar daha da arttı. 1960 yılında Amûdê’de gerçekleşen katliam sonucunda 280’den fazla kürt çocuğu katledildi.
Arap Kemeri Projesi
1960’lı yılların başında “araplaştırma” öngören şövenist politikalar yürürlüğe girdi. 1962’de nüfus sayımı gerçekleşir ve 200 bin kürdün Suriye kimliği geri alınır. 1963 yılında Baas Partisi iktidara gelir ancak kürt kaşıtı siyaseti devam ettirir. 1964 yılında ise, dönemin Hesekê Valisi Mihemed Teleb Hilal, kürt bölgelerinin birbirinden koparılması ve kürtlerin bazı yerlerden göçertilip araya arap nüfusu yerleştirilmesini içeren “arap kemeri” projesine kürt karşıtı 12 madde daha ekler. Bunların başında da “kürtlere anadilde eğitim hakkı yasaktır. Hatta kürtçe konuşmak bile yasaktır. Raopra göre kürtlerin çıkarıldığı yerlerden araplar yerleştirilmelidir” maddeleri gelmektedir. Arap Kemeri projesi 1965 yılında devreye girer ve Cizîrê, Efrîn ev Kobanê bölgeleri arasına araplar yerleştirilerek kürtler göçertilir. Aynı yıl bir darbeyle iktidara gelen Hafız Esed yinetimi de bu planı devam ettirir ve Dêrik, Qamişlo ve Serêkaniyê’ye bağlı bir çok köyün topraklarına el koyarak arap aşiretlerine verir. Kürtler göçertilirken bölgeye arap aileler yerleştirilir, zamanla arapların bu köylerdeki nüfusu pekiştirilir. El-Esed bölgeyi araplaştırma politikasına hız verdi. Rojava’nın tüm kent, kasaba ve köylerinin kürtçe isimleri yerine arapça isimler getirildi. Kürtlere yönelik işsiz ve aç bırakarak topraklarını terk etmeye ve Şam’a, Halep’e göç etmeye zorlama siyaseti yürütüldü.
Tüm bunlara karşı sessiz kalmayan ve Osman Sebrî, Bedirxan ailesi, Nûreddîn Zaza ve Cigerxwîn gibi şahsiyetlerle mücadele eden Rojava halkı buna rağmen ulusal, toplumsal haklarına kavuşamadı.
PKK'yle yeniden dirilen halk gerçeği
1970’lerde Kuzey’de örgütlenen ve 1980’lerde Ortadoğu’ya geçerek Rojava’da örgütlenmeye başlayan Kürdistan Özgürlük Mücadelesiyle tüm kürtler için olduğu kadar özelde de Rojava halkı için yeni bir dönem başlıyordu. PKK çıkışıyla Rojavalı kürtlerin asimile edilmesi ve kültürel soykırıma uğratılması planları da boşa çıkrılmış oluyordu.
Adana anlaşması
PKK düşüncesiyle Kürdistan’da toplumsallık yeniden anlam bulurken halkın kendi özüne dönüşünü hazmedemeyen egemen ulus devletlerin saldırıları da biçim değiştirerek devam etti. PKK Önderliğinin Ortadoğu’dan çıkmasından hemen sonra Türkiye ve Suriye arasında imzalana Adana Anlaşması kürt karşıtı uzlaşmanın belgesi niteliğindedir.
Qamişlo katliamı
Suriye rejiminin bu anlaşma sonrası Kürtlere dönük saldırıları giderek tırmandı. 2004 yılında Qamişlo’da gerçekleşen katliamla bu yönelim fiziki imhaya kadar vardı. 12 Mart 2004’te Baas rejmi Kürt halkının direnişine yönelik vahşi yüzünü birkez daha gösterdi. Qamişlo serhildanında 30’dan fazla kürt genci katledilirken yüzlercesi yaralandı, 3600 Kürt’te tutuklandı. Şex Maşuk el-Xeznevi, PYD üyesi Ahmet Hüseyin ve mamoste Osman gibi tanınmış Kürt şahsiyetleride hedef aldı.
