Şanlıurfa E Tipi Kapalı Cezaevinde Yaşanan İnsanlık Dramı Görmezden Gelirmekte
Şanlıurfa cezaevinin bitmeyen sorunları her geçen gün artmaktadır. Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını inceleme komisyonu, Baromuzun cezaevi izleme komisyonu,insan hakları savunucuları,sivil toplum kuruluşları ve hürriyetinde yoksun kalanların yakınları tarafından yapılan onlarca açıklama ve eylemler maalesef mevcut cezaevine somut ve kalıcı bir çözüm henüz bulunmuş değildir.
Baromuz, 13/04/2011 tarihinde yapmış olduğu basın açıklamasında Şanlıurfa E Tipi kapalı cezaevinin şartlarının insani ve vicdani olmadığı yönünde uyarı yapmıştı.Uyarının hemen akabinde iki ay sonra ,16/06/2011 günü tutuklu ve hükümlülüler yatacak yer bulamadıklarından ve cezaevi koşullarından şikayet edip,koğuşları ateşe vermişti. Petrol türevinden üretilen süngerlerin aniden ateş alması sonucu ortalığa yoğun bir dumanın yayıldığı,bunun neticesinde 3’ü hükümlü 10’u tutuklu olmak üzere 13 kişi yaşamını yitirmiştir.

Sözkonusu olay sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları İnceleme Komisyonu 19.06.2012 tarihinde cezaevinde incelemelerde bulunmuş.İncelemede bulunan heyet ‘’Şanlıurfa E Tipi Ceza İnfaz Kurumu’nda kapasite fazlası tutuklu ve hükümlü barındırdığı. Kapasite sorunu ile bağlantılı olarak sosyal faaliyet için alan ayrılamaması, sağlık hizmetlerinin aksaması, koğuşlara verilen su miktarının ve personel sayısının yetersiz kalması gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. Bu sorunların çözümü adına nakillerin yapılması olumlu görülmüştür. Fakat kalıcı çözüm için inşaatı süren binaların en kısa zamanda kullanıma sunulması gerektiği’’ rapor haline getirmişlerdir.
Yıllarca bu cezaevinin şartlarını yetkililerle paylaşmamıza rağmen herhangi bir iyileştirme yapılmış değildir.Mevcut sorunlara çözüm bulunmamakla birlikte,sorunlar her geçen gün artmaktadır.Cezaevinde yapmış olduğumuz incelemede,tutuklu ve hükümlülerle yapmış olduğumuz görüşmelerde, sağlıksız yemeklerden,cezaevinin yeterince ısıtılmamasından,yeterince banyo yapamadıklarından ötürü,salgın hastalıklar başladığından şikayet etmektedir mahkumlar.Mahkumların çoğu cezaevinin soğuk olmasından dolayı hasta olmuştur.Koğuşlara haftada 2 gün ,3’er saat su veriliyor.Bu bağlamda her mahkuma 2-3’er dakika ihtiyaç süresi düşüyor.Cezaevinin kapsitesi 600 kişilik olmasına rağman kapasitesinin üstünde 1000’ e aşkın mahkum kaldığından dolayı mahkum ve tutukluların çoğu bu soğuk havalarda, yerde beton zemin üzerinde uyumaktadırlar.
Unutulmamadır ki, hürriyetinden yoksun bırakılanların insan onuruna asgari koşullarda yaşama hakları vardır.Hiç kimse işkenceye gayrii insani yahut haysiyeti kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulamaz.Adalet bakanından katlanılmaz koşullara acil çözüm bulmasını umuyoruz.
Şanlıurfa Barosu İnsan Hakları Komisyonu Genel Sekreteri
Av.Murat Aydeniz

