Bir şehir düşünün… Tarihiyle insanı büyüleyen, mutfağıyla gönülleri fetheden, ama en çok da sesiyle yüreğe dokunan bir şehir. Evet, Şanlıurfa’dan söz ediyorum. Bu kadim topraklar, geçmişin tanığı olmanın ötesinde, artık geleceğin de sesi olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

UNESCO’nun “Yaratıcı Şehirler Ağı” kapsamında “Müzik Şehri” unvanını alan Urfa, bu unvanın hakkını verircesine 2026 yılında UNESCO Müzik Şehirleri Yıllık Toplantısı’na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Kansas City’den Seul’e, Belfast’tan Da Lat’a kadar müzikle anılan şehirlerin arasında Şanlıurfa’nın bu görevle onurlandırılması, sadece bir toplantıya ev sahipliği yapmak değil; aynı zamanda kültürle kurulan bir diplomasi başarısıdır.

Urfa’yı tanıyanlar bilir: Bu şehirde müzik, sadece bir sanat dalı değil, bir yaşam biçimidir. Çarşıdan geçerken kulağa çalınan bir gazel, pencere ardında yankılanan uzun hava, sıra gecelerinden yükselen kadim ritim… Hepsi bir bütün olarak Urfa’nın sesidir. Ve bu ses, sadece kulağa değil, insanın ruhuna da işler.

Bu başarı, elbette tesadüf değil. Vizyon koyanlar, emek verenler ve bu hayale inananlar sayesinde mümkün oldu. Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Kasım Gülpınar’ın şu cümlesi oldukça manidardır: “UNESCO’nun bu ölçekte ve bu unvana sahip kültürel bir etkinliği Türkiye'de ilk kez Şanlıurfa’da düzenlenecek.” Bu söz, aynı zamanda bir tespiti ve teşekkür ifadesini barındırıyor.

Peki neden Şanlıurfa? Çünkü bu şehir yalnızca Göbeklitepe’yle değil, Kazancı Bedih’in sesiyle; yalnızca Balıklıgöl’le değil, Tenekeci Mahmut’un zurnasıyla anılan bir yerdir. Urfa’yı bir kez duyan, bir daha unutamaz. Çünkü Urfa’nın sesi, bu toprakların ortak vicdanıdır.

2026 Ekim ayında yaklaşık 80 ülkeden temsilciler Şanlıurfa’ya gelecek. Müzik, bir kez daha ortak dil olacak. Dostluklar notalarda kurulacak. Şanlıurfa ise yalnızca kendini değil, Anadolu’yu, Türkiye’yi temsil edecek.

Bu süreci taçlandıran bir diğer gelişme ise Avrupa Birliği büyükelçilerinin Haziran ayında Şanlıurfa’da ağırlanacak olmasıdır. Bu da gösteriyor ki Urfa, artık yalnızca müzikte değil, kültür diplomasisinde de güçlü bir aktör hâline gelmiştir.

Bugün bu haklı gururu yaşarken, teşekkür etmeyi unutmamak gerekir. Başta Sayın Gülpınar olmak üzere emeği geçen, bu şehrin sesini dünyaya taşıyan herkese gönülden teşekkür ederiz.

Bir şehri hayal etmek kolaydır. O hayali gerçeğe dönüştürmek ise vizyon işidir.

Şanlıurfa artık yalnızca bir şehir değil; bir kültür köprüsüdür. Bu köprüden geçen her ezgi, insanlığı birleştiren en güzel ortaklıktır.

Advert