Tesnim Haber Ajansı- Devrim Muhafızları Halkla İlişkiler Birimi tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Silahlı Kuvvetlerimiz ve Direniş Ekseni’nin, Amerikan ve Siyonist hedeflere yönelik ortak ve birleşik operasyonu, "Va'de-i Sadık 4" operasyonlarının seksen sekizinci dalgasının devamı olarak, ‘Ey Fatıma ez-Zehra (s.a.)’ şiarıyla, Lübnan Hizbullah Direnişi şehitlerine ithafen gerçekleştirilmiştir. Bu operasyon, saldırgan güçlerin aşınmasını derinleştirmiş ve İslam ümmeti üzerindeki saldırganların alanını daraltmıştır.”
Açıklamada, Devrim Muhafızları Hava-Uzay Kuvvetleri’nin, katı yakıtlı ve sıvı yakıtlı ‘İmad’, ‘Hürremşehr 4’ ve ‘Kadir’ ağır füze sistemlerini kullanarak, işgal altındaki toprakların merkezi, güneyi, kuzeyi ve kalbindeki bazı noktaları hedef aldığı belirtildi. Bu hedefler arasında, Beni Berak bölgesindeki Siyonist iç cephe komutanlarının toplantı yeri, Tel Aviv, Beerşeba (Birüssebi), Celil, Necef (Negev), Tel Nof Hava Üssü, Arad ve Lut Gölü’nün (Ölü Deniz) güneyinin etkili bir şekilde vurulduğu kaydedildi.
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ve Hava-Uzay Kuvvetleri’nin de sürekli ve ardışık bir operasyonla, Amerikan güçlerinin saklandığı noktalar ile onların El-Zafra, Victoria ve Ali Selim üslerindeki insansız hava aracı (İHA) kontrol merkezlerini, taarruz İHA’ları ve nokta atışı füzelerle hedef aldığı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Lübnan Hizbullah Direnişi, Irak İslami Direnişi ve Yemen Direnişi’nin de son saatler içinde, işgal altındaki Filistin topraklarının kuzey ve güney bölgeleri ile Irak’ın merkezi ve kuzeyindeki Amerikalı komutanların konuşlandığı ve saklandığı karargâhlara yönelik 120’den fazla başarılı ve etkili operasyon düzenlediği belirtildi. Bu operasyonlarla saldırgan orduların yıpranmış bünyesine aşındırıcı darbeler vurulduğu vurgulandı.
İran’ın saldırı taktiklerindeki değişiklik ve yeni füze sistemlerinden yararlanılmasının, direniş sahaları tarafından savaş cephesinin mantıklı ve planlı bir şekilde genişletilmesiyle birlikte, sahada niteliksel ve stratejik bir dönüşümü müjdelediği ifade edildi. Açıklamanın devamında şu görüşlere yer verildi:
“Siyonist rejimin ve Amerikan ordusunun bölgedeki gücünü aşındırmak için uzun vadeli bir ufuk belirledik. Bu, son mücadele ve İslam ümmetinin işgal altındaki Kudüs’e doğru hareketi için zemin hazırlamaktadır.”

