HDP Milletvekili Aslan Sığınmacıları Gündeme Getirdi

HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan Sığınmacıların durumuyla ilgili TBMM’de İçişleri Bakanı Süleyman Soylunun cevaplandırılması için yazılı soru önergesi sundu.

SİYASET - 05-06-2017 19:46

Milletvekili Aslan önergesinde Türkiye’de sığınmacılara yönelik saldırılar korkunç boyutlara ulaşmıştır. Sadece son üç ayda yaşanan olaylar bile gidişatın ne kadar vahim olduğunu göstermektedir. Yaşanan olaylar, yetkililerin iddia ettiği gibi birbirinden kopuk ve “münferit” olaylar değildir. Ne görmezden gelerek ne de sadece güvenlik tedbirleriyle bu olayların önüne geçilebilir. Sığınmacıları yerinden sürmek, kamplara kapatmak, Geri Gönderme Merkezleri ile tehdit etmek ise ne insanidir ne de sorun çözücüdür. Bu tehlikeli tırmanışta esas olarak, psikolojik, sosyo-ekonomik ve politik nedenler üzerine odaklanmak gerekir. Hükümet ve siyasi erk, yaşanan olaylardan doğrudan sorumludur. Kabul edilmeli ki; “geçici koruma statüsü” krize çözüm olmamış, tersine krizi erteleyerek daha büyük hale getirmiştir. Bu nedenle sığınmacılar tez elden “uluslararası koruma” altına alınmalı ve mülteci statüsüne kavuşturulmalıdır. Öte yandan mültecileri pres altına alan, başka ülkelere geçiş hakkına bariyer koyan “geri kabul” gibi insanlık dışı antlaşmalar iptal edilmelidir. Sığınmacı işçilerin patronlar tarafından kayıt dışı/kaçak ve kölece çalıştırılması derhal son bulmalıdır. Sığınmacı işçiler Türkiyeli işçilerle birlikte eşit haklara sahip olmalı ve sosyal hakları güvence altına alınmalıdır. Bu ifadeler sıkıntılı. Şöyle denebilir: İnsanları fuhuş yapmak zorunda bırakanların cezaları arttırılmalıdır. Fuhuş yapmak zorunda bırakılanlarla ilgili kapsayıcı ve bu ortamı önleyici girişimlerde bulunulmalıdır. Saldırılara sığınmacıları hedef alan eylemlere karşı; emekçilerin birliğini ve halkların kardeşliğini temel alan “dayanışma ve kardeşlik etkinlikleri” düzenlenmelidir. Emek ve meslek örgütleri bu tür çalışmalara öncülük etmelidir. Zira ateşli silahların, demir çubuk ve bıçakların konuştuğu olaylara bakınca yakın süreçte çok daha vahim olayların yaşanması işten bile değildir. Bu gerçekle ne kadar erken yüzleşilirse tahribatı da o kadar hafif atlatılır.

Bu bağlamda;

1.Suriye’den sığınmacı akınının başladığı günden itibaren Avrupa’ya geçmek isterken Türkiye karasularında kaç mülteci/sığınmacı hayatını kaybetmiştir?

2.Ülkemizde bulunan toplam Suriyeli sığınmacı sayısı ne kadardır?

3.Evleri ve barkları yıkılmış, hayatları tarumar edilmiş halde ülkemize sığınmış bu sığınmacılara yapılan saldırıların önüne geçmek için Bakanlığınızın herhangi bir çalışması olmuş mudur?

4.Sığınmacıların sürekli kamplarda kapatmak ve onları geri göndermeyle tehdit eden bir politikayla onların yaşadığı travmanın artmasına sebep olmaktadır. Bu vesileyle Suriyeli sığınmacıların psikolojik durumlarının iyileştirilmesi için gerekli tedbirleri alınmakta mıdır?

5.Ülkemizdeki işçilerle aynı haklara sahip olduğu iddia edilen sığınmacıların çok cüzi paralarla kaçak olarak çalıştırıldığından haberiniz var mı? Eğer varsa ihlallerin önüne geçilmesi için ne gibi tedbirler alınmaktadır?

6.Suriyeli sığınmacıların, sağlık ve eğitim alanında karşılaştıkları zorluklar konusunda hangi adımlar atılmaktadır?

7.Sığınmacıların, asgari insani koşullarda yaşamalarını sağlamak üzere bakanlığınızca alınan tedbirler nelerdir?

8.Halen uluslararası geçerliğe sahip hiçbir statüsü olmayan sığınmacılara uluslararası geçerliği olan bir statü verilmesine yönelik olarak bakanlığınızca bir çalışma yapılmakta mıdır?

 

Günün Diğer Haberleri