Edremit Belediyesi'nin, kıyı şeridinde bulunan ve Karayolları, DSİ, Su Sporları Müdürlüğü gibi resmi kuruluşlarca kapatılan alanların halka açılmasına ilişkin aldığı karar, Edremit Kaymakamlığı tarafından mahkemeye taşındı.

 

Van'ın Edremit Belediyesi'nin, ilçede kıyı şeridinin en uygun alanlarının Karayolları, DSİ, Su Sporları Müdürlüğü gibi resmi kuruluşlarca kapatılmasına ilişkin, halktan gelen yoğun şikayet ve talepler üzerine söz konusu sosyal tesis alanların halka açılmasına ilişkin verdiği karar, Edremit Kaymakamlığı tarafından mahkemeye taşındı. Belediye Meclisi'nin Ağustos ayı içinde aldığı kararın kaymakamlığa ulaşması ardından, kaymakamlık, "Kararın hukuki bir değeri yoktur. Karar hukuki kabul edildiği takdirde telafisi mümkün olmayan mağduriyet ve karışıklıklara sebep olacaktır" gerekçesiyle Van 2. İdari Mahkemesi'ne başvurdu.

 

'Sahil işgal edilerek halka kapatılmış'

 

Anayasa'nın 43'üncü maddesiyle kıyılardan yararlanma hakkının anayasal güvence altına alındığına işaret eden Edremit Belediyesi Eş Başkanı Abdulkerim Sayan, deniz, göl, akarsu kıyılarıyla deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeridinden yararlanmada öncelikli kamu yararının gözetileceğine hükmedilmesine rağmen, birçok resmi kurum kuruluşunun Van Gölü sahilini kamp, sosyal tesis adı altında işgal ederek, halka kapattığını söyledi. Sayan, halkın hak gaspına karşı söz konusu yerlerin halka açılmasına ilişkin belediye meclisinin oy birliğiyle aldığı kararın Edremit Kaymakamlığı tarafından dava edilmesinin, resmi kurum kuruluşların kamu yararı gözetme ilkesine aykırı olduğuna işaret etti. 

 

'Dava hukuki zeminden yoksun'

 

Davaya konu resmi kurum tesisleri ve işgal edilen alanların belediyenin imar planı kapsamındaki yerler olduğuna dikkat çeken Sayan, söz konusu alanların imar planı ile rekreasyon alanı olarak belirlendiğini, Kıyı Kanunu'nun Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 4'üncü maddesiyle yasaklanmış 50 metrelik alan içerisinde yer alarak bin 655 kotunun altında olduğunu dile getirerek, Edremit Kaymakamlığı'nın dava başvurusunun hukuki zeminden yoksun olduğunu yineledi.