HDP Batman Milletvekili Mehmet Ali Aslan'ın kayyum atamaları öğretmenlerin görevden alınmaları ile ilgili meclis basın açıklaması yaptı
1 Eylül’de yayınlanan OHAL KHK’si ile Görevden İhraç Edilenler (FÖTE/PDY Kapsamında)
1 Eylül’de yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname ile 28 bin 163’ü Milli Eğitim Bakanlığında Öğretmen 2.346 üniversitelerde öğretim elemanı kamu görevinden ihraç edildi. Bu ihraçlarla:

• Darbe girişimi ve paralel yapı ile ilişkisi somut bir şekilde ortaya konulmadan, yargılama aşamasında değerlendirilecek olan somut delil tartışması yapılmadan, adli ve idari soruşturma süreçleri sağlıklı bir şekilde işletilmeden 1,5 ay gibi kısa bir sürede binlerce kamu çalışanı suç isnat edilerek görevden ihraç edildi.
• Darbe girişimi ve paralel yapılanma ile somut ilişkisi olmayan çok sayıda isim sadece Bank Asya’da hesabı var diye, cemaate yakın olduğu iddia edilen sendikalara üye olduğu için vb. nedenler ile ihbarlara dayandırılarak görevden alınmıştır.
• Savunma hakkı ve masumiyet karinesi ihlal edildi. Kişilerin en temel hakkı olan savunma yok sayıldı.
• İsimler hukuki süreçlere göre değil istihbarat fişlemelerine (ki anayasal suçtur), ihbarlara ve yönetim kademesindekilerin keyfi tutumlarına göre belirlendi. (Keyfiyete en somut örnek Anakara Üniversitesinde görevden ihraç edilen ve cemaatle hiçbir ilişkisi olmayan barış yanlısı demokrat öğretim elemanlarının rektörün kişisel tutumu sonucu ihraç listesine eklenmesi gösterilebilir)
• Cemaatle ve darbe ile hiçbir şekilde ilişkisi olmayan çok sayıda aktivist, muhalif, demokrat kimliğinden, siyasal düşüncesinden yaşam tarzından vb. nedenlerden dolayı görevden alınmıştır. 116 Eğitim Sen’li öğretmen ve 35 muhalif öğretim elemanı bu kapsamda görevden alınmıştır. Eğitim Sen Adıyaman şube başkanı ve yönetim kurulunun tamamı, Eğitim Sen Bingöl, Bitlis, Antep, Dersim Mardin ve Batman şube başkanları FETÖ ya da PDY ile hiçbir ilişkisi olmadığı tüm kamuoyunun bilgisi dâhilinde olmasına rağmen meslekten ihraç edildiler.

8 Eylül’de 11.301 Öğretmenin Açığa Alınması
Başbakan’ın 4 Eylülde Diyarbakır’da yaptığı konuşmada 14 bin öğretmenin açığa alınacağını söylemesinin ardından 8 Eylül’de 11.301 öğretmenin açığa alındığı bakanlık tarafından duyuruldu.
Açığa alınanların sendikalara dağılımı incelendiği zaman hedefin Eğitim Sen olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Açığa alınanların %90’nı Eğitim Sen üyesidir.
• KESK’e bağlı Eğitim Sen üyesi 9.843 öğretmen
• Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen üyesi 51 öğretmen
• Birleşik Kamu-İş’e bağlı Eğitim-İş üyesi 40 öğretmen,
• Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen üyesi 4 öğretmen,
• Özgür Eğitim-Sen’e bağlı 4 öğretmen,
• Cihan-Sen’e bağlı Aktif Eğitim Sen üyesi 1 öğretmen açığa alındı.
• Açığa alınanlarda hiçbir sendikaya üye olmayan ise 1.358.
Hangi ilde kaç öğretmen açığa alındığı tebliğlerin tamamı gerçekleşmediği için tam olarak belli değil. Fakat basına yansıyan ve sendikalara ulaşan bilgilere göre aşağıdaki sayılar ifade edilebilir.
