Yüksekdağ: Suruç aydınlatılmazsa Türkiye'ye güneş doğmaz

İSTANBUL - Suruç Aileleri İnisiyatifi, katlamada yaşamını yitirenleri anmak için düzenlediği anmada konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, Suruç'un ülkede karanlık bir dönemin başladığı tarih olduğunu söyleyerek, "Suruç katliamı aydınlatılmazsa Türkiye'ye güneş doğmaz" dedi.

SİYASET - 20-02-2016 22:09

Suruç Aileleri İnisiyatifi, katliamda yaşamını yitirenleri 7'nci ayında Kadıköy Halitağa Caddesi'nde yapılan 33 dakikalık oturma eylemi ile andı. "Failler bulunsun hesap sorulsun", "Suruç'u unutma, unutturma" ve " Suruç şehitleri ölüşüzdür" sloganlarının atıldığı eylemde "Gizlilik kararı kaldırılsın" ve " kalplerimiz adalet için atsın" pankartları açıldı. Eylemde, yakılan mumlarla "Cizre" yazılarak, Cizre'de devletin uygulamış olduğu vahşete dikkat çekildi. HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'ın da katıldığı eylemde Suruç katliamında yaşamını yitiren Cemal Yıldız'ın kızı Gamze Yıldız aileler adına açıklama yaptı. "En iyilerimizi, en güzellerimizi yitirdik" diyerek söze başlayan Yıldız, acılarının daha derin, öfkelerinin ilk günden daha yakıcı olduğunu vurguladı.

 

Suruç katliamının halklara yönelik yeni bir savaşın başlangıç noktasını oluşturduğunun her geçen gün daha iyi anlaşıldığını söyleyen Yıldız, "Suruç'tan sonra katliamların ardı arkası kesilmiyor. Her gün yeni katliamlar yapılarak ve vahşetin boyutu arttırılarak önceki katliamlar unutturulmaya, barış çığlıkları, adalet talepleri bastırılmaya çalışılıyor. Daha dün Cizre'de taş üstüne taş bırakılmamış, her evin bodrumundan insan bedenleri çıkarılırken, şu anda da Sur'da, İdil'de gözü dönmüşçesine katliamlar yapılıyor" dedi.

 

Sur, Cizre, İdil ve Nusaybin'de yaşanan katliamları hatırlatan Yıldız, "Sınır içinde ölümlere ve zulümlere doymayanlar sınır dışında da Türkiye halklarını kardeş halklarla karşı karşıya getirmeye ve savaş bataklığına sürüklemeye çalışıyorlar. Suruç'tan Cizre'ye katilleri tanıyoruz" diye konuştu.

 

'Acımıza acı ekleniyor'

 

Her gün katliamlara yenilerinin eklendiğini dile getiren Yıldız, "Hesabı sorulamayan, adaleti sağlanamayan her katliam ne yazık ki sonraki katliamın yolunu hazırlıyor. Katillerin yaptıklarının yanlarına kar kalması ve cezasızlık katliamcı çeteler ve işbirlikçileri için korunaklı bir liman bizler içinse güvensizlik anlamına geliyor. Sorumluların açığa çıkarılmadığı her geçen gün acımıza acı ekleniyor, yaralarımızı derinleşiyor" ifadesinde bulundu.

 

Her şeye rağmen umutlarını yitirmediklerini vurgulayan Yıldız, sözlerini şöyle tamamladı: "Yine de 33 can parçamızın anılarına bağlı kalırız. Yine de şahadetlerini sonsuz bir gururla yükleniriz biz. Evlatlarımızın katilleri yargılansın, yaşanan tüm acıların hesabı sorulsun isteriz."

