DAİŞ'li emirin babası  YPG'ye katılsaydı ayağını öperdik

Ankara'da IŞİD'in örgütlediği ve Kobanê'ye götürerek YPG'ye karşı savaştırdığı Karslı Murat Baynal'ın ailesi, çocuklarının IŞİD'e katılım hikayesini DİHA'ya anlattı. Kobanê'nin özgürleştirilmesi sırasında YPG tarafından esir alınan ve DAİŞ içerisinde Ebu Hamza Kurdi koduyla bilinen Baynal'ın Sincan'da oturan ailesi çocuklarının IŞİD'e katılması konusunda Baynal'ın 7 yıl önce imam nikahıyla evlendiği Özlem Baynal ve ailesini suçluyor. Aile, çocuklarının herhangi bir tarikata bile üye olmadığını ancak eşi Özlem Baynal ve kayını Umut Karasağ tarafından kandırılarak DAİŞ'e katıldığını söyledi. Aile ayrıca çocuklarının YPG'nin eline düşmesine de sevindiğini belirtiyor.

 

Eşi ve kaynını suçladılar

 

Baynal'ın ablası Songül Ergin, kardeşinin eşi ve kayını tarafından kandırıldığını savunarak, "Kardeşim Yenidoğan'da oturuyordu, bir internet kafe işletiyordu. Uzun yol şoförü olan kardeşimin kayını Sincan'dan Hacıbayram'dan insanları kandırıp götürüyordu, onlara para da veriyordu" diye konuştu. Ergin, kardeşinin herhangi bir dergaha dahi üye olmadığını belirterek, "Kürtleri müslüman görmeyen bu insanlar, Müslümanlık diye diye kardeşimi kandırdılar. Kardeşimi kayını alıp IŞİD'e götürdü" diye konuştu. Kardeşinin YPG'nin eline düşmesine ilişkin de konuşan Ergin, "Alacağı her cezaya razıyız" dedi. Ergin, "Kobanