DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, 22 Mayıs 2016 tarihinde Ankara'da yapılacak "Değişim ve Dönüşüm" kongresine ilişlin Êlîh'te (Batman) düzenlenen toplantıda konuştu. Toplantı salonuna Cizre kuşatmasında katledilen Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç ve PKK Lideri Abdullah Öcalan fotoğrafları asıldı. Toplantı demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Toplantıya HDP, DBP, belediye eşbaşkanları, delegeler, Barış Anneleri Meclisi üyelerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

 

Halkların tarihi bir süreçten geçtiğini anımsatan DBP Eşbaşkanı Kamuran Yüksek, parti meclisi ve yöneticilerin tutuklanmasından doğan boşluğu doldurmak için kongreye gidildiğini söyledi. Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP) rolü giderek daha fazla arttığını anlatan Yüksek, halkların kendi kaderini tayin edebileceği bir hazırlığa ve örgütlenme ihtiyaç olduğunu belirtti. Bu kongreyle büyük bir değişimi hedeflediklerini dile getiren Yüksek, bu güne kadar Kürdistan'ın özgürlük mücadelesinde yer almış, çok sayıda kişinin DBP'de yan yana örgütlemeyi hedeflediklerini kaydetti.

 

Yüz yıllık bir sürecin kapandığını işaret eden Yüksek, yeniden şekillenen Ortadoğu'da, Kürtler olarak artık 4 devletin egemenliğinde ezilen pozisyondan kurtulacağını vurguladı. 

Yüksek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Yeryüzündeki tüm halklar gibi topraklarımızda özgür yaşamak istiyoruz. Bu güne kadar bu uğurda bedel veren insanlarımızın şehitlerimizin mücadelesiyle bu defa bunu başaracağız. Yüz yıl önce belki imkan ve koşullardan dolayı atalarımız ve babalarımız bunu gerçekleştiremedi ama biz gerçekleştireceğiz. Artık halklar bu toplarlarda rahatça yaşayabilecek. Bakın Rojava'da çok önemli gelişmeler oldu. Bizimde bunu başarabileceğimizin somut örneğidir. Kim derdi; Baas Rejimi altında ki halkımızın kendini yönetebilecek bir düzeye geleceği. Hatta Suriye'nin tamamını özgürleşebilecek bir perspektifle gerçekleştiriyorlar. Hiçbir şey imkansız değil, Suriye'de Esat diktatörlüğü, Türkiye'de Erdoğan diktatörlüğü karşıda bunu başarabiliriz." 

 

'Çözüm demokratik özerklik'

 

Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorunun çözümü Demokratik Özerklik projesiyle mümkün olduğunu da dile getiren Kamuran Yüksek, "DBP olarak özerkliği örgütlenmek, temel misyonumuzdur. Demokratik Özerlik Kürt sorunu ve ülkenin ekonomik ve sosyal sorunlarını çözer. Tekçili, ulus devlet model çözüm değil. Toplumumun sosyal katmanları göre yeni bir anaya yapmak zorundayız. Tekçi sistem bölmeye götürür. Demokratik özerklik ise herkesin kendi rengiyle yaşatır. Emekçiler ürüteme tam katılabilecek ve kendi kaynaklarını kullanabilecek.  Özerklik yoksulluğu ve işsizliği bitirecektir. Bu proje Ortadoğu içinde gereklidir. Bugüne kadar denen tüm modellerin şiddet ve çatışmayı doğuruyor." diye konuştu.

 

'Erdoğan da anlayacak'

AKP'nin sorunu çözmekten uzak olduğunu da sözlerine ekleyen Yüksek, şöyle devam etti: "AKP politikalarına ve özelikle sarayın politikalarına bakıldığında kısa vadede yaşanan sorunların çözüleceği gözükmüyor. Bizim için mesele şiddet sarmalından çıkıp demokratik bir ortamda çözülmesidir. Erdoğan, Kürt halkını dize getiremeyeceğini bir daha görecektir. Çünkü halen bu şekilde sonuç alacağını zan ediyor. Bizi tutuklama, baskı uygulayarak çöktürme planlarıyla sonuca ulaşacağını zan ediyorlar."

 

'Çözüm için Öcalan özgür olmalı'

 

Öcalan'ın Kürt halkı için önemi ve sorunun muhatabı olduğunu da vurgulayan Yürksek, şunları dile getirdi: "Kürdistan'da şu an yoğun bir savaş var. Her yer kan revan içinde. Böyle sonuç olmuyor. Heyetlerin git gel, arada yıllar geçiyor. Çözüm artık Sayın Öcalan'ın serbest bırakılmasıdır. Sayın Öcalan gelip Diyarbakır'da ikamet edip bizzat süreci buradan yürütecek. Aracılarla bu süreç hal olamaz. Sayın Mandela'yı özgür bırakılıp, sürecin başına geçti ve sorun çözüme kavuştu. Sayın Öcalan bu anlamda özgür kalması lazım. Bu anlamda İngiltere'de Öcalan özgürlük için başlatılan kampanyası önemli sonuçlar doğuracaktır."

 

'AKP bölme çabasında'

Yüksek, HDP'li vekillerin dokunulmazlıklarına ilişkin de şunları ifade etti: "HDP'li milletvekillerinin meclisten atma çabaları var. Açıkça bir bölünme çabası içindeler. CHP, MHP ve AKP ülkeni bölünmesi için çaba harcıyorlar. DBP olarak orada bulanan temsilcilerimize söylediğimiz şey; orada kalmada ısrardır. Çünkü orası babalarını malı mülkü değil. Tekçiliği, bölünmeyi dayatanlara karşı paradigmamızda ısrar edeceğiz. Orada sonuna kadar mücadele edin. Bu memleketi faşizme bırakmayın. Bizim tavsiye ettiğimiz pozisyon budur. Halen stratejimiz değişmiş değil. Fakat ne zaman kadar böyle sürdürürüz. Orada diğer halklarla birlikte iktidara karşı ine ucu kadar imkan bulduğumuz sürece çabalayacağız."

 

'Kürtler seçeneksiz değil'

 

Kürtlerin seçeneksiz olmadığını da sözlerine ekleyen Yüksek devamla, "Kürtler seçeneksiz değildir. Bunun sonu Türkiye için ne getirir hesabını artık biz yapmayız. Bunu zorlayanlar bunun hesabını yapar. Ortadoğu böyle bir kaos içinde iken biz demokratik yollarda ısrar ediyoruz. Çünkü bölünmeyi dayatıyorlar. Etle tırnak gibi olabiliriz. Ama tarih tekerrür etmez. Siz bize bu kadar hakaret ederseniz, Cizre'de insanlarımız diri diri yakmaya devam ederseniz, seçeneksiz olmayız. Özgürlüğü için baş veren bir halktan söz ediyoruz. Şunu görüyorlar Kürt halkı baş eğmez baş verir." dedi.

 

'Ankara artık Amed'e uzak'

 

Yüksek, sözlerini şöyle tamamladı: "Tarihsel geçmişe güvenerek ne yaparsak yapalım, Kürtleri yüzü Ankara'ya devam eder demeyin yanılırsınız. Bugün Kürt halkı duygusal olarak artık Ankara çok uzaktır. Artık, Ankara deyince Kürde hakaret akla geliyor. Ankara deyince, bugün orada vakilere linç girişimi akla geliyor. Artı Ankara Amed'e eskisi kadar yakın değil. Bu politikalar sürdüğü halde, mesafe daha fazla uzaklaşacaktır. Bu ortamda ülkenin demokratikleşmesi koşuluyla kan ve revan durumundan kurtaracak yine Sayın Öcalan'dır. Kimse başka bir aktör beklememeli."

Yüksek'in konuşmasının ardından toplantı basına kapalı şekilde devam ediyor.

 

(kaynak:diha)