Birinci dünya savaşında Avrupa ve Ortadoğudaki egemen göçler Kürt halkının birlik ve beraberliklerini sağlamamaları için dört parçaya bölünmüştür. Bir kısmı İran, bir kısmı Irak, bir kısmı Suriye, bir kısmide Türkiye ye bırakıldı.
    Bunun en büyük nedeni bu halkı dört devlet tarafından inkar ve imha yöntemlerini kullanarak veya pasifleştirip yok etme politikası uygulamaktı.  Kürtleri diğer bölünmüş Kürtlere karşı çeşitli politikalar oluşturularak kışkırtıldı.  Kendi kürdüne gücü yetmeyen devletler diğer devletler imdadına yetişerek gereken yardım ve destek sağlanmıştır. Irandaki Kürtlere koruyucularına  Birakuji (Kardeş kavgası) oluşturuldu. Irakda ki Kürtler Müslüman diğerler parçadaki Kürtler Müslüman değildir denildi. Kurmançlara Kürt değil, soranlar Kürt değil, Türkiye de Alevilere, kurmanç değil, Zazalara Türksünüz diyerek Kürtleri bir birlerinden uzaklaştırma politikalarını oluşturdular.  Dersim den, Halapçe den, Agıri den, Koçgiri den, Muhabad dan ve  Rojava’da yüzyıllardır  yapılan en vahşet saldırı ve katliamlar oluşturuldu. Ülkemizde de buna benzer birçok katliamlar ve baskılar köy boşaltma faili meçhul cinayetler, koruyuculuk sistemi oluşturarak aileyi  birbirine düşman ettirme ve öldürmeler, solcu, faşist ayırımları, Diyarbakır’daki  Kürt gençleri üzerindeki insanlık dışı işkenceler  hepsi Kürt ulus mücadelesinin engellenmesi politikasıydı.