Rojava ve Kuzey Suriye bölgelerinin geleceğini belirlemek üzere yapılması planlanan kongrenin hazırlık komitesi üyesi ve Kobanê Kantonu Yürütme Meclisi Başkanı Enwer Muslim, Rojava ve Kuzey Suriye halklarının kurucu meclisinin bugün toplanıp, federal sistem hakkında karara varacağını belirtti. Cizîrê Kantonu'nda konu ile ilgili tüm oluşumlar ve halkların temsilcileri ile toplantı aldıklarını belirten Muslim, Suriye halkının federal bir sisteme hazır olduğunu söyledi.
Suriye devrim sürecinin beşinci yılına girdiğini dile getiren Muslim, ancak hala savaşın devam ettiğine vurgu yaptı. Savaşın dışarıdan ellerin müdahalesi ile derinleştiğini dile getiren Müslim, söz konusu devletlerin Suriye'de çözüm değil kaos istediklerini kaydetti. Suriye'deki savaşın son bulması halinde bu devletlerin siyasi, ekonomik ve stratejik çıkarlarının da son bulacağına dikkat çeken Müslim, "Özellikle Türkiye bu toprakların kadim halklarından olan Kürtlerin kazanımlarını istemiyor ve bunu kendine bir fobi haline getirmiş durumda. Bunun için de özellikle Türkiye, Suriye'deki savaşın sonlanmasını istemiyor ve bunun için de çete gruplarına her türlü yardımı açık bir şekilde yapıyor. Yine Özgür Suriye Ordusu içinde birçok devlet gücünün eli var. Herkes bir tarafa, kendi çıkarına göre çekiyor ve kullanıyor. Yani ÖSO'nun bir başı yok, birçok başı var. Biz de demokratik özerklik yönetimi olarak Suriye konusunda 'bu topraklarda yaşayan halklar kararı verir ve yürütür' diyoruz" dedi.
Özerk toplumların federasyonu
Suriye'nin kuzeyi için federal sisteme kongrenin kurucu meclisinin karar vereceğini söyleyen Müslim, federal sistemin uygulamasına yönelik şu detayları verdi: "Suriye'de sadece Araplar var ve onlar yönetecek şeklindeki yaklaşım doğru değildir. Suriye'de sadece Arap ya da Kürtler yok. Suriye'de ki çok sayıdaki halk ve rengi en iyi federal sistem temsil eder. Her toplum üzerinde yaşadığı parçada örneğin Kobanê, Efrin, Cizîr kantonları kendini bu sistem içinde görecek, burada yine Rakka, Humus var, yine Durzilerin yaşadığı Sêwda, yine Alevilerin yaşadığı Lazkiye var. İşte bu toplumların ayrıştırıcı değil, birleşmeye ihtiyacı var. Halkların bölgelerinde meclisleri olacak, bölgelerine dair kararları alabilecek. Tüm ülkeyi ilgilendiren konularda her toplumun yer bulduğu mecliste kararlar alınacak. Örneğin Kobanê kantonu yine özelliğini koruyacak, ancak federal mecliste kendi temsilini bulacak. Yani Federasyon, tüm toplumların temsilini bulduğu ve sorunlara ortak çözüm aradığı yerdir."
'Suriye için en iyi sistem federasyondur'
Suriye'de ki sorunların federal sistemle çözüm bulacağını ifade eden Muslim, "Şimdi Suriye üç-dört güç üzerinden yönetilmeye çalışılıyor. Bir yandan Rojava demokratik özerklik yönetim modeli, diğer yandan 'Radikal İslamcılar' dedikleri El Nusra, Ehrar El Şam, DAIŞ ve buna benzer çete grupları, bir yandan rejim güçleri, diğer yandan birçok dışarıdaki gücün elinin içinde olduğu ÖSO var. DAİŞ ve diğer çete gruplarından kurtarılan bölgeler de yeni yönetim oluşturulması gerekiyor. Biz de demokratik özerklik modeli ile tüm toplumların temsilini bulduğu bir yönetim şekliyle hareket ediyoruz. Biz halkların taleplerini göz önünde bulundurarak yeni bir sisteme ihtiyaç olduğunu gördük. Bu da federal sistemdir. Bu sistemin içinde demokratik özerklik de kendini var edecek. Suriye içinde süregelen kriz federal sistemle çözülebilir. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz" diye belirtti.
Kantonlar federasyonda yer alacak
Demokratik özerklik yönetiminin federasyon içinde nasıl yer alacağına değinen Müslim, demokratik özerklik modelinin toplumların kendilerini var edip, kurumsallaştırdığı bir model olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Bu modelin tam oturulması için belirli aşamalar var. Oturtulması halinde Suriye'de bulunan tüm toplumlar kurumsallaşır. İşte bu model de toplumlar federasyon içinde var olacaktır. Federasyon'da her toplum bulunduğu parçalarda kendi kararlarını kendileri verecek, bunu ortaklaştıracak, kendi sorunlarının çözümü için kurulacak olan genel meclisin içinde çözecek. Yani her parçada oluşacak meclis bir meclis içinde temsilini bulacaktır. Böylece her bir parçanın sorununun çözümü ortaklaşarak çözülecektir. Bunun içinde demokratik özerklik yönetimi de yerini alacaktır."
