Takvimler 10 Ocak’ı gösterdiğinde, medya dünyası için sıradan bir gün değil; emeğin, mücadelenin ve hakikat arayışının sembolü olan Çalışan Gazeteciler Günü yaşanır. Bu yıl ise bu anlamlı gün, Şanlıurfa’da yalnızca kutlanmadı; güçlü bir irade, derin bir birliktelik ve mesleki vakar ile adeta yeniden inşa edildi.
Şanlıurfa Çalışan Gazeteciler Cemiyeti’nin ev sahipliğinde düzenlenen program, klasik bir tören olmanın çok ötesine geçti. Bu buluşma; yerel basının gücünü, ulusal medya vizyonuyla buluşturan ve gazeteciliğin ortak geleceğine dair net mesajlar veren bir dayanışma manifestosu niteliği taşıdı.
Organizasyonun mimarı olan Şanlıurfa Çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Tahir Gülebak, her yıl olduğu gibi bu yıl da mesleki çıtayı bir adım daha yukarı taşıdı. Gülebak’ın liderliğiyle şekillenen bu tablo, Şanlıurfa basınının yalnızca yerel ölçekte değil, ulusal medya denkleminde de güçlü bir aktör olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Programa katılan isimler, gecenin niteliğini anlatmak için başlı başına yeterliydi. Şanlıurfa Valisi Sayın Hasan Şıldak’ın basın etiğine dair yaptığı vurgular; Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Sayın Abdulkadir Çay’ın dijital dönüşüm ve sürdürülebilir medya üzerine çizdiği perspektif, gazeteciliğin sadece bugünüyle değil, yarınıyla da yakından ilgilenildiğini gösterdi. Milletvekilleri, belediye başkanları, üniversite rektörleri ve çevre illerden gelen cemiyet başkanlarının oluşturduğu bu geniş protokol, “gazetecilik” ortak paydasında birleşen büyük bir aile fotoğrafı sundu.
Tahir Gülebak’ın konuşmasında altını çizdiği gibi; gazetecilik, yalnızca bir meslek değil, memleket sevgisiyle yoğrulmuş bir kamu görevidir. Toplumun doğru, tarafsız ve hızlı bilgiye ulaşması adına verilen bu mücadele, demokrasinin en sağlam dayanaklarından biridir. Bu anlayışla gerçekleştirilen ödül töreni de yalnızca başarı belgelerinden ibaret kalmadı; sahada gece gündüz demeden çalışan, kalemini ve vicdanını hakikatten ayırmayan gazetecilerin emeğini onurlandırdı.
Gecenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise resmiyetin ötesine geçen samimi atmosferdi. Şanlıurfa’nın kadim mutfağında kurulan sofralar ve ardından çekilen halaylar; gazetecilerin sadece haber peşinde koşan bireyler değil, zor zamanlarda omuz omuza durabilen güçlü bir meslek ailesi olduğunu bir kez daha gösterdi.
Sonuç olarak; 10 Ocak buluşması, Şanlıurfa’dan tüm Türkiye’ye yayılan güçlü bir mesleki birlik ve kardeşlik mesajıdır. Tahir Gülebak liderliğinde şekillenen bu cemiyet yapısı, yalnızca gazetecileri bir araya getirmekle kalmamakta; aynı zamanda şehrin sosyal ve kültürel hafızasına da yön vermektedir.
Basın şehitlerimizi rahmetle anarken, hakikatin izinde gece gündüz emek veren tüm meslektaşlarımın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü yürekten kutluyorum.
Şanlıurfa’da ortaya konan bu birlik ruhunun, tüm Türkiye’ye örnek olmasını diliyorum.
Zira biz, birlikteyken çok daha güçlüyüz.