Selahattin Demirtaş, Diyarbakır’da partisinin 1'inci Olağanüstü Kongresi’nde konuştu.
Dün Diyarbakır'da toplu açılış töreninde kendilerine sert eleştiriler getiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım'ın sözlerine değerlendiriren Selahattin Demirtaş, "Şehirleri yaktınız diyorlar. Şehirleri yakanın da, yıkanın da Allah belasını versin, hesap sormayanın da Allah belasını versin. Kim bu şehirlerin yakılıp, yıkılması emrini vermişse, Allah belasını versin" dedi.
Kendisi hakkında sivil Cuma namazındaki konuşmasından dolayı fezleke hazırlandığını da söyleyen Demirtaş, "Savcı mı bizim namazımızın sözde olup olmayacağını, duamızın kabul olup olmayacağına karar veriyor. Haddini bil, eğer yürekli bir savcı isen milletin parasını çalan domuzların peşine düşersin" dedi.
HDP'nin Diyarbakır'da Kayapınar Belediyesi Spor Salonunda yaptığı 1'inci Olağanüstü Kongresi için salona asılan Abdullah Öcalan'ın fotoğrafları ve Demokratik Özerklik ile öz yönetim temasını işleyen pankartları ve afişleri kongre başlamadan önce Savcılık kararı ile toplayarak salondan çıkardı.
Bunun üzerine partililer de üzerinde Öcalan ve yaşamını yitiren önemli Kürt şahsiyetler ile bazı PKK'lilerin fotoğraflarının bulunduğu başka bir pankart astı. Kongre salonuna girenler HDP'li görevliler tarafından 2 kez arandıktan sonra salona alınırken, kongreye HDP Eşbaşkanı Demirtaş ve bazı milletvekilleri ile belediye başkanları katıldı.
‘Zerdüşt’ tartışması
Erdoğan’ın “Bunlar Zerdüşt” sözlerini eleştiren Demirtaş, “Ayrımcılık yapmam, yaradılanı yaradan da ötürü severiz' diyorlar. Hemen ardından da bunlar Zerdüştür diyor. Zerdüştülük kadim bir inançtır. Buna inanalar var. Sen nasıl bir yalancısın. Irkçılar, yalancılar, DAİŞ zihniyeti bunlara sirayet etmiş” dedi.
Beddua etti
Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Şehirleri yaktınız diyorlar. Şehirleri yakanın da, yıkanın da Allah belasını versin, hesap sormayanın da Allah belasını versin. Kim bu şehirlerin yakılıp, yıkılması emrini vermişse, Allah belasını versin. Diyarbakır'da, Cizre'de insanlar aylarca şehirlerin tank ve topla nasıl yıkıldığını gördü.
Bir yerde silahlı biri varsa, devlet gidip müdahale edebilir, operasyon yapabilir. Ama bir şehri toplu olarak yıkamaz. 500 bin insanı göç ettirdiler. Bosna Miloseviç bunlardan dolayı uluslararası mahkemeden ceza aldı. Hem şehirleri yak, yık, sonra geleceğim hesap soracağım de.
Haddinizi bilin. Bunu saklamaya çalışıyorlar. Dik duran karşılarında eğilmeyen Kürtleri asla kabul etmiyor. Kendi Kürtleri onların canı ciğeridir boyun eğene canı ciğer dik durana benim değilsin diyor."(rüdaw)

