Dergi, Kürtler ve PKK’yle ilgili yorum makalesi olmak üzere üç ayrı yazıya yer veriyor.
"Kürdistan: Bağımsızlığa her zamankinden daha yakın" başlıklı makalede, Kürtler’in tarihi ve güncel politikaları ele alınıyor.
Dergiye konuşan Sirwan Barzani, "Yeterince bekledik. Dört şeytan arasında bölünmemizin üzerinden yüz yıl geçti. İki yıl içinde bağımsız olacağız" dedi.
Kürdistan Bölgesi Başkanı Mesud Barzani'nin, "Kendi kaderimize karar vermemizin zamanı geldi. Bizim için başkalarının karar vermesini beklememeliyiz" sözleri de dergide yer alıyor.
Başbakan Neçirvan Barzani’nin sözleri ise şöyle aktarılıyor:
“Musul'daki durum tamamen değişti. Aynı yapıya, aynı sisteme geri dönemezsiniz çünkü Irak artık egemenlik vasfını kaybetmiş bir devlet. Irak ulusu yok. Ama bağımsızlık bize sunulmayacak, bizim almamız gerekecek."
Makale şöyle devam ediyor:
"Neçirvan Barzani, istikrarlı, bağımsız bir Kürdistan'ın ancak komşularıyla, özellikle de Türkiye ve Irak hükümeti ile işbirliği sağlarsa mümkün olacağının bilincinde. Barzani, 'İlk konuşulacak ülke Irak. Onları ikna etmemiz lazım' diyor."
Dergi, Türkiye ve Kürdistan Bölgesi Yönetimi arasındaki ticaretin 8 milyarı bulduğuna ve yaklaşık 100 bin Türk'ün bölgede çalıştığına dikkat çekiyor.
Economist dergisi, başyazı niteliğinde olan ve derginin tavrını yansıttığı “Leaders” bölümünde de Kürdistan Bölgesi Yönetimi'nin “bağımsız olduğunu fakat isminin konmadığını” yazıyor.
“Kürtleri özgür bırakın” başlıklı yorum makalesinde yer alan ifadelerden bazıları şöyle:
"Bir ülke, eğer kendi ayakları üstünde durabiliyorsa, demokratik niteliklere sahipse ve azınlıklarına saygı gösteriyorsa bağımsızlığını elde edebilmelidir. Bunun için Iraklı Kürtlerin kendi anavatan isteklerini bir kez daha oy vererek teyit etmeleri gerekir. Ekonomik ve demokratik yeterliliğin yanı sıra, yeni devlet, askeri olarak kendini savunabilmeli ve Türkiye, İran, Suriye topraklarından parçalar ısırma eğilimini onaylamamalıdır.
Ve sınırların nereye çizileceği dahil, Irak hükümetiyle tüm şartları belirlemelidir. (…) Ayrılmak, Kürtler’e Iraklı Araplar’ın vahşice kontrol sağlamaları girişimine karşı da uluslararası bir koruma sağlar. Kürtler kendilerine ait bir ülke istiyorlar. Bunu hak ettiler."
PKK değişiyor
Derginin PKK'ye ayırdığı Kandil isimli makalede de şu ifadeler var:
"PKK kurucularından Cemil Bayık, 'Yeni PKK, eski PKK'den farklı' diyor. Marksist-Leninist doktrinci geçmişinden uzaklaşan Bayık şimdi, 'Proletarya diktatörlüğü, parti diktatörlüğünü reddediyoruz' diyor.
Bayık'a göre PKK artık, Kürtlerin çoğunlukta olduğu Türkiye'nin güneydoğusunda ayrı bir devlet istemiyor."
Dergiye konuşan Bayık, sözlerini şöyle sürdürüyor:
"Tüm isteğimiz, kendi kimliğimiz, kültürümüz ve demokratik koşullarımız altında özgürce yaşamak. Kendi kaderini tayin hakkı, bağımsız bir devlet olarak yorumlanmamalı.
Biz dört farklı ülkede yaşayan Kürtler’i birleştirecek 'Büyük Kürdistan' arayışında değiliz. Irak'taki Kürtler kendilerine ait bir devlet istiyorlarsa, bu onların işi.”
Bayık’ın “bağımsız Kürdistan” hayalinden vazgeçtiği, onun yerine Türkiye içinde “kanton sistemi” ve “demokratik konfederalizm”i savunduğu belirtildi.
“IŞİD’in Irak'a yönelik saldırıları PKK'yi değiştirdi” diyen Bayık, konuşmasını şöyle sürdürüyor:
“IŞİD Kürtleri birleştirdi. İlk defa Iraklı Kürt yetkililer, PKK'nin peşmerge ile beraber savaşmasını memnuniyetle karşıladı. Aynı şekilde Suriye'nin kuzey doğusunda Kobani'de de birlikte savaştılar.Bunlar etkileyici gelişmeler. Eğer PKK, hem Türkiye hem de Iraklı Kürtlerle uzlaşıya varırsa, uzun ve kanlı mücadelesi sona erebilir."rüdaw