Medyadaki nefret dili ve ayrımcılık gibi yayınları tespit etmek yerine muhalif basına yönelik baskıları ile gündeme gelen Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), aynı isimli başka kurumlar olduğunu iddia ederek, Hayat TV'nin adının değiştirilmesini istedi. Konuya ilişkin Hayat TV'ye bir de yazı gönderen RTÜK yönetiminin talebi doğrultusunda bir araya gelen Hayat TV yöneticileri, kanalın adının "Hayatın Sesi" olarak değiştirdi.

 

Televizyondan basına gönderilen yazılı açıklamada, "2007 yılında yayın hayatına başlayan televizyonumuz 9 yıldır Hayat Televizyonu ismini kullanıyordu. Ancak bir holding/sermaye grubu, televizyon yayıncılığı ile uzaktan yakından ilgisi olmamasına rağmen 'Hayat' adını tekeline almak istemektedir. Patent ve marka tescili denilen tekelci uygulama ile televizyonumuza yönelik özel bir tutum takınılmaktadır. Başkaca şirketlerin 'Hayat' ismini kullanmasına en ufak bir itiraz gelmezken televizyonumuz hedef alınmaktadır" denildi.

 

"Sermayenin medya dünyasındaki çok yönlü tekelci egemenliği, hükümetin basın ve ifade özgürlüğü üzerindeki baskı ve tehditleriyle birlikte ilerlemektedir" denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:  "Medya ve televizyonların çok büyük bir kısmı havuz yöntemleri ya da zorla, hükümetin kontrolü altına alınmıştır. Muhalif gazeteciler ise tutuklanmakta, işten atılmakta; yayın organlarına kayyum atanmakta, ilan hakları ellerinden alınarak mali ve idari cezalarla baskı altına alınmaktadır. Bu kapsamda; havuz medyasında televizyonumuz hakkında çıkan çarpıtılmış haberler, çeşitli cezalar ve son olarak ismimizi değiştirme yönündeki lisans iptaline kadar uzanabileceği ifade edilen 'uyarı' yazısı ile Televizyonumuzun hedefe konulduğu açıktır. Bu çeşitli biçimlerde ifade edilmektedir. Televizyonumuz bu baskılar karşısında işçiden, emekçiden, barış ve demokrasiden yana yayın çizgisinden taviz vermeyecektir."

 

(diha)