Ezilenlerin Hukuk Bürosu, Açılım Hukuk Bürosu ve Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından oluşan "Rojava Devrimi için Avukat Dayanışması", bir dizi inceleme ve temaslarda bulunmak üzere 5-15- Ocak tarihleri arasında yapacakları Rojava ziyaretine ilişkin İHD İstanbul Şube binasında basın toplantısı düzenledi. Toplantıya, Ezilenlerin Hukuk Bürosu avukatlarından Özlem Gümüştaş, Açılım Hukuk Bürosu avukatlarından Kemal Toraman ve Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından İbrahim Bilmez katıldı.
5-15 Ocak tarihleri arasında Rojava ziyareti
Hazırlanan ortak basın metnini avukat Özlem Gümüştaş okudu. Gümüştaş, konuşmasına Kobanê'de direnirken yaşamını yitiren Arin Mirxan, Suphi Nejat Ağırnaslı, Vahap Güven, Aziz Ürselendi, Kader Ortakaya ve Selahaddin Adın'ı anarak başladı. Rojava'nın Suriye'de tüm halkların geleceği bakımından demokratikleşme ve özyönetim üzerine kurulu bir toplumsal sistem inşa etmeye çalıştığını belirten Gümüştaş, bu sisteme dönük her türlü iç ve uluslararası saldırganlığa karşı savunma ve güvenlik alanları ve yapılanmalarının oluştuğunu söyledi. Türkiyeli hukukçular olarak, savaşın yarattığı yıkım ve ihlalleri, Rojava'da oluşan özerk-demokratik durum ve halkçı yapılanmayı ve bunun hukuk ve insan hakları boyutunu yakından takip ettiklerini dile getiren Gümüştaş, bu sebeple tüm bu yaşananları yerinde incelemek üzere 5-15 Ocak tarihleri arasında uluslararası hukuk kurumları ve hukukçuların da katılacağı bir heyet ile Rojava'ya gideceklerini ifade etti.
'Kadın hakları yönünde incelemeler yapacağız'
Gümüştaş, Rojava'da kadının siyasi ve toplumsal yaşama katılımı, öz savunma içinde yer alam süreçleri bakımından atılan adımları devrimsel nitelikte kazanımlar olarak gördüklerini söyleyen kadının toplumsal gelişimi ve konumu, kadın özgürlük mücadelesi ve kadın hakları yönünde incelemeler yapacaklarını da kaydetti. Türkiyeli hukukçular olarak Rojava devrimini ve kazanımlarını sahiplendiğini ifade eden Gümüştaş, "Coğrafyamızdaki insan hakları ve özgürlükler mücadelesi açısından da önemli bir akıl ve pratik olarak görüyoruz. Bu bakımdan yapılacak görüşmeleri ve varacağımız sonuçları önemsiyor, ziyaret sonrası hukuk kamuoyu başta olmak üzere demokratik kamuoyu il paylaşma amacı taşıyoruz" diye konuştu. Rojava'ya yapacakları ziyaretlere ilişkin bilgiler veren Gümüştaş, şunları söyledi: "Hukukçuların başta Suruç olmak üzere binlerce Kobanêli'nin, Ezidi'nin kaldığı kamplarda oluşan fiili "göçmenlik" durumuna, kamplarda yaşayanların özlük hakları ve güvenlikleri için müdahil olma sorumluluğu bulunuyor. Rojava Devrimi'ni boğmak ve Suriye'de yayılmacı politikaları için IŞİD çetesini destekleyen AKP'nin içteki saldırı hazırlığı olan İç Güvenlik Paketi'ne karşı çıkmak, Rojava ile dayanışma hareketlerini sahiplenmek en başta biz özgürlükçü savunmanların görevi oluyor. IŞİD'in bomba yüklü aracını Mürşitpınar Sınır Kapısı'ndan geçirip, Kader Ortakaya'yı sınırdan ilk adım atışında vuran ordu ve hükümete kent ve sınır güvenliğini, yaşama hakkını sormak, 6-8 Ekim boyunca Kobanê ile dayanışma içinde oldukları için bugün tutsak olan yüzlerce insanımızın özgürlük mücadelesini vermek de aynı görev dahilinde bulunuyor. Ve coğrafyamızın yoksul emekçi halklarının, ilerici, devrimci, sosyalist güçlerin aylardır yaptığı gibi kamplarda bulunan binlerce insana eşya, yiyecek yardımı göndermek, bunun için sayısız kampanya örgütlemek, yaralıların tedavisi için sorumluluk üstlenmek bizim de görevimizdir."
Rojava ile dayanışma çağrısı
Herkese Rojava ile dayanışma çağrısında bulunan Gümüştaş, "Coğrafyamızın aydın onuru ve aklını Filistin direnişine katılım ve sahiplenmeden, Irak'taki işgale karşı antiemperyalist mücadeleden biliyoruz. Aynı aydın bilinci ve dinamiğini bir halk ayaklanması olan Gezi'den tanıyoruz. Başta kendi meslektaşlarımız olmak üzere o aydın onurunu, yaratıcı aklını eyleme, göreve çağırıyoruz" dedi. Gümüştaş'ın ardından söz alan Avukat Kemal Torun, Rojava ziyareti için uluslararası bir heyet oluşturulacağını, Hollanda, İtalya, Almanya ve İsviçre'de ile Brezilya, Filipinlerden de katılımın sağlanabilmesi için girişimlerin sürdüğünü dile getirdi. Son olarak konuşan Avukat İbrahim Bilmez ise programın henüz netleşmediğini, ancak Cizîre Kantonu'na gidebileceklerini söyledi. diha