Rojava devrimiyle yeni bir döneme girildi
Ancak bu saldırılara rağmen özgürlük mücadelesinden geri adım atmayan Rojava halkı 15 Mart 2011’de Suriye’de başlayan halk ayaklanmasında birliğini daha da pekiştirerek çok önemli kazanımlar elde etti. Kürt halkının devrimsel çıkışı sadece Kürdistan’da değil tüm bölgede halkların kardeşliği ve özgür birliğine dayalı demokratik yaşamın öncülüğü görevini üstlendi. Her alandaki örgütlenme ve kurumlaşmasıyla saldırılara karşı geliştirdiği özsavunma gücüyle Rojava halkı Suriye devriminin en temel aktörü haline geldi. 19 Temmuz 2012’de Rojava halkı demokratik özerkliğini, ilk komünün kurulduğu Kobanê’de ilan etti.
Kendi yaşamını yaratmanın adı: Komünler
Demokratik ulus anlayışına dayalı Rojava devrimi bir anda Efrîn ve Cizîrê bölgesine de yayılırken diğer halklarla da ortaklaşarak demokratik özerklik yönetimini inşaa etti. Ardından Rojava genelinde kentlerde mahalle meclisleri, halk meclisleri ve komünler kurulmasına hız verildi.
21. yüz yılda insanlığın yaşadığı derin kriz ve sistem sorunlarına alternatif olan Rojava halk devriminin en temel özelliği toplumsal yapıların kendi rengi ve özgür iradesiyle kendi toplumsal yaşamına ilişkin karar alıp bunu uygulamaya sokma gücünü göstermesidir. Bu anlamıyla da bölgedeki tüm kördüğüme dönüşmüş sorunların çözümünde en gerçekçi ve makul demokratik çözüm modeli olmaktadır.
Rojava’da kurulan demokratik özerklik sisteminin temel ayaklarından biri olan komünler ise, Kürt halkının yanı sıra bölgedeki diğer etnik ve dinsel yapıların da kendi özgücüyle yaşamını demokratik tarzda inşaa etmesini amaçlıyor.
Komünler aynı zamanda parçalanmış toplumsalcılığın, ortak yaşamın ve manevi değerlerin yeniden canlandırılarak kapitalist sistemin halkları boğazlaştırma, birbirine kırdırma siyasetine dur demek ve farklılıkların çelişki ve çatışma değil, birlik ve zenginlik kaynağı olduğunun kanıtı olmaktadır.
Rojava komünleri:
Cizîrê Bölgesi
Qamişlo
Qamişlo kenti ve ona bağlı köylerde şidiye kadar 94 Kömün oluşturuldu. Qamişlo kentine bağlı 7 mahallede 74 komün, kente bağlı köylerde ise 20 komün oluşturuldu.
Serêkaniyê
Serêkaniyê kenti ve ona bağlı olan köylerde 41 komün oluşturmakla beraber komün oluşturma hamlesi devam etmektedir.
Dirbêsiyê
Dirbêsiyê ve köylerinde 302 komün açıldı. Komün oluşturma hamlesi bir hafta sonra tamamlanacak. Kente 6 komün oluşturldu. Dirbêsiyê’ye bağlı topla 318 köy bulunmakta, şimdiye kadar ise, 296 köyde komünler oluşturuldu. ê heta niha 296 komîn hatine avakirin.
Amûdê
Amûdê kenti şu ana kadar 91 komün açıldı. Bu komünlerden 14’ü kente bağlı Şehîd Rûgeş, Şehîd Birusk, Şehîd Rêzan ve Şehîd Yûsif mahallelerinde, 77 komün ise kente bağlı 4 köyde oluşturuldu.
Tirbespiyê
Komün oluşturma hamlesi Tirbespîyê kenti ve Sinciq, Aliyan kasabalarıyla bağlı köylerde 23 Eylül’de başlatıldı. Bir kaç gün önce sonladı. Toplamda ise, 70 komün oluşturuldu.
Kentin 4 mahallesinde 20 komün oluşturlmakla birlikte, Sinciq kasabasında 27, Aliyan köylerinde ise 32 komün oluşturuldu.
Girkê Legê
5 ayrı bölge esasına göre örgütlendirilen Girkê Legê’de bugüne kadar toplam 127 komün oluşturuldu.
Birinci bölge: Kent ve ona bağlı köylerden oluşuyor. Kentte 9 komün, çevre köylerde de 4 komün kuruldu.
