Tutulduğu İmralı Adası'nda avukatları ve ailesi ile görüşmesi engellenen PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridin kaldırılması için Riha'da başlatılan "Öcalan'a Özgürlük" nöbetleri günlerdir sürüyor. Nöbet eyleminin sürdüğü merkezlerden biri olan Xelfeti (Halfeti) ilçesinde, dün akşam yine yüzlerce yurttaş tecride karşı 4 Nisan Özgürlük Parkı'nda bir araya geldi.

 

"Ne askeri darbe ne sivil darbe çözüm müzakere" pankartının asıldığı alanda saatlerce tecridin son bulmasını istemeye devam edip, sık sık "Bijî Serok Apo" sloganları atan yurttaşlar arasında HDP Riha Milletvekili Osman Baydemir de yer aldı.

 

Halkla birlikte tecridin bir an önce kalkması için nöbet tutan Baydemir, yaptığı konuşmasında 15 Temmuz'da yaşanan darbe kalkışmanın bilinmeyen bir durum olmadığını dile getirerek, müzakere sürecinin sürdüğü iki yıl boyunca Abdullah Öcalan'ın devleti, kendilerini ve toplumu uyardığını hatırlattı. Baydemir, "Barış elçisi Sayın Öcalan, defalarca uyardı. Eğer önlem alınmazsa, eğer masa devrilirse, eğer provokasyonların önü alınmaz ise Gladyo devreye girecek ordu içerisindeki cunta dinamikleri harekete geçecek ve bu toplumun tamamını zehirleyecek maalesef bu sese kulak verilemedi. Eğer bu sese kulak verilseydi 5 Haziran 2015'ten bu güne değin tek bir insanımız yaşamını yitirmeyecekti" dedi.

 

'Darbe mekaniği AKP'ye yaradı'

 

Cuntanın ve darbelerin karşıtlığında durmanın diktatörlük, OHAL ve Kürt düşmanlığı olmadığını belirten Baydemir, AKP ve Cemaat arasındaki ilişkiye dikkat çekerek darbe mekaniğinin AKP'ye yaradığını söyledi. 

 

"Bugün Kürt düşmanlığı üzerinden ittifak kuranlar, 14 yıldır cuntanın kalkışmasına yardım yataklık etmiştir" diyen Baydemir, devamında ise şunları söyledi: "Önce Suruç'ta darbe mekaniği devreye girdi ve ilk etapta bu mekanik, AKP'nin işine geldi,  Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın işine geldi. Onlar Suruç'ta katliamı gerçekleştirdikten sonra Ceylanpınar'da iki polisin evinde katledilmesi süreci ile hem Suruç katliamının konuşulmasının önüne geçti hem de çözüm süreci dediğimiz çatışmasızlık sürecinin bir kez daha çatışmaya dönüşmesinin hükümet tarafından resmi gerekçesi yapıldı. Çünkü çatışma demek cenazelerin kentlere dağılması demek, Kasım'da yenilenecek seçimde AKP'ye oy demektir. AKP oy uğruna insanları ölüme gönderdi, annelerin gözyaşı dökmesine neden oldu."

 

Kürt düşmanlığında darbeciler ile birleştiler

 

AKP'nin HDP'yi baraj altında bırakmak, tek başına iktidar olabilmek için darbeciler ile girdiği işbirliğinin esas noktalardan biri olduğunu da dile getiren Baydemir, "Ne diyordu dönemin Cumhurbaşkanı? Gerekirse onlara havyar göndereceğiz. Ne oldu o havyar gönderdikleri en sonunda topun, tankın namlusunu iktidara çevirdi. Sadece onlara değil, Meclis'e ve sivil insanlara çevirdi ve bu ülkenin bütün geleceğini zehir etmek istedi" iadelerini kullandı.

 

'Hükümetin Kürt halkına özür borcu var'

 

Baydemir, darbe girişimin halkın ve siyasi partilerin ortak tavrı nedeniyle başarısız olduğunu da ifade etti. Baydemir, Türkiye'nin büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğunun altını çizerek, şunları söyledi: "Daha büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. İnatla, ısrarla ülke mevcut iktidar tarafından bir iç savaşa sürükleniyor, gerçekler halı altına süpürülmek isteniyor. İşte gerçeklerin söylenme vakti gelmiştir. Eğer gerçekten darbeye karşıysanız o halde tecridi kaldırmanız gerekiyor. Çünkü sizin Sayın Öcalan'a bir özür borcunuz var.  Hükümetin Kürt halkına özür borcu var. Kürt halkı darbecilere, savaş çığırtkanlıklarına direnirken, siz Kürt halkını 'vatan haini' ilan ediyordunuz. Bakın görün sizin kahraman ilan ettikleriniz nasıl sivil halkı katlediyor, Meclisin çatısına nasıl bomba bırakıyor" dedi.

 

'Bu siyaset 180 yıl geçse kazandırmayacak'

 

Sözlerinin devamında tecridin barışa karşı bir darbe olduğunun altını çizen Baydemir, Türkiye'nin içerisinde bulunduğu girdaptan çıkmak için önündeki engelleri kaldırması gerektiğini vurguladı.

 

Baydemir, "Bunlardan bir tanesi Suriye politikası ve Suriye politikası özgüllüğünde Kürtlere uygulanan düşmanlıktı. Eğer siz Suriye politikanızdan vazgeçerseniz, Kürt halkına düşmanlıktan vazgeçerseniz. Zaten bu girdaptan çıkılmış olacak.  Şu anda acil ihtiyaç duyduğumuz silahlı çatışma, ölüm gözyaşı değil, çatışmasızlıktır. Çatışmasızlığı sağlayacak tek kapı da Sayın Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılmasıdır. Tecrit, barışa karşı bir darbedir. Tecride karşı buradayız. Eğer 'darbeye hayır' diyenler samimi ise tecride de hayır demeliler. Darbeye zemin olan çatışmaya da hayır demelidir"  dedi.

 

 AKP'nin Kürt halkının iradesine dönük yok sayma çabalarının sona ermesi gerektiğini de ifade eden Baydemir, "Şimdi de Anayasa'yı HDP'siz yazmaya çalışıyorlar, Meclis'in dışına atmaya çalışıyorlar. Biz TBMM çatısının halkların ortak çatısı olması için çalıştık fakat şuan uygulanan siyaset, Kürt düşmanlığı siyasetidir. Bu siyaset, 80 yıldır bu ülkeye kazandırmadı 180 yıl geçse yine kazandırmayacaktır" şeklinde konuştu.

 

Baydemir'in konuşması sonrası süren nöbet eylemi gece yarısına doğru yarın yeniden buluşmak üzere sona erdi.

 

(kaynak:diha)