Şanlıurfa’nın tanınmış sanatçılarından olan ve herkesin sesine hayran olduğu Hozan Servan, 2011 yılından sonra ara verdiği albümlerine tekrardan başladı. Bugünlerde piyasaya sunacağı yeni albümü Ben İnsanımın çok iddialı bir albüm olduğunu söyledi. Bu bakımdan albüm çıkarmanın kolay olmadığını belirten Hozan Servan, Urfalıların sanatçısına ve sanatına sahip çıkmadığını söyleyerek kendilerine sahip çıkılmamaktan yakındı.
Aslında sanatçı denildiğinde bir şehrin sanatı, kültürü ve gelenek ve göreneklerinin akla geldiğini söyleyen Servan, kendisinin Urfa’da olduğunu ve Türkiye çapında tanınan bir sanatçı olduğuna ama daha ağırlıklı olarak Urfa yöresine ait seslendirme yaptığını söyledi.
‘Her bir albüm bir sanatçı için bir evlattır’
“İlk albümüm 2011 yılında çıktı, ondan sonra hiç albüm yapmadım.” Diyen Hozan Servan, “Baya bir 6 senedir ikinci albümü yapmaya çalıştım bir türlü fırsat olmadı. Albüm yapmak o kadar basit bir iş değildir. Hani bir insan nasıl bir evlat diyelim her bir albüm bir sanatçı için bir evlattır. Çünkü onu büyütüyorsun, ona bakıyorsun onu en iyi şekilde yapmaya çalışıyorsun. Onun için albüm yapmak o kadar basit bir iş değildir. Kendim söz yazarıyım, kendim söz yazıyorum. Benim seslendirdiğim 13 eserin 9 tanesinin sözleri bana aittir. Sadece bir parça tek bir arkadaşımındır onu okumuşumdur. Bide Galeri eserler var, bu eserler Siverek ve Karacadağ bölgelerinde o eski dengbej dediğimiz seslere onlara daha güzel ses veriyoruz onları daha güzel şekillendiriyoruz. Albüm bir ay içinde piyasada olacaktır. ‘Ben İnsanım’ albümün adı. Ben bu albümde baya iddialıyım, ben uzun bir aradan sonra tekrardan albüm yapmanın heyecanını yaşıyorum.” dedi.
‘Ben kendi toprağımda yaşamayı tercih ettim’
“Aslında ben İstanbul’da da yaşayabilirdim,” sözlerini söyleyen Hozan Servan, “Avrupa’da da yaşayabilirdim, ama ben tercihim kendi memleketim kendi toprağım oldu. Bizim bir atasözümüz vardır, diyar ki ‘Neyini nerde kaybetmişsen onu orada ararsın” yani biz kültürümüzü, sanatımız, dilimizi, dinimiz burada kaybetmişse onu burada tekrardan burada aramak bize düşer. Bide yeni bir program yapıyorum, ‘Hayatın Rengi programında bir televizyon kanalında her Çarşamba günü 15 günde bir onu yapmaya çalışıyoruz.” dedi.
‘Halkımız sanatına, kültürüne, diline sahip çıksınlar’
“Halkımıza şunu söylemek isterim,” cümlesini kuran Servan, “Ne olursa olsun sanatına, kültürüne, diline sahip çıksınlar. Çünkü kolay kolay sanatçı yetişmiyor. Yani bölgede çok kişi sanat yapabilir, ama gerçek anlamında halkın öz değerlerini yansıtan sanatçı sayısı çok az ve eksik. Bazı insanlar kültür sanatı menfaat üzerine yapıyorlar ama sanat kültür menfaat üzerine yapılmaz. Kültür sanat insanın ruhunda olmalı, ruhunda var olmalıdır. Mesela genelde kaybolmuş eserler onları tekrardan bir ruh vermesi adına canlılık yapıp tekrardan halka sunmak lazımdır.” diye konuştu.
‘Biz sponsor bulmakta zorlanıyoruz’
“Ben yerel bir sanatçı değilim ulusal bir sanatçıyım.” İfadelerini kullanan Hozan Servan, “Bugün sadece Urfalılar beni dinlemez Dünya’nın bir diyarındaki bütün insanlar beni dinler. Benim hayranlarım sevenlerim var. Ben Urfalı olduğum için de genelde Urfa türkülerini, Urfa Dengbejleri bu bölgeye hitap eden eserleri okuyorum. Burada biz kaybolmuş sanatımızı, kültürümüzü tekrardan canlandırıp ortaya çıkarıyoruz. Tabi ki eskiden daha fazla sanata ilgi vardı. Yani dinliyor da ama eskiden daha fazla dinlerdeler. Bir sanat nasıl yapılır biliyor musunuz? Sen önce onun melodisini yapıyorsun, sonra pilotunu alıyorsun, stüdyoya giriyorsun sazını çalıyorsun en az 15-20 defa o eseri okuyorsun kafana yazdıktan sonra piyasaya çıkarıyorsun. Bir eserin sadece binlerce masrafı vardır. Ondan dolayı biz sponsor bulmakta zorlanıyoruz. Mesela bir klip çekeceğiz bir sponsor bulamıyoruz. Niye bulamıyoruz? Biraz bu konuda Urfa halkı duyarsızdır diye düşünüyorum. Hani birsine dersiniz ya eserimize sponsor ol, belki müzik sever bir insandır ama sanki o insanı şöyle görüyorlar. Hani dilencilik mantığı ile bakıyorlar.” İfadelerini kullandı
‘Kendi öz değerlerine sahip çıksınlar’
“Onun için ne olursa olsun kendi öz değerlerine sahip çıksınlar. Yani kolay kolay sanatçı yetişmez. Urfa bölgesinde öyle aham şaham bir sanatçı çıkmadı. Yani halkın içinde olupta, halkın o değerlerini tekrardan canlandırıp halka sunan öyle bir sanatçı yok ortada. Buda önemlidir. İnsanlar sanatı popülizm olarak görüyorlar aslında sanat öyle değildir. Mesela rahmetli Neşat Ertaş öldüğü zaman onun banka borcu vardı. Adam kendi banka borcunu bitirmeden öldü gitti. Daha dam öldükten sonra değeri anlaşılmaya başlamandı. Buda çok vahim bir şeydir. Yani bir insan dünyadayken o insan gerçekten halkın sanatçısıysa, yani halkın değerlerini taşıyorsa o insanlara sahip çıkılmak lazımdır.” İfadelerini kullandı.
‘Müziksiz bir yaşam zor bir yaşamdır’
“Sanat ruhun gıdasıdır, bunu herkes bilir. Müziksiz bir yaşam zor bir yaşamdır. Eğer bir sanatçı ve sanatının koşulları yoksa o insan pek sağlıklı sanat yapmaz. Ben türkü barlarda da çıkabilirim iyi paralarda kazanabilirim. Her türlü yolumu bulurum ama ben öyle yapmıyoruz benim değerlerime terstir, benim fikrime, inancıma terstir onun için ben barlarda çıkıp türkü söylemiyorum.” Şeklinde konuştu.
‘Sanatçı halkın içinde olmalıdır’
“Benim bir düğün olur bir şenlik olur, işte konser olur, televizyon programı olur, radyo programı olur daha böyle tabandan herkese hitap edebilecek yerlerde söylerim. Sanatı Türk barlarda hapsetmek doğru bir şey değildir. Çünkü sanatçı halkın içinde olmalı halkın değerlerini taşımalıdır. Halkın kaybolmuş o değerleri tekrardan ortaya çıkartmalıdır. Sanatçı bence de işte türkü barlarda yüksek yerlerde sanat yapıp ta son model arabalarla olmaz. Sanatçı kaybolmuş değerlerini ortaya çıkaran kişidir. Onu sazı ve mızrağı ile karıştırıp halka sunmaktır.” Şeklinde konuştu.
Haber: Mehmet Kaması

