Güneydoğu anadolu bölgesi'nde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, başsağlığı dileklerini 3 gün boyunca taziye evlerinde kabul ediyor.
Yoğun göç ve kentleşmenin ardından geniş aile yapıları nedeniyle taziyelerin apartman dairelerinde gerçekleştirilmesinde yaşanan sıkıntı taziye evleri ile gideriliyor
Sivil toplum örgütleri, hayırseverler ve belediyeler tarafından yıllar önce yapımına başlanan taziye evlerinin sayısında hızlı artış yaşanıyor.
Şanlıurfa başta olmak üzere bölgede genelinde erkekler için yüzlerce taziye evi yapılırken, ziyaretçileri ağırlamada bu mekânların sağladığı büyük rahatlık nedeniyle kadınlar için de taziye evi oluşturulmaya başlandı.
Başsağlığı dileğinde bulunmak üzere gelen herkes içerideki toplulukla vefat eden için fatiha okurken, taziye sahipleri, acılarını paylaşmaya gelenlere 3 gün boyunca çay ve mırranın yanı sıra yemek ikramında bulunuyor.
Köylerde vatandaşların daha çok cami avlusunda taziyeleri kabul ettiğini, hem nüfus artışı hem de göç dalgası sonucu apartman dairesinde bu gelenek sürdürülemez hale geldi
Kent yaşamında bu sorunu çözebilmek için iyi bir uygulama olarak taziye evlerinin ortaya çıkması ve giderek yaygınlaşması bölgede acının paylaşım yerleri olarak işlev görüyor
Geniş aile ve feodal yapı nedeniyle bölgede, taziyelerin kalabalık olması dayanışma duygusunu geliştiriyor ve acıların paylaşılmasını sağlıyor. Genellikle birbirini tanıyan insanların taziyesi aynı yerde yapılıyor.
Haber:SADIK TURAN

