Başbakan Binali Yıldırım, partisinin grup toplantısında partililere seslendi. ABD ile yaşanan vize krizine ilişkin “Bize yapılanın karşılığını misliyle vereceğiz” diyen Yıldırım, Suriye ve Irak’taki gelişmeleri de değerlendirdi. Yıldırım konuşmasında şunları ifade etti:
“ABD, müttefiklik ilişkimizle bağdaşmayan bir karar aldı, ülkemize vize vermeyi askıya aldığını duyurdu. Bundan esef duyuyoruz. Ülkemizdeki ABD misyonları dahil bütün elçiliklerine dair güvenlik tedbirleri devam ediyor. Türkiye bir kabile devleti değildir, bize yapılanın karşılığını misliyle veririz. Nitekim saatler sonra aynı ifadelerle aynı şekilde gereğini yaptık, karşılığını verdik. Devletler aralarındaki sorunları konuşarak, görüşerek çözmek zorundalar. Ülkeler arasında devamlı düşmanlık olmaz, dostluk da olmaz. ABD'yi daha sağduyulu olmaya devam ediyoruz. Sorun bir an önce çözülmelidir, Türkiye olarak bütün ülkelerle irtibat kanallarımız açıktır. Konsolosluklara, elçiliklere gelen insanların sayısını asgariye düşürmek için yaptıklarını söylüyorlar. Bu hiç ama hiç inandırıcı bir gerekçe değildir. Ancak kafalarının arkasındaki gerçek nedeninin ne olduğunu söylemekte gecikmediler, onu da söyleyiverdiler. Neymiş efendim FETÖ soruşturması kapsamında Amerikan misyonlarında çalışan bazı kişiler hakkında hukuki süreç başlatmışız. Eee ne olmuş? Türkiye bir hukuk devletidir. Yani beyefendilerden izin mi alacağız?
YÜZDE 80’DEN FAZLASI ABD’YE SEMPATİ DUYMUYOR
Bir bankamızın genel müdür yardımcısını yaka paça alırken bizden izin mi aldınız? FETÖ elebaşını hala orada tutmak müttefikliğe sığar mı? Özet olarak ABD yönetimi bir kez daha başını öne eğip 15 Temmuz ve sonrası yaşananları ele almalılar. Neden Türkiye'de yüzde 80'den fazlası ABD'ye sempati duymuyor, bunun cevabını bulmak zorunda. Eğer müttefikliğimiz devam edecekse Suriye'den PKK'nın kuzenleri YPG/ PYD'ye de kol kanat germekten bir an önce vazgeçmelidir.
Kimi cezalandırıyorsun? Kızgınlıkla ülkeler arasındaki ilişkileri geren bu tip kararlar alınmaz.
HİÇBİR GELİŞMEYİ GÖRMEZDEN GELEMEYİZ
Ülkemizin hangi köşesinde olursa olsun sınırlarımızda yaşanan hiçbir gelişmeyi görmezden gelemeyiz. Bugün dünya üzerinde Ortadoğu’yu en iyi bilen bölgede ne olup bittiğini kavrayacak olan Türkiye'dir. Özellikle son zamanlarda Suriye'de yaşanan gelişmelere yön vermek üzere Suriye ve İran'a Astana sürecinde inisiyatif aldık. Sınır güvenliğimizi sağlamak amacıyla geçen yıl 24 Ağustos'ta Fırat Kalkanı Harekatını başlatmıştım. Bu harekat kapsamında güney sınırımızda 2 bin kilometrelik güvenli alan tesis ettik, DEAŞ unsurlarını yok ettik.
Astana süreci doğrultusunda ateşkesi tahkim edecek adımlar attık. İdlib ve çevresinde gerginliği azaltma ve çatışmaları önleme doğrultusunda bir karar verildi. Hatay'a sınır komşusu olan İdlip esasen Halep'te geçtiğimiz yıl yaşanan olaylar sonrası sivil halkın akın akın bu bölgeye gelmesi nedeniyle çok ağır şartlar içerisinde o insanlar yaşıyor. Ve bu insanlar arasına sızan terör unsurları da var. Alınan karar çerçevesinde İdlip çepeçevre bir güvenlik çemberine alınacak, terör faaliyetleri önlenecek. Olası iç karışıklıkta ülkemize büyük göç dalgasının önüne geçilecek.
Kaynak:mezopotamyaajansi.com

