Haber Merkezi Hüda Par Genel sekreteri partisinin Şanlıurfa il Başkanlığında kahvaltılı basın toplantısı düzenleyerek Türkiye ve Şanlıurfa'daki gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

 

Yavuz, Şanlıurfa'daki en önemli sorunun gelen sığınmacılarla birlikte artan nüfus oranının olduğunu söyledi. Yavuz, "Suriye iç savaşının baş göstermesiyle özellikle Şanlıurfa’ya gelen Suriyeli mülteci kardeşlerimizin de yoğun olarak burada bulunuyor olması da, altyapı ve üstyapı sorunları maalesef yetersiz hale gelmiş. Var olan sorunlar 3’e, 5’e katlanmış" dedi.

 

Kentin sağlık sorununa da değinen Yavuz, " 500 Yataklı Devlet Hastanesi şu anda nüfusun katlanmasıyla ihtiyaçlara cevap veremiyor. Bölge hastanesinin kurulmasıyla ilgili verilen sözlerin acilen yerine getirilmesini Urfa’mız adına talep ediyorum. Yetkilileri burada verdikleri sözlerde durmaya ve görevlerini yapmaya davet ediyorum” dedi.

 

''ÇÖZÜM UCUZLUK PAZARI''

Yavuz,Şanlıurfa'nın ve Türkiye'nin sorunlarını ''Ucuzluk Pazarına''benzeterek şöyle dedi:''Şanlıurfa'nın ucuzluk pazarında bulunan esnafın hem Arapça,hem Kürtçe hem de Türkçe öğrenip ticaretini sürdürdüğünü,bunun Şanlıurfa'da bir arada yaşayan Kürt,Arap ve Türkler arasında herhangi bir ayrımcılığa tabi tutulmadığının altını çizen Yavuz,çözümün ucuzluk pazarında aranması gerektiğni ve bunu Türkiye'ye model olması gerektiğini ifade etti.''

‘DEVRİMCİ HALK SAVAŞI KONSEPTİ RESMEN ÇÖKMÜŞTÜR’

 

Yavuz'un gündeminde bölgede yaşanan çatışmalar da vardı. PKK'yı eleştiren Yavuz,  örgütün halk savaşı konseptinin çöktüğünü belirtti.

 

Yavuz, "Devrimci Halk Savaşı konsepti resmen çökmüştür. Sona ermiştir, iflas etmiştir. Maalesef geriye bir yıkım bırakmıştır. Geriye bir enkaz bırakmıştır. Ben üç gün önce yerinde tespit yaparak konuşuyorum diye konuştu. İslam coğrafyasında yaşanan sorunların emperyalist ülkelere havale edilmesinin yanlışlığına değinen Yavuz, emperyalist devletlerin yanında 40 milyon Kürdün kanı bir varil petrol kıymetinde olmadığını söyledi. Şanlıurfa’da görev yapan basın mensuplarıyla kahvaltılı basın toplantısında bir araya gelen HÜDA PAR Genel Sekreteri Mehmet Yavuz, gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.

İl Başkanlığı binasında yapılan toplantıda ilin yerel sorunları ve gündemle ilgili basın mensuplarıyla bir süre sohbet eden Yavuz, yapılan basın açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevaplandırdı.

 

Bölgede şehirlere taşınan çatışmaları, Kürt sorununun sebepleri ve çözümleri, Suriye’de yaşanan çatışmalar ve halka yansımaları, yeni anayasa hakkında değerlendiren Yavuz, yaşanan sorunlarla ilgili politikaların yanlışlığına değinerek çözüm önerilerini sundu.

İslam coğrafyasında yaşanan sorunların emperyalist ülkelere havale edilmesinin yanlışlığına değinen Yavuz, emperyalist devletlerin yanında 40 milyon Kürdün kanı bir varil petrol kıymetinde olmadığını söyledi.

 

Kürt sorunun nedeninin 93 yıl önce kurulan sistemin dil ve din yasağının bir sonucu olduğunu belirten Yavuz, bu sorunu sebebi olan dil ve din yasağının bir an önce ortadan kalkması gerektiğini söyledi.

 

“Kürt gençlerinin, askerin ve polisin öldüğü bu şiddet sarmalının bir an önce sona erdirilmeli”

 

PKK’nin Kürt gençlerinin ölümüne ve şehirlerin harap olmasına sebep olan devrimci halk konseptinin çöktüğünü belirten Yavuz, “Bu halk bu yaşanan yıkımı hak etmiyor. Bu halk, örgüte ve örgütün şemsiyesi altında siyaset yapan partiye barışı ve sükûneti temin etmesi için açıktan bir kredi verdi. Bu siyasal yolların sonuna kadar kullanılarak bu sorunun çözme mesajıydı. Ama örgüt halkın bu anlamlı mesajını yanlış anlayarak siyasete verilen desteği silaha verilen destek olarak anladı. V e bunu kendi ideolojisi içinde devrimci halk savaşına bir gerekçe kılarak ham halka hem kendisine hem de huzura çok büyük zararlar verdi. Biz bunu şiddetle eleştiriyoruz. Kürt gençlerinin, askerin ve polisin öldüğü bu şiddet sarmalının bir an önce sona erdirilmesini istiyoruz.” dedi.