• Diyarbakır' da 4314 öğretmen
• Mardin' de 1780 öğretmen
• Batman' da 960 öğretmen
• Hatay’da 960 öğretmen
• Van' da 750 öğretmen
• Şanlıurfa' da 466 öğretmen
• Adıyaman' da 462 öğretmen
• Gaziantep' te 407 öğretmen
• İstanbul’da 216 öğretmen
• Muş' ta 155 öğretmen
• Elazığ' da 99 öğretmen
• Bitlis' te 97 öğretmen
• Siirt’te 52 öğretmen
• Artvin’de 42 öğretmen
• İzmir’de 20 öğretmen
• Dersim' de 504 öğretmen açığa alındı. Halkın öğretmenleri güçlü bir şekilde sahiplenmesi ve oluşan kamuoyu baskısı nedeni ile açığa alınan öğretmenlerin 416’sı göreve iade edildi. 85 öğretmen ise hala sendikal faaliyetlerinden dolayı açıkta.
Not: Bakanlıktan tam rakamlar talep edilebilir.
8 Eylül’de Açığa Alınan Öğretmenler Neden ve Nasıl Belirlendi?
Hukukun açıkça ayaklar altına alınarak bu listelerin siyasi saikler ile oluşturulduğu belirtilebilir. Bununla beraber Başbakanlık tarafından 17.02.2016 tarihli, 2016/4 sayılı, “Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları” Konulu bir genelge yayınlandı. Bu genelge yayınlandıktan sonra kamuda fişleme döneminin de başladığı belirtilebilir. Bununla birlikte öncelikli olarak bu listelerin sendikal eylem ve faaliyetlere katılanlar olduğu belirtilebilir. Bu kapsamda özellikle Emek Örgütlerinin ortak bir şekilde Ankara Katliamını protesto için 12 ve 13 Ekim’de, Sokağa çıkma yasakları ve yaşanan ölümleri protesto etmek için ise 29 Aralık’ta yaptıkları iş bırakma eylemlerine katılanların belirlendiği söylenebilir. Sendikada aktivist olan birçok kişinin de özellikle hedef haline getirildiği belirtilebilir.
Kamu görevlilerinin, sendikalarının aldığı kararlar doğrultusunda toplu eylem hakkına sahip oldukları; uluslararası sözleşmelerde, Anayasa ve mahkeme kararlarında hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde tanınmaktadır. Bu konuda çok sayıda AİHM, Anayasa Mahkemesi, Danıştay ve idari yargı kararı bulunmaktadır. Sendikal faaliyetler Anayasa 90. maddenin bir gereği olarak; 87, 98 ve 151 sayılı ILO Sözleşmeleri, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 11. maddesi, Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı’nın ‘Toplu pazarlık yapma ve eylem hakkı’ başlıklı 28. Maddesi ile açıkça güvence altına alınmıştır.
Sendikal faaliyetler dışında birçok öğretmenin de özel hayatları, kişisel sosyal hesapları, yaşam tarzları, siyasal görüş ve düşünceleri üzerinden yapılan fişlemeler sonucu açığa alındıkları belirtilebilir.
Açığa alınan bu öğretmenler bilimsel, laik, demokratik, çoğulcu eğitimin savunucularıdır. AKP bu uygulama ile aynı zamanda eğitim camiasından bu düşünceleri de tasfiye etmek istiyor. Kendi siyasal kodları üzerinden yeni bir toplum inşa etmek istiyor. Bu anlamda bu hukuksuz uygulamayı 2012’de başlatılan 4+4+4 sisteminin bir devamı olarak ta okumak mümkündür. Açığa alınan öğretmenlerin tamamı AKP ideolojisine karşı çocuğun üstün yararı ilkesi ve aydın olma sorumluluğu ile evrensel değerlere sahip çıkan eğitimcilerdir.
