Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz, “2017’de Harran ile ilgili çok güzel meyveler aldık. 2018’de Harran’ın yıldızının parlayacağı dönem olacak. Altyapı, üst yapı ve çevre düzenlemesine baktığımız da yüzde 75 tamamlandı. İmar Planı ile beraber 2018 Harran’ın yıldızının parlayacağı dönem ve hizmetlerin tavan seviyeye ulaştığı yıl olacak” dedi.
Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz, yaklaşık 35 yıldan bu yana siyasetin içinde yer alıyor. Kendisi Harran Belediye Başkanlığı’na geldiği günde adeta Harran’da belediyecilik sıfırın altındaydı. Kısa süre içinde Harran’ı şaha kaldıran Özyavuz, çalışmaları bir yanadursun siyasette birçok kişiye örnek olacak çalışmaları da imza attı. Mehmet Özyavuz, göreve geldiği günden bu yana Harran hem Cumhurbaşkanlığı referandumun da hem de tarihi 16 Nisan referandumun da bir rekor kırarak adını Türkiye siyasi tarihine altın harflerle yazdırdı.

BELEDİYE BAŞKANI GİBİ DEĞİL SADE VATANDAŞ GİBİ YAŞAMAYI TERCİH EDİYOR
Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz’u gün içinde belediyenin makam odasına bulabilmek mümkün değil. Öyle ki Başkan Özyavuz ya kırsala çıkıp vatandaşının yanında olmuş, sıkıntısını dinlemiştir ya da ilçe de bir hastanın ziyaretine gitmiştir. Her başkanın en az 5 koruma ile gezdiği günümüzde Özyavuz, kendi aracını kendisi kullanıyor, şahsi işlerini kendisi hallediyor ve Allah’ın verdiği canı Allah’ı alır mantığıyla korumasız dolaşıyor. Özyavuz’a göre vatandaş sade bir yaşam süren başkanları bağrına basıyor.
Ruha Haber Ajansı olarak Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz’a konuk olduk. Başkan Özyavuz, belediyenin çalışmalarını, Harran’ın imar durumunu, İmar Planı’nı, Harran’ın turizm potansiyelini ve daha birçok şeyi Ruha Haber Ajansı’na anlattı. İşte Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz ile yaptığımız röportajın tamamı…
Öncelikle şu anda Harran’da çalışmalar ne durumda. İlerleyen günlerde Harran’ı nasıl bir gelecek bekliyor?
Harran’ın güzel bir statü ilçesine kavuşması için elimizden geleni yaptık ve yapmaya da devam edeceğiz. 2009’da kısmet oldu, arkadaşlar davet etti, biz de kabul ettik. Geldik, belediyenin yükünü sırtladık. Geldiğimizde belediyenin durumu zaten belliydi. Araç parkı, teknik eleman derken belediye bir borç batağındaydı. Her ne kadar o zaman uğraştıysam da sonuç alamadık. Çünkü belediye alanları birinci derece de tarım alanları ve birinci derece de sit alanları olarak kabul ediliyordu. 2011’de yaptığımız görüşmeler sonucunda AK Parti’ye geçişimiz oldu. O geçişimizden son o hedeflediğim konuları da gerçekleştirmiş oldum. Bir ilçenin gelişebilmesi ve güzelce büyüyebilmesi için kesinleşmiş bir imar planına ihtiyacı var. Ama birinci derece de tarım ve sit alanı bir bölgeye ne yapabilirsiniz? 2011’den 2013’ün sonuna kadar sit irdelememizi çok şükür başardık. Sit irdelemesini de başarınca ilk hedefimiz hemen altyapıyı bitirdik. Ben geldiğimde Harran’da bir tane parke yol yoktu. Hemen hemen üstyapının yüzde 90’ını bitirdik. Çok güzel bir çevre yolu bunun yanı başında 60 dönümlük bir sayfiye alanı çalışmamız devam ediyor. Çevre yolunun içinde yürüyüş parkları, bisiklet yolları, kaldırımları, orta refüjleriyle ve aydınlatmasıyla bitti. 