Şanlıurfa Belediyespor’un eski profesyonel futbolcularından Ahmet Keskin, Şanlıurfaspor’un küme düşmesini kendi Facebook adresinde değerlendirdi.  Kulüp yöneticilerine, ‘Bir şehrin hayali yok oldu gitti. Eseriniz ortada. Nasıl koyacaksınız rahatça yastığa başınızı. Afakanlar rahat bırakır mı?’ sorusunu yöneltti.

Urfalı eski stoperin görüşleri şöyle:

‘’Bir il düşünün dostlar yıllarca suya hasret yaşadı. Sabırla bekledi topraklarının kana kana su içeceği zamanları ve bir takım düşünün yıllardır Süper lige hasret kaldığını. Yanımızda yamacımızdaki iller birer birer tattılar bu sevinci.. Biz hep yaya kaldık. Hep eksikti bi tarafımız. Neyimiz eksikti bilinmez. Paramız var, imkanlarımız var, potansiyel var. Varda var ama eksikti bir şeyler. Belkide tecrübe ve deneyimlerimiz eksikti. Ehil kişiler uzaklaştırıldı bu işten. Maalesef siyaset, rant ve benlik duygusu aldı başını gitti.

 

Bir takim düşünün her yıl tüm takımlardan daha fazla para harcayıp yılda en az 4 veya 5 hoca değiştiren, her yıl onlarca kokuşmuş sporcular getiren ve maalesef Türkiye spor camiasında Urfa’yı çiftlik gibi gören hoca sporcular ve menejerler. Buna çanak tutan bir yönetim. Evet dostlar, Süper lige çıkma hayali yaşarken yanlış politika sonucu bile bile küme düşmeye lades diyen idareci ve yönetim.. Evet dostlar, bulunduğumuz yeri bile muhafaza edemedik maalesef. İçim kan ağlaya ağlaya izledim maçı. Diğer maçların sonucuna mı bağlıydı kaderimiz, olmaz olsun. Urfa ruhu bunu asla kabul etmezdi edemezdi. En çok neye üzüldüm biliyor musunuz; yıllık kombine bilet alan esnaf kardeşime..

 

Hamallık yapıp maça gelen hemşehrilerime, seyyar satıcılıkla geçimini sağlayan, çoluk çocuğunun rıskını bilete verip Urfaspor aşkıyla tutuşan taraftarıma yanıyorum. İnanın en çok onlar kahroldu. Evet dostlar, bu cenaze bizim. Hep beraber kaldıralım naaşımızı.. Başarısızlık hepimizin.. Hep beraber küme düştük. Dostlar beceremedik maalesef.. Tugay’la, Ünal Karaman’la, Ogün’le selfie yapan yönetimdeki dostlar size sesleniyorum; Onlar kendini çok iyi bilirler. Kendi konumunuzu koruyamadınız. Ey Urfasporun kaderi eline verilenler, en çok sizlerin çorbada tuzunuz var. Spora siyaseti karıştırdınız. Bir gündem uğruna elinizdeki siyasi gücünüzü size uzak olan bir işte kullandınız ve sonuç ortada. Umarım bu camiaya büyük bir ders olur.

 

Herkes şapkasını önüne koyacak mı? Acaba öz eleştirisini yapıp gece yastığa rahat bir şekilde koyabilecek mi başını? Vebal ağırdır. Herkes kaldıramaz bu dertle yaşamayı. Siz seçtiniz. Dünyanın en zor işidir vebal almak. Sizlere acıyorum…. Eseriniz ortada tarih sizi asla affetmeyecektir.. Kıyametin küçük alametleri zuhur etmiş durumda. Yine ehil olmayan kişiler işin başına geçecektir. Urfaspor’un gücünü siyasette kullanmaya çalışan zavallılar, sizinle birlikte bir şehrin hayali yok oldu gitti. Eseriniz ortada. Vicdanınız varsa nasıl koyacaksınız rahatça yastığa başınızı. Afakanlar rahat bırakır mı sizi?

 

Aslında düşünüyorum da suçun büyüğü bizlerde. Ey Urfa halkı, çok çabuk aldık omuzlara birilerini. Çok çabuk aldandık. Bir çiçekle baharın gelmeyeceğini bilmeliydik. Hep saman alevi misali parladık ve söndük sonunda. Ligin uzun maraton olduğunu unuttuk, çok çabuk kandık dostlar ve tutunamadık. Değerinden çok değer verdik, birilerine başımıza taç ettik hiç yoktan ve akıbetimiz bu oldu: Aynası iştir kişinin misali… Hadi bakalım ey Şanlı taraftar, değerinden fazla değer verdiğini al omuzlarına bakalım. Ey siyasetçi gir bakalım bilmediğin anlamadığın işin içine ve öğün eserinle.. Bak karnene sınıfta kaldın. Var mı delikanlı gibi çıkıp ortaya evet yanlış yaptık diyebilen.. Suçunu, eksikliğini hatasını kabul eden çıkmaz. Başarı varsa biz varız çünkü. Biz iyi gün dostuyuz. Peki ağam suç kimde… Yürek ister o da sadece ciğercilerde var.”

(URFA-RUHAAJANS)