 

'Bu barbarlık hiçbir yerde yok'

 

Ardından konuşan Uğur Özkan'ın babası Mehmet Uğur, Uğur'un Cizre'de katliamların ortasında doğduğunu dile getirerek, "Nerede bir zulüm varsa, onun karşısında, nerde bir mazlum varsa onun yanında olurdu" dedi. Kürdistan'da yaşanan katliamları kınayan baba Özkan, "Bu kadar barbarlık, bu kadar vahşet dünyanın hiç bir yerinde yok. Bu yaşananlar hangi insanlığa sığar" sözleriyle isyan etti.

 

'Önce uğur'u, sonra da Cizre'yi katlettiler'

 

Ağabeyi Süleyman Özkan ise Uğur'un Cizre'yi çok sevdiğini vurgulayarak, "Önce Uğur'u katlettiler, şimdi Cizre'yi katlediyorlar" dedi. Kardeşinin devrimci olduğunu ve insanlık için mücadele ettiğini vurgulayan Özkan, O'nun yazdığı şiiri okudu.

 

'Zor ama onur verici'

 

Daha sonra Gamze Yıldız, babası Cemil Yıldız'ı anlattı. Yıldız, "Zor ama onur verici onun kızı olmak. Bazen kızıyorum, keşke sadece benim babam olsaydı da, tüm dünyanın çocuklarının babası olmasaydı. Çünkü tüm çocukların babası olduğu için bugün yaşamını yitirdi. Bir başka yerde savaşın kalıntıları arasında yaşamaya çalışan çocuklara baba olmaya çalıştı. O'nu bunun için seviyoruz" şeklinde konuştu.

 

Yıldız'ın gazete arşivi kızına verildi

 

Cemil Yıldız'ın Esenler'de birlikte çalıştığı Serhat Demirtaş da, Yıldız'dan çok şey öğrendiğini söyledi. Demirtaş, Yıldız'ın oluşturduğu gazete arşivini eylemde kızı Gamze'ye verdi.

 

Yüksekdağ: Bu ülkede gerçeğe ulaşmak

 

Eylemde son konuşan HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise, "Bu ülkede gerçeğe ulaşmak zor. Gerçeğe ulaşmak isteyenler vuruluyor, katlediliyor. Bu zulmün, karanlığın ortasında halkların eşitliğinin, kardeşliğinin, barışının olduğunu söyleyenler katlediliyor" dedi.

 

Her şeye rağmen yaşamı büyütme mücadelesini kararlılıkla sürdürdüklerini vurgulayan Yüksekdağ, "Burada, alanlarda verilen adalet ve barış mücadelesi bu ülkeyi yönetenlerin zulmünden çok daha kudretlidir. Kimse yüreğini karartmasın. Esas güç ve izleyeceğimiz yol, meydanlara ışık olmaktır" diye belirtti.

 

'Suruç karanlık sürecin başlangıç tarihidir'

 

Suruç'un karanlık bir sürecin başlangıç tarihi olduğunu vurgulayan Yüksekdağ, şunları söyledi: "Eğer sorumlular korunur, gerçekler yalanlarla kapatılmaya devam ederse, Türkiye'ye güneş doğmaz. Bunun için sadece cesur olmak yeter. Halklara bu cesareti gösterme çağrısı yapıyoruz. Ölüm, zulüm üreten bu siyaset son bulmadıkça bu ülkede gülmemiz mümkün değil. Hala bir umut ve şans var. Zulme karşı Türkiye halkaları olarak birleşirsek bu umudu büyütebiliriz."

 

"Gidenlerin anısı, ölümlerin acısı bizi terk etmeyecek" diyen Yüksekdağ, Suruç şehitlerine verdikleri söze bağlı kalmanın boyunlarının borcu olduğunu vurguladı.

 

Yüksekdağ, konuşmasının sonunda, Türkiye halklarına çağrı yaparak, "Bölgesel savaş siyasetine karşı, bölgesel barışı inşa edebiliriz" dedi.

 

33 dakikalık eylem, 33 Suruç şehidinin isimlerinin okunmasının ardından sona erdi.

 

(diha)

 

 

 

Günün Diğer Haberleri