60 bin metrekare alanı Harranlı vatandaşlarımızın rahat bir nefes alması için büyük bir park çalışmasına da başladık. Merkezde 3-4 tane büyük park yaptık. Şu anda belki ihtiyacı karşılamıyor ama çalışmalarımız da bu yönde tam gaz devam ediyor. 3 ay önce de korumalı imar planını da hayata geçirdik. İlçenin 6 mahallesi var, bir buçuk mahallesi tecilli ama diğer 4 buçuk mahallemiz sit alanları ile kuşatılmış. İmar planımızla ve çalışmalarımız beraber Harran’ı çok güzel bir ilçe statüsüne kavuşturacağız. Milletvekilimiz Mahmut Kaçar’ın girişimleriyle çok güzel devlet hastanemiz hizmete girecek. 75 yatak olacaktı ancak şu anda 150 yatağa kadar çıkardık. Turizm yolumuzun 10 kilometresi kaldı. Araç parkımızı en güzel şekilde güçlendirdik. Kendi bölgemize yetecek kadar bir araç parkımız oldu. Bölgemize yetecek ve hitap edecek kadar da teknik elemanı ben kadromuza aldım. Şu anda da bölgede ve ilçede ulaşmadığımız bir mahalle kalmadı. Mahallerimizde ana arterlere de Büyükşehir’ beklemeden girdik. Hem mahallenin işlerini hem de yolları yaptık. Şu anda Şanlıurfa Valiliği ve bazı bakanlıklarla çalışmalarımız var. Daha önce kırsalda 17 mahallemizin altyapı sorunu vardı, onları bitirdik. Bu mahallelerimizin üst yapısıyla alakalı da Valilik ve çeşitli bakanlıklarla görüşmemiz var. En kısa sürede de bunları halledeceğiz. Vatandaşlarımızın huzurlu ve sağlıklı bir yaşam sürdürmeleri için elimizden geleni yapacağız. Şehir merkezindeki yollarımızı bitirdik, kırsal mahallelerimizdeki yollarımızı da bitirdik sayılır. Hızlı bir şekilde alandayız ve vatandaşlarımızla da iç içeyiz.

Harran’ın büyük bir bölümünde sit alanları var. Sit alanları sizin hizmetleri kısıtlıyor mu ya da sit alanları olmasa hizmetlerin sayısında artış olur muydu?
Sit alanı olmasaydı Harran’da olmazdı. Aslında onlarda bir ihtiyaçtır. Ben burada eski bakanlarımız Faruk Çelik ve Ertuğrul Günay’a da teşekkür edemeden geçemeyeceğim. Benim dönemimde ki 12 beton evi vatandaşlarla anlaşarak yıktık. Enkazlarını da ilçe dışına çıkardık. Biz bir yandan surun içini korurken, diğer yandan da vatandaşların yaşam alanını değiştiriyoruz ve koruyoruz. İlçeyi sit alanına teslim etmenin anlamı yok. Bursa’da burayı bilmeyen ve tanımayan kurul üyeleri tarafından kalkmışlar surun etrafını 3.dereceden, şehrin gelişme alanını da birinci dereceden tecil etmişler. Anlayacağınız tam tersini yapmışlar. 2011’de işe başladık, 2014’te de sonunu getirdik. Hem kültürel alanı koruyacağız hem de vatandaşların yaşam alanını daraltmayacağız. İmar planını da hayata geçirdik. Sit alanı olmasa da olmaz ama sitin de belirli bir sınırı olması gerekir. Tutmuşsun vatandaşın yaşam alanını daraltmışsın. Yok, sen evini yıkamazsın, tuvaletini yapamazsın, onarımı yapamazsın demek de olmaz. Medeniyetin de Müslümanlığın da temel şartı temizliktir. Aynı yerde yaşa, aynı yerde yemeğini yap, aynı yerde tuvaletini yap demekte insanlığa sığmaz. Onları da başardık, artık öyle bir şeyimiz de kalmadı. Çok sağlıklı bir imar planını da hayata geçireceğiz.