Bu durum aynı zamanda bölgede yerli öğretmenlerin, Kürt öğretmenlerin tasfiyesini ve yeni bir asimilasyon süreci olarak ta okunmaktadır. Bu politika Türkiye halklarını bir arada tutan toplumsal fay hatlarına da büyük zarar vermektedir.

Sonuç
• Sendikal eylemler hedef alınmaktadır. Özellikle Eğitim Sen’in çökertilmesine yönelik bir politikadan söz edilebilir.
• İhraç edilen ve açığa alınan öğretmen sayısı 40 binin üzerinde. 2016-2017 eğitim öğretim yılı yaklaşık 1 milyon öğrencinin öğretmensiz olduğu koşullarda başladı.
• Bakanlığın resmi açıklamasına göre 65 bin olan öğretmen açığına 40 bin de ihraç edilen ve açığa alınan öğretmenler eklenince öğretmen açığı 100 binin üzerine çıktı.
• Dersim’de açığa alma nedeni ile diğer illerde açığa alma nedeni aynı olmasına karşılık bir ildeki öğretmenlerin göreve iade edilmesi diğer illerdeki öğretmenlerin ise hala açıkta olması hukuka açıkça aykırı ikili bir uygulamadı. Aynı şekilde 29 Aralık eylemine katılanlara batıda (Örneğin Ankara’da) aylıktan kesme cezası verilmesi, Kürt illerinde 9 ay sonra açığa alma işlemi gerçekleştirilmesi de çelişkili uygulamalardır.
• Gerek 1 Eylül’de yapılan ihraçlar gerekse 8 Eylül’de yapılan açığa almalar çok ciddi mağduriyetler oluşturmuş durumda. Aileler ekonomik krize sürüklenmiş durumda.
• Görevden almalar kadrolaşma için AKP’ye muazzam bir zemin oluşturmuştur. Yapılan ilk icraatlardan biri mülakat ile sözleşmeli öğretmenliğin OHAL KHK’si ile yasalaştırılması olmuştur.
• Cumhurbaşkanının “At izi it izine karıştı” çıkışı, FETÖ/PDY kapsamında yapılan ihraçlardan dolayı AKP içinde ve milli cephede oluşan ciddi rahatsızlıklar sonucu bir gündem saptırma, gündem değiştirme olduğu da ifade edilmektedir.
Talepler
• 8 Eylül’de açığa alınan öğretmenlerin derhal görevlerine iade edilmesi.
• 1 Eylül’de ihraç edilen öğretmenlerden darbe girişimi ile somut ilişkisi olmayan tüm öğretmenler görevlerine iade edilmelidir.
• Yürütülecek inceleme ve soruşturmaların tamamının hukuk kuralları çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
• Sendikal faaliyetlerin suç olarak değerlendirilmesinden vaz geçilmeli. Sendikal eylemleri nedeniyle açığa alınan tüm eğitim emekçileri, ayrım yapmaksızın en kısa sürede görevlerine iade edilmelidir.
• Sokağa çıkma yasakları derhal kaldırılmalı. Bu bölgelerdeki öğrencilere yönelik pozitif ayrımcılık ilkesi temelinde eğitim öğretim seferberliği başlatılmalıdır.
• Öncelikli olarak bölgedeki öğretmen açığı sorunu gidermek için tekrar gündeme uygulamaya konulan sözleşmeli öğretmenlik uygulamasından vaz geçilmelidir. Çünkü bu yöntem daha önce denenmiş, yeni sorunlar yaratmaktan başka sonuç vermediği görülmüştür. Bölgedeki öğretmen sorununu çözmenin en temel adımı öncelikli olarak barışın tekrardan tahsisidir. Bölgede barış ve demokrasi iklimin güçlenmesinin öğretmen açığı sorununu büyük oranda çözeceği unutulmamalıdır.
• Kamuda siyasi kadrolaşma uygulamalarına son verilmeli, kamu istihdamında torpil ile eş anlamlı hale gelen mülakat yerine, liyakat ilkesi benimsenmelidir.
• Bilimsel, laik, demokratik ve çoğulcu eğitim ilkelerinden asla taviz verilmemelidir. Anadili temelli çokdilli eğitim uygulaması derhal hayata geçirilmelidir.
• Mekân, kimlik, siyasal düşünce, yaşam tarzı, özel yaşam vb. farklılıklardan hareket ile yapılan her türlü ayrımcılık ve baskılara son verilmeli bunlar ile etkin mücadele edilmelidir.
Diyarbakır
8 Eylül’de Diyarbakır’da 4.314 öğretmen açığa alındı. Diyarbakır’daki öğretmenlerin ¼ ü açığa alınmış durumda.
Diyarbakır Anadolu Lisesi, Mevlana İlkokulu, Hantepe Eğitim Şehitleri İlkokulu, Birlik Lisesi başta olmak üzere Diyarbakır’da birçok okul neredeyse tamamen öğretmensiz. Eğitim öğretim birçok okulda başlamamış.
Aynı aileden 12 öğretmenin, 7 öğretmenin açığa alındığı, eşlerin birlikte açığa alındığı çok sayıda örnek var. Büyük bir mağduriyet ve belirsizlik söz konusu. Bu kişilerin birçoğunun bankalara kredi borçları var. Sendikal faaliyete katıldıkları gerekçesi ile bu öğretmenler sadece cezalandırılmak ile kalmıyor aynı zamanda ekonomik ve sosyal olarak öldürülüyorlar. Birçok öğretmenin stresten kaynaklı erken doğum yaptıkları belirtiliyor.
20 Eylül 2016’da düzenlenen operasyon ile 24 öğretmen gözaltına alındı. Aralarında 10 gün önce doğum yapmış Songül Kartal’ın da bulunmaktadır. Daha önce de birçok öğretmen “Öğretmenime dokunma” tişörtü giydikleri gerekçesi ile gözaltına alındı.
Sur’da 5 okul kullanılmaz halde. Sokağa çıkma yasaklarının ilan edildiği yerlerdeki öğrencilerin akıbeti tam olarak bilinmiyor.
Hakkâri
8 Eylül’de Hakkâri’de açığa alma olmadı.
Hakkâri’de 1500’e yakın öğretmen açığı var. Ek ders karşılığı öğretmen görevlendirmeleri yapılmamış durumda. Merkez köylerdeki tüm öğretmenler görevlendirme ile il merkezine çekilmişler. Köylerin büyük bir kısmında fiili olarak eğitim yapılmıyor. 10 Ekim’de sözleşmeli öğretmen alımları bekleniyor. 10 Ekim’e kadar ne olacağı konusunda ise il milli eğitim müdürlüğünün bir planlaması olmadığı aktarıldı.
Yüksekova’da sokağa çıkma yasakları sürecinde yaşanan yıkımda 7 okul kullanılamayacak hale geldi. Bu okuldaki öğrenciler diğer okullara taşınıyor. Sınıflar çok kalabalık ve koşullar nitelikli bir eğitimin sağlanmasına elverişli değil.
Şırnak
8 Eylül’de Şırnak’ta açığa alma olmadı. Fakat öncesinde çok sayıda Eğitim Sen üyesi sendikal faaliyetlerinden dolayı açığa alınmış durumda.
Şırnak’ta sokağa çıkma yasağı hala devam ediyor. Eğitim öğretim başlayamamış durumda. Merkezdeki yaklaşık 32 bin öğrencinin akıbeti tam olarak bilinmiyor. Ailelerin birçoğu yasak kaldırılacak diye çocuklarını okullara kaydetmemiş. Göç eden öğrenciler için gittikleri yerlerdeki okullarda misafir öğrenci butonu açılmış durumda. Faka bu 32 bin öğrencinin şu an kaçının bu şekilde eğitim öğretime devam ettikleri yönünde somut veriler bulunmamakta.
İl dışı atamalar ile çok sayıda öğretmen il dışına ataması hali hazırda öğretmen açığı bulunan ilin öğretmen açığını çok daha fazla artırmış durumdadır.
www.gaphaberleri.com