 

“Kürt sorunun nedeni 93 yıl önce kurulan sistemin iki yasağı olan dil ve din yasağıdır”

 

Kürt sorunun çözülmemesinin sebeplerine değinen Yavuz, şöyle devam etti: “Kürt sorunu neden çözülmüyor? Çünkü hep sorunların sonuçlarıyla uğraşılıyor. Kürt sorununun çözülememesinin çok basit bir gerekçesi var. Hep sorunların çözümleriyle uğraşılıyor, nedenleriyle uğraşılmıyor. Siz sonuç siyasetlerini ortaya koyarsanız çözüme ulaşamazsınız. Bir şeyin sonucunu ortadan kaldırmak için mantığın gereği olarak nedenlerinin de ortadan kaldırılması gerekiyor. Bu sorunun nedeni 93 yıl önce kurulan sistemin iki yasağı olan dil ve din yasağıdır. Laikçilik üzerinden din, Türkçülük üzerinden dil yasaklandı. Sorun budur. Birilerinin ortaya koyduğu çaba eğer bu iki sorunun ortadan kalkmasına yönelik ise doğru bir yolda ilerliyor demektir. Ama ortaya konulan çabalar bu iki sorunun ortadan kalkmasından fersah fersah uzakta ise o zaman siz bilerek ye de bilmeyerek bu ülke üzerinde hesapları olan emperyalist ülkelerin sözcülüğünü yapmış olursunuz. Devlet bu sorunu bir asayiş sorunu olarak görmekten vazgeçip din ve dil üzerindeki yasakları ortadan kaldırmalıdır.”

“Hak ve özgürlükleri önemseyen, halkın dini inançlarıyla ve yaşama şekilleriyle barışık yeni ve sivil bir anayasanın mutlaka yapılması gerekiyor”

 

Yeni anayasa hakkında da değerlenmelerde bulunan Yavuz, hükümete çağrıda bulunarak “Yeni anayasada hiçbir yasağın olmadığı, hiçbir farklılığın düşmanlaştırılmadığı, kimsenin kendisini öteki görmediği, ırkçı nitelenmelerden uzak, hiçbir ideolojiyi dayatmayan değiştirilemez gibi garip ve ucube maddeleri bulunmayan, hak ve özgürlükleri önemseyen, halkın dini inançlarıyla ve yaşama şekilleriyle barışık yeni ve sivil bir anayasanın mutlaka yapılması gerekiyor.” diye konuştu.

Suriye’de ve bölgede yaşanan çatışmalardan dolayı sınır kapılarının kapanmasının halkta büyük bir mağduriyet oluşturduğuna dikkat çeken Yavuz, ekmeğin partisi, ideolojisi ya da mezhebi olmaz diyerek hükümetin bu sorunu çözecek bir yol bulması gerektiğini söyledi.

 

“Birincisi, silahsız çözüm. İkincisi, sorunlarımızı Emperyalizme havale etmeden sorunlarımızı kendi aramızda çözelim”

 

Suriye meselesinde iki kırmızıçizgilerinin olduğunu belirten Yavuz, çözüm önerilerini şu şekilde açıkladı: “Bizim çözüm önerimiz şudur: Diyoruz ki söz konusu olan Ortadoğu denilen bu coğrafyaysa bizim coğrafyamız yani evimizin içi… Öncelikle nasıl bir sorun olursa olsun silahlı bir çözüm olmaması gerekir. Silah konuştuğu zaman işte Suriye meselesi meydana gelir. Bakın 6 ayda çözülecek mesele bugün 5 yıl oldu halen çözülemedi. Birincisi, silahsız çözüm. İkincisi, sorunlarımızı Emperyalizme havale etmeden sorunlarımızı kendi aramızda çözelim. En koyu düşmanımız olsa dahi kendi aramızda sorunlarımızı çözelim.” ifade etti.

“Emperyalist devletlerin yanında 40 milyon Kürdün kanı bir varil petrol kıymetinde değildir”

Emperyalist ülkelerin Müslümanların sorunlarına çözüm bulmayacağını ifade eden Yavuz,  “Dün bu halkı statüsüz bırakan insanların yani sorunun sebebi olan insanların, bugün çözümden bahsetmesi çok büyük bir garabet. Bundan da büyük olan garabet ise buna inanılmış olmasıdır. Biz diyoruz ki; Emperyalist devletlerin yanında 40 milyon Kürdün kanı bir varil petrol kıymetinde değildir. Bu gün Ortadoğu’da ki kendi yüksek çıkarları için konseptin içine girmişler. Yarın öbür gün bu devletler kendi aralarında anlaştıkları zaman bu halkı yüz üstü bırakacaklar. Bunu anlamak için daha kaç Halepçe’nin yaşanması gerekiyor, bunu bilemiyorum. Halepçe’de nelerin olduğunu, kimle tarafından kimyasalın bir taşerona verildiğini, Saddam denen zalimin bütün silah ihtiyacının kimler tarafından tedarik edildiğini ve “buyurun istediğinizi yapabilirsiniz. Bu halkı yok edebilirsiniz” talimatının kimler tarafından verildiğini biz biliyoruz.”

Konuşma Sonu