İkinci bölge: Aliyan mıntıkası. Bu mıntıka üç hat şeklinde düzenlenmiş. Şehit Behzat hattında 14 komün, şehit Diyana hattında 12 komün ve şehit Hamza hattında 10 komün olmak üzere toplam 36 komün oluşturuldu.
Üçüncü bölge: Rımêlan kasabasında 10 komün oluşturuldu. Bunlardan 3’ü Şehit Zerdeşt mahallesinde, 3 şehit Nevzat, 3’ü Şehit Kendal mahallesinde biride elektirik santrali bölgesinde kuruldu.
Dördüncü bölge: Til Koçer ve köylerinden oluşuyor. Bu alanda 5 komün oluşturuldu.
Beşinci bölge: Çil Axa ve etrafındaki köyleri kapsıyor. Bu alanda da 27 komün oluşturuldu.
Dêrik:
Dêrik kenti ve bağlı köylerde 79 komün oluşturuldu. Kent mahallelerinde kurulan komün sayısı da 34’e ulaştı.
Berav bölgesindeki köylerde 45 komün oluşturuldu. Berav ve Koçeran alanlarında komün kurma çalışmaları devam ediyor.
Til Temir:
Kürt, Arap, Süryani ve Asurilerden oluşan yapısıyla bir halklar mozaiği olan Til Temir’de 95 komün oluşturuldu. Bunlardan 19’u Asuri köylerinde, 31’i Arap köylerinde, 15’i Kürt köylerinde ve 8’i de karma olan köylerde kuruldu. 5 bölgeye ayrılan kent merkezinde ise, 22 komün oluşturuldu.
Hesekê:
Hesekê kenti batıda Til Hacer, Nasra, Mişêrfê mahalleleri ve kent merkezi bir bölge; Muftî, Salhiyê, Ezîziyê ve Xişman mahalleleri bir bölge; Hesekê’ye bağlı köylerde bir bölge olmak üzere 3 bölge şeklinde örgütlendirilerek her 3 bölgede toplam 210 komün oluşturuldu. Bu komünlerden 31 tanesi 3. Bölge olarak adlandırılan köylerde kuruldu. Diğer iki bölgeden herbirinde de 90’ar komün oluşturuldu.
Efrîn bölgesi:
Efrîn kent merkezinde Efrîna Kevin, Efrîna Nû, Eşrefiyê, Mehmûdiyê ve Zêdiyê mahallesi olmak üzere5 bölge temelinde komün örgütlenmesine gidildi. Efrîn bölgesi genelinde bu güne kadar oluşturulan komün sayısı 19’dur. Çalışmalar halen devam ediyor.
Komün Komiteleri
Rojava’da geliştirilen komün sistemi gereği her komüne bağlı belli sayılarda komiteler bulunmaktadır. Ve komünler bu komiteler yoluyla yaşamda pratikleşmektedir. Her komün kendi alanındaki ihtiyaca göre ve gerektiği kadar komite oluştura bilmektedir. Örneğin:
Ekonomi komitesi: bu komitenin görevi komün içerisinde ekonomi ile ilgili tüm işleri yürütür. Yoksul ailelere sahip çıkma ve yardım etmek bu işlerden biridir. Komünlerde kurulan yardım sandıkları bu komitenin denetimindedir. Bu sandıklarda toplanan paralar ihtiyaç sahibi ailelere verildiği gibi ekonomik projelerin komün bünyesinde hayata geçirilmesinde kullanıla bilmektedir.
Güvenlik komitesi: bu komitenin görevi köy ve mahallelerdeki halkın güvenliğini sağlamaktır.
Eğitim komitesi: komün üyelerinin eğitim işlerinden sorumludur. Eğitim yoluyla üyelerinin zihniyet değişimini gerçekleştirmeyi amaçlar.
Kadın komitesi: kadınlarla ilgili her türlü konuyla bu komite ilgilenir.
Bu komitelerin yanı sıra birçok komünde gençlik, şehit aileleri, ulaşım ve tarım komiteleri de oluşturulabildiği gözlenmiştir. Komünlerde yüzde kırk cinsiyet kotası da uygulanmaktadır.
Rojava Kürditan’ının birçok köyünde, kasaba ve kenlerinde yaşamın her alanında komünleşme çalışmaları tüm hızıyla halen devam ederken kadın ve gençlere mahsus komünler de inşa ediliyor.anha