Tarihi 16 Nisan Referandumu’nda Harran “evet” bazında Türkiye rekoru kırdı. Zaten önceden Harran’ın ismi ülke tarafından biliniyordu ama bu referandumdan sonra sizler Harran ismini herkese bir kez daha hatırlattınız. Bu başarınızın sırrı nedir?
Harran ve Şanlıurfa birdir. Eğer halk toprağına, bayrağına, vatanına bağlıysa bunların zaten olması normaldir. 16 Nisan’daki durum şu, bu ilk değildi. İlk rekorumuzu Cumhurbaşkanını halk seçsin referandumunda kırdık. Orada aldığımız oy yüzde 99,5 idi. Yine Türkiye rekoru Harran’daydı. Bu son referandumda da yüzde 97,5 oluşunun sebebi de şudur. Vatandaşımız zaten bayrağına, milletine, vatanına sahip çıkıyor. Bize de halkı bilinçlendirmek kaldı. Biz vatandaşımıza şu andaki durumu, 15 Temmuz’un durumunu, ülkemize dışarıdaki mihraklardan yapılan saldırıları oturup anlattık. Son 1 ayda vatandaşlarla iç içe toplantılar yaptık. Biz anlattıktan sonra vatandaş gitti kendi iradesiyle sandığa oyunu kullandı ve ülkesine, milletine sahip çıktı. Yani ama şunu da belirtmek isterim ki hedefimiz o değildi. Bizim hedefimiz yüzde 100 idi.
Yaklaşan seçimler var. İlerleyen seçimlerde tekrar Harran’dan belediye başkanı adayı olmayı düşünüyor musunuz? Bir de yine bu seçimde de tıpkı 16 Nisan’daki gibi bir rekor gelecek mi?
Şimdiden demek aday demek siyaset için sıkıntı olabilir. Aday olabiliriz de olmayabiliriz de. Yaklaşan seçimlerde de Harran’ın yine ülkesine sahip çıkacağını biliyorum ve yine bir rekor kıracağından adım gibi eminim.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde kırdığınız rekor, 16 Nisan’da kırdığınız bir rekor ve belediye de yaptığınız başarılı çalışmalar… Bundan dolayı bazı vatandaşlar sizi Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görmek istiyor. Böyle bir teklif gelse cevabınız ne olurdu?
Daha önce de böyle şey duymuştum ama benim Büyükşehir gibi bir düşüncem yok. Kendi bölgemle ve kendi insanımla kalmayı tercih ederim. Ben şu anda Harran’da bile iken Urfa’nın en ücra köşesindeki çağrılara bile cevap verebiliyorum. Akçakale bölgesine de, Eyyübiye’ye de, diğer yerlerde olan Harranlı vatandaşlarıma da rahatça ulaşabiliyorum. Her anlamda ve teknik desteği de veriyorum. Kendi bölgemiz de oluşumuz hem bizim için hem de şehrin bekası için daha faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
Harran başta Türkiye turizmi olmak üzere Dünya turizmi açısında da önemli bir yere sahip. Şu anda Harran’da turizm ne durumda?
