Türkiye’nin önemli fikir ve edebiyat insanlarından, “Kudüs Şairi” olarak bilinen Mehmet Akif İnan, vefat yıl dönümünde Şanlıurfa Harran Kapı Mezarlığı’ndaki kabri başında dualarla anıldı. Ancak bu anlamlı etkinliğe katılım gösterenlerin sınırlı sayıda olması ve önemli isimlerin eksikliği, kentte ve ülke genelinde İnan’a karşı büyük bir vefasızlık örneği olarak nitelendirildi.
Anma programında yalnızca Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri’nin bulunması, Asuman Cevahir Yazmacı’nın ise bir telgraf göndererek taziyelerini iletmesi dikkat çekti. Ayrıca İbrahim Eyyüpoğlu ve Hikmet Başak 'ı ise unutmamak gerekir.Onlar da sosyal medya hesabından vefalarını gösterdiler.Bunun dışında gerek Şanlıurfa milletvekilleri gerekse yerel yönetim ve siyasi temsilcilerden kayda değer bir katılım veya anma mesajı görülmedi.
Vefayı Unutturan Nedir Acaba?
Mehmet Akif İnan gibi ülkemizin kültürel ve düşünsel mirasına değerli katkılarda bulunmuş bir şahsiyet için Şanlıurfa’nın gösterdiği ilgisizlik düşündürücü. Şehrin valisinden milletvekillerine, il ve ilçe başkanlarından belediye başkanlarına kadar birçok ismin anma programına katılmaması veya bir sosyal medya mesajıyla dahi hatırlatmada bulunmaması ciddi bir eksiklik olarak yorumlandı.
Acaba bir düğün daveti ya da rutin bir ziyaret olsa bu kadar kolay mı unutulurdu? Bu soruyu sormadan edemiyoruz. Temsil görevini üstlenenlerin danışmanları bu tür önemli hatırlatmaları yapmaktan geri mi duruyor? Hizmet yükü nedeniyle kafalarını kaşıyacak vakit mi bulamıyor? Ancak bu tür etkinlikler,anmalar geleceğimize yön veren isimlere vefa borcumuzun bir göstergesidir.
Akif İnan Gibi Değerler Ancak Yüzyılda Bir Gelir
Mehmet Akif İnan, sadece Şanlıurfa’nın değil, Türkiye’nin yetiştirdiği ender fikir ve dava adamlarından biridir. Sendikal mücadeledeki öncülüğü, edebi eserleri ve özellikle Kudüs üzerine yazdığı şiirleri ile milletin vicdanında yer edinmiştir. Böylesi bir değeri unutmamak, gelecek nesillere aktarmak her vatandaşın olduğu kadar temsil sorumluluğu taşıyanların da görevidir.
Toplumsal Hafıza ve Vefa Borcu
Kültürel ve düşünsel mirasımıza sahip çıkmak, millet olarak kimliğimizin temel taşlarından biridir. Ne yazık ki bu yılki anma programı, Şanlıurfa’daki eksiklikleri gözler önüne sermiştir. Siyasi temsilcilerimizin ve yöneticilerimizin, böylesi önemli bir şahsiyete layık bir şekilde saygı göstermemesi büyük bir kayıp olarak hafızalara kazınacaktır.
Urfa Mehmet Akif İnan’a Sahip Çıkmalı
Türkiye’de büyük saygı gören Mehmet Akif İnan’ın kendi memleketi Şanlıurfa’da hak ettiği ilgiyi görmemesi, şairin sevenlerini ve düşünce dünyasına değer verenleri derinden üzdü. Toplumun kültürel mirasına sahip çıkmak ve fikir önderlerini anmak, yalnızca görev değil, bir vefa borcudur.
Mehmet Akif İnan’a gösterilen bu ilgisizlik, sadece bir ihmalkârlık değil, aynı zamanda toplumumuzun vefa duygusuna zarar veren bir tutumdur. Türkiye’nin sahip çıktığı bu büyük fikir adamına kendi memleketinin yeterince sahip çıkmaması hepimizi düşündürmelidir. Unutulmamalıdır ki, milletlerin tarih sahnesinde yer edinebilmesi, geçmişine ve değerlerine sahip çıkması ile mümkündür.