'MSD de bir oluşum olarak federasyonda yer alacak'
Birçok oluşum, kurum, parti ve yönetimi içinde barındıran Demokratik Suriye Meclisi'nin (MSD) önemine de değinen Muslim, MSD'nin de federasyon içinde bir oluşum olarak yerini alacağını söyledi. Tüm halkların temsilcilerini içine alacak federasyon meclisinin daha büyük ve yükünün de daha ağır olacağına vurgu yapan Muslim, "Oluşacak bu meclis, hem nitel hem de nicel olarak daha büyük bir meclis olacaktır. Sadece Rojava'daki her üç kanton yönetimi değil, bunun için de Şehba, Şedadê, çetelerden özgürleştirilecek diğer yerler de oluşacak meclisler de kendini federasyon meclisinde bulabilecek. Tabi bunun tartışmaları daha sürüyor ve Suriye'de yaşayan tüm halklar kendi kararını, iradesini bulabileceği bir meclis ortaya çıkacağına inanıyorum" diye konuştu.
'Muhalefet rejimle paralel'
Suriye'de kendisine muhalefet diyenlerin rejimden farkı kalmadığına işaret eden Muslim, "Kürtlerin hakları, demokratikleşme, barıştan söz eden muhalefet kesiminin rejimle aynı zihniyette olmalarına anlam veremiyorum. Politikalarıyla rejimden beterler. Sen federasyonu kabul etmiyorsun, sen demokratik özerklik modelini kabul etmiyorsun, sen tüm toplumların temsilini, birleştirecek bir meclis yapılanmasını kabul etmiyorsun, öyleyse senin rejim zihniyetiyle ne farkın kaldı, o zaman niye devrimden söz ediyorsun, neyin üzerinden devrim yapacaksın? Rejim iktidarı esas alıyor, siz de şahıs veya güçlerin iktidarını esas alıyorsunuz. Eğer öyle değilse gelin bizim projemiz orada gelin tartışalım, ortak bir şey çıkartalım, ancak bunu yaparken azınlığın haklarını yok saymayacak, tüm halkları, inançları da yok saymayarak, halkların çıkarlarını esas alacak öneriler ile gelin. 'Biz Suriye'nin muhalefetiyiz' diyenler hiçbiri de Suriye içinde yoklar. Ancak her şeye rağmen bizim projemiz başaracak" dedi.
'Efrîn ve Kobanê kantonları birleşecek'
Türkiye'nin El Nusra, Ehrar El Şam, DAIŞ, ENKS ve diğer çete gruplarıyla birlikte Şehba bölgesi halklarına yönelik saldırılarına dikkat çeken Muslim, Türk devletinin Suriye'de savaşın bitmesini istemediğini söyledi. Türkiye'nin artık çeteler konusunda politikasını değiştirmesi ve bir karar vermesi gerektiğini dile getiren Muslim, "Minbic, Rakka halkı artık bize mesajlar gönderiyorlar. Çetelerden kurtulmak istiyorlar. Türkiye bir yandan çeteleri sınırdan geçirerek kantonlarda bomba patlatıyor. Şexmeqsud ve Şehba bölgesindeki halka saldırıyor, bombalıyor. Bir yandan diyor 'Fırat'ın ötesi kırmızı çizgimdir' ancak hemen burnunun dibinde Cerablus'ta DAİŞ çeteleri var ve hiçbir şey yapmıyor. Tersine her türlü yardımı sağlıyor onlara. Ancak buda iyi bilinmesi gerekiyor. Şehba bölgesi, Minbic çetelerin bulunduğu her yer kurtarılacak. Halklar kendi iradeleri ile federal sistemin içinde yerini alacak. Efrin ve Kobanê kantonları da birleşecek" diyerek, halkların talebine işaret etti.
'ENKS halkları esas alan projeleri kabul etmiyor'
Ceyş El İslam, Sultan Murat, Feylek El Şam, Nurettin Zengi Taburlar gibi çete gruplarının içinde bulunduğu Suriye Ulusal Konseyi ile ENKS'nin politikalarına da değinen Muslim, konseyin başındaki Enes Ebdo'nun açıkça federasyonu kabul etmediğini açıkladığını, ENKS'nin de "Biz onlara federasyonu zorla kabul ettirdik" diye aslı olmayan açıklamalar yaptığını belirtti. Halklara karşı kirli bir ortaklığın söz konusu olduğunu dile getiren Muslim, ENKS'nin YPG'nin Şêxmeqsûd halkını kendine kalkan olarak kullandığı söylerek karalamak istediğini kaydetti. Muslim, "Şêxmeqsûd'ta olan YPG/YPJ'liler Şêxmeqsûd halkının çocuklarıdır. Orada bulunan çocuklar kendi savunmalarını yapıyorlar. Bu halk kendi savunmasını yapıyor, kendi kendini nasıl kalkan olarak kullansın. ENKS bu tür kirli politikasıyla Kürtler için, halkların çıkarını esas aldığımız projeleri kabul etmiyor. ENKS ilk çıktığında, Kobanê direnişinden kaçtı. Tüm kirli ilişkilerin içinde yer aldı. Cizirê Kantonu'nda Kürtlerin kanında eli olan Husame Hileri denen şahsın yanında yer aldı. Kürtlerin ve tüm halkların çıkarlarını esas alan projeleri kabul etmiyor, üstüne üstlük de karalamak için elinden geleni yapıyor. Bunlar tüm oluşum ve güçlerin kendini MSD ve QSD içinde yer almak için geldiğini görmüyorlar. Biz halkları esas alan modeli yürütüyoruz, halkların güçleriyle ortaklaşıyoruz. Bunun için koalisyon olsun diğer güçler olsun bizi dikkate almak zorunda kalıyor ve herkesin gözü bizim üzerimizde. Ancak ENKS de bunu kabul etmiyor. Ancak bizim ortaya koyduğumuz proje başarılı olacaktır" şeklinde konuştu.
(diha)