Urfa’nın merkez Eyyübiye ilçesi Balıklıgöl platosunda bulunan Rızvaniye Camisi'nde ağaç ve kemikten ürettiği taraklarla teknolojiye direnen Mahmut Çaycı, 1998 yılından bu yana şimşir ve gürgen ağaçlarının yanı sıra koçboynuzu ve kemikten tarak yapıyor.
“Markalara yüksek fiyatlar ödeyip alırsınız, ancak benim 5 liraya sattığım tarak kadar sağlıklı olamaz. Siz siz olun sağlınızı, marka takıntısına kurban etmeyin. Saçlarınızı doğal taraklarla tarayın” tavsiyesinde bulunan Çaycı, ürettiği tarakların saç diplerini besleyip, elektriklenmesini önlediğini söyledi. Elektriklenmeyen saçın dökülmediğini kaydeden Çaycı, geçmişte insanların kendi ürettikleri tarakları kullandığını aktardı.
Çaycı, “Teknolojinin ilerlemesi ile her şey fabrikasyona döndüğü gibi taraklarda fabrikasyonlaştı. Plastik ve naylon taraklar üretilmeye başlandı. İnsanların başı daha çok ağrıyor. Plastik tarak saçlarda elektriklenmeye yol açıyor ve baş ağrısı yapıyor. Bizim ürettiğimiz doğal taraklar ise saçtaki elektriği alıp, havalandırarak, ağrıyı önlüyor” dedi.
'KEPEKLENME VE DÖKÜLMEYİ ÖNLÜYOR'
Ağaçların yanı sıra kemikten ve koçboynuzundan da taraklar yaptığını vurgulayan Çaycı, koçboynuzu ve kemikten taraklarında saçlarda elektriklenme, kepeklenme ve dökülmeyi önlediğini vurguladı. Urfa’da ve bölgede bu tarz tarak üretimini sadece kendisinin yaptığını kaydeden Çaycı, tarak ustalarının sayısının da azaldığını aktardı. Mesleğin ölmemesi için oğluna da tarak yapımını öğreteceğini ifade eden Çaycı, tarak yapımını şöyle anlattı: “İlk önce koçboynuzunu ateşte ısıtıyoruz. Isıttıktan sonra üstündeki ince tabakaları soyuyoruz. Alt tarafta tarak yapılacak bölgeyi kesiyoruz. Kesilen bölge prese basıldıktan sonra zımparalanıyor. En sonunda cilalandıktan sonra tarak halini alıyor.”
Kaynak:mezopotamyaajansi.com