Daha önceki dönemlerde Harran’ı yıl da 850 bin turist ziyaret etti fakat Harran’a bir getirisi yoktu. Çünkü turistin konaklayacağı, kalacağı, alışveriş yapabileceği bir yer yoktu. Biz yaptığımız imar planında bunları da düşündük. Eskiden Harran’a baplı tarihi yerlerin ulaşım problemi vardı. Şu anda o bölgeye 52 kilometre duble yol yapıldı. Artık Harran’a gelen sadece burayı değil, diğer 5 bölgeleri de görmüş olacak. Biz istiyoruz ki buraya gelen turist burada en az bir gün konaklasın. Biz vatandaşlara diyoruz ki, beton yapıları kaldıralım ve turizme dayalı yatırım yapalım. Zaten gününden beri kurumlarla anlaşamadığımız tek nokta buydu. Ben bunu defalarca canlı yayında da dile getirdim, gelin turizme dayalı yatırımla yapalım. Örnek birkaç yer yapalım, orayı turizme kazandıralım. Çok şükür dayatmalara boyun eğmedik ve çok şükür de sonucunu da aldık. Kalkınma Ajansı ve GAP İdaresi Başkanlığı’ndan destek aldık ve yılbaşından sonra 3 tane kültür evinin yapımına başlayacağız. Bu kültür evlerini turizme kazandıracağız ve vatandaşa da örnek olacağız. GAP İdaresi Başkanlığı Harran merkezde güzel bir otel desteği de verdi. 2018’de Harran’ın çehresi değişecek. Valilik’ten yeterli desteği alınca da güzel bir otel yapmayı düşünüyoruz. Bu tür çalışmalarla vatandaşı da turizme teşvik etmiş olacağız. Buradan 11 kilometre sonra Bazda Mağaraları var, kervansaraylar var, Şuayip Antik Şehri var, Soğmatar Mağaraları var. Burada kalıp bu güzellikleri görmek isteyen turistler konaklayacak. Günübirlik seyahat edenler ise o yoldan devam ederek Göbeklitepe’ye veya Viranşehir’e çıkabilecek. O yolların da yapımı da devam ediyor. Bundan sonra gelen turistlere cevap verme hazırlığı içinde olacağız.
Diğer belediyelerle ilgili basına çok sık şikâyet yansırken, sizin belediye ile alakalı şu ana kadar en ufak bir şikâyet gelmedi. Başarılı belediyeciliğinizin altında ne yatıyor?
Harran’da isteyen her vatandaş bana istediği zaman ulaşabiliyor. Belediye de çalışan sekreterler sadece gelen telefonlara cevap verir. Çünkü benim makam odamın kapısı her zaman açıktır. Bay-bayan, küçük-büyük belediyeye rahat bir şekilde gelir. Telefon numaram ilçede hemen hemen herkeste mevcuttur. Bir sorunu ve isteği olan her vatandaşım 7 gün, 24 saat bana rahatça ulaşabilir. Gecenin 3’ünde bile arayanlara asla yok dememişiz. Biz sürekli halkın içindeyiz, halkla iç içe belediye başkanlığı yapmayı seviyoruz. Belediye de mesaimiz bitince şahsi evimizin kapısı da vatandaşımıza sonuna kadar açıktır. Gün içinde de fırsat buldukça köylerimize 2-3 tane ziyaret yapıyoruz. Hasta olur halkın içindeyiz, cenaze olur yine halkın içindeyiz.

Bazı belediye başkanlarına baktığımızda koruma ordusu ile geziyor. Ama sizlere baktığımızda etrafınızda koruma olmadığını görüyoruz. Dışarıya sade bir vatandaş görünümü veriyorsunuz. Bunun nedeni nedir?
Devlet bana koruma verdi ama korumalarım belediye de oturuyor. Kendi aracımı kendim kullanırım. Kırsala çıkarım, yine kendi aracımı kendim kullanırım veya bir oğlum kullanır. Sürekli kendimi güvende hissettiğim için gerek duymuyorum. Çünkü kimseyle bir alıp veremediğim yok. Benim siyasette 35’inci yılım artık Urfa’ya gittiğimde esnaftan halka kadar herkes beni tanır. Vatandaş halkın içinde rahatça dolaşabilen, korumasız ve kendi aracını bile kendi kullanan bir başkan arıyorlar. Aslında ben şöyle düşünüyorum. Bu canı Allah vermiş, yine bu canı yalnızca o alır. Başka hiçbir şeyden endişem yok benim.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
2017’de Harran ile ilgili çok güzel meyveler aldık. 2018’de Harran’ın yıldızının parlayacağı dönem olacak. Altyapı, üst yapı ve çevre düzenlemesine baktığımız da yüzde 75 tamamlandı. İmar Planı ile beraber 2018 Harran’ın yıldızının parlayacağı dönem ve hizmetlerin tavan seviyeye ulaştığı yıl olacak.
(Röportaj:Ahmet Can-Ömer Dodanlı)

