ABD Başkanlık seçimlerini kazanan Trump, yönetimi  20 Ocak 2017'de  Barack Obama’dan devralacak.

 

O güne kadar da hem kabinesini oluşturacak, hem de uygulamaya koymayı planladığı iç ve dış siyasetini şekillendirmeye çalışacak.

 

Trump, seçim çalışmaları sırasında başkan olursa izleyeceği politikanın ipuçlarını vermişti.

 

Peki Donald Trump’ın başkan seçilmesi Türkiye ile ABD arasındaki ilişkileri nasıl etkilecek?

 

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, HDP İstanbul Milletvekili Celal Doğan ve CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur, Trump’ın seçilmesini Rûdaw’a değerlendirdi.

 

 

 

 

“Trump’ın seçilmesi önemli bir fırsat”

 

Yasin Aktay: Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler partilerin tutumundan fazla etkilenmiyor. Kalıcı, stratejik ilişkilerimiz var çünkü. Doğrusunu söylemek gerekirse halihazırda ABD’nin bölgede uyguladığı siyeset ve politikası bizi çok da memnun etmiyordu. Bölgede olumlu sayılabilecek bir politikaları da olmadı. Tam tersine hem FETÖ’ya karşı izledikleri politika hem de PKK ve YPG’yi alenen desteklemelerini olumlu bulmuyoruz. Bu durum bizimle olan siyasetlerinde ciddi bir hasara yol açmıştı. Obama çok büyük beklentilerle geldi ancak o beklentileri karşılayamadı.Trump’ın Türkiye ile yeni bir sayfa açacağını umuyoruz. Obama’nın yarattığı o hasarı Trump’ın onarmasını bekleyeceğiz. Bu yüzden Trump’ın seçilmesini önemli bir fırsat olarak değerlendiriyoruz.

 

 

 

“Trump Erdoğan’ı hatırlatıyor”

 

Melda Onur: Türkiye ile ABD ilişkilerinin bundan sonra nasıl seyir alacağını bence şu anda ne Türkiye biliyor, ne de ABD biliyor. 200 yıldır devam eden bir Amerikan devlet yapısı var. Açıkçası bunun çok da değişeceğini sanmıyorum. Onların yine Ortadoğu politikaları devam edecektir. Yapısı itibariyle yeni gelen başkan biraz bizimkini hatırlatıyor. Birbirlerine çok benzeyen insanlar çok anlaşamazlar. Farklı bir diyalog geliştirecekler. ABD ve dünya genelinde artık halkları kucaklayan bir siyaset, bir tavır göremiyoruz ne yazık ki. Bu bizim açımızdan üzücü bir durum. Bu durum “balkon konuşmalarına” yansısa da gerçeğe çok yansımıyor. Trump, seçildikten sonra yapmış olduğu konuşmayla bu oyları almadı. Bunu hepimiz biliyoruz. Genel gidişat açısından bu durum bence çok endişe verici.

 

 

 

"Amerika politikası şahsa bağlı değil”

 

Celal Doğan: Amerika’daki dış politika öyle şahıstan şahısa değişmez. Ortadoğu ülkeleri gibi bu durum bir kişiye bağlı değil. Bizim gibi Ortadoğu ve az gelişmiş ülkelerde kişiye bağlı olarak politika yapılır. Ancak Amerika’nın politikası kurumsallaşmış, yani devletselleşmiş bir politika. Seçim sırasında söylemler farklı olabilir. Ama Amerika’nın ortaklarıyla her zaman ki gibi menfaatleri sözkonusu olur. Dış politika çıkarlar üzerine işler. Bu Trump da olabilir, Clinton da olabilir, durum değişmez. Ancak Trupm ile Clinton arasında tek fark var. Trump’ın yabancı düşmanlığı söz konusu. Trump meseleye pragmatik bir tüccar gibi yaklaşıyor. Bu doğru bulmadığımız bir şey. KAYNAK:RÜDAW