HDP Batman milletvekili Mehmet Ali Aslan'ın hac ile ilgili TBMM soru önerge verdi
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Binali YILDIRIM tarafından Anayasanın 98.ve içtüzüğün 99.maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim.
Mehmet Ali ASLAN Batman Milletvekili
Hac vazifesi müslümanlara farz bir ibadet olduğundan her sene milyonlarca müslüman değişik ülkelerden bu ibadetini yerine getirmek için hacca gidiyor. Her ülkeye ayrılan bir kontenjan var. Ve bu kontenjan Türkiye içinde her sene belli bir sayıda ayrılmaktadır. Ancak Türkiye diğer dünya ülkeleriyle kıyaslandığında standartların çok üstünde bir hac parasını hacı adaylarından almaktadır. Bu durumdan yüzbinlerce hacı adayı şikayetçi. Yüzbinlerce insanda bu hizmetin yüksek meblağından dolayı bu ibadetini yerine getiremiyor. İran, Suriye, Malezya, Endonezya gibi bazı ülkeler hacca giden adaylarına maddi destek sağlarken, ülkemizde hacı adaylarından standartların üzerinde ücret alınması hac ibadetini yerine getirmek isteyen milyonlarca vatandaşı etkilemektedir.2016 yılında Konaklama türlerine göre değişen hac fiyatlarının en düşüğü için 3 bin 750 dolar, hiç tanımadığı insanlarla aynı odada kalmak zorunda,müstakil konaklama için 5 bin 250 dolar, otel için ise 6 bin 800 dolar olarak belirlenmiştir, fakat bu fiyatlar daha da yükselebilmektedir. Bu durum göz önüne alınarak fiyatlarda iyileştirme yapılmalıdır. En güzel ibadetlerden biri ve farz olan hac vazifesini yerine getirmek isteyen tüm Müslüman kardeşlerimizin o kutsal topraklara gitmesi sağlanmalıdır ve sadece maliyet alınmalıdır. Fiyatların yüksek olması yanında bir de senelerce gitmek için kura sırası bekleyen hacı adayları iyice strese girmektedir. Bu ibadetin duygusunu yaşamak isteyen vatandaş bundan mahrum edilmemelidir. 2015 yılı hac organizasyonu için 1 milyon 244 bin 629 vatandaş müracatta bulundu.2016 yılında Türkiye’den hacca gidecek sayı ise 59 bin 200 kişidir. Kutsallık boyası ile her şey gizlenir zihniyetinden vazgeçilmelidir. Hac harcamalarının şeffaf olması gerekir. Bazı hacı adaylar ise senelerce beklemesine rağmen uygulanan kura yöntemiyle bu ibadetlerinden geri kalıyorlar ve ismini yazdırıpta, kendisine sıra gelmiyen bir çok hacı adayı maalesef hacca gitmeden gözleri açık bir şekilde vefat ediyor. Türkiye’de ki bu durum gösteriyor ki ülkemize ayrılan hacı kontenjanı ile haca gitmek isteyen hacı adayları arasında büyük bir fark doğmaktadır.
Bu bağlamda;
1. Hacı adaylarından alınan yüksek meblağalar tam olarak nereye harcanıyor?
2. Verilen ücretin ne kadar hacıların hizmeti için harcanıyor?
3. Hükümetin ve devletin yurttaşların ibadet isteğini kolaylaştırması gerekirken ve maliyetin bir kısmını ödemesi gerekirken, hacılardan kar etmesini etik buluyor musunuz?
4. Hac döneminde diyanet kaç kişiye ek kontenjan sağlamaktadır? Dağılımları nasıl oluyor, kim gerçekleştiriyor?
5. Kamuda çalışanlara verilen hac kontenjanı kapsamında gidenlerin masrafları kim ve hangi kurum tarafından karşılanmaktadır?
6. Kamuya tahsis edilen hac kontenjanlarının vatandaşlara tahsis edilen kontenjanlara bir olumsuz yönü var mıdır? Varsa nelerdir?
7. Bir hacının diyanete maliyeti nedir?
8. Bir devlet kurumu olan Diyanetin ibadetten kar etmesi caiz midir?
9. Fiyatlarda bir iyileştirme yapılması söz konusu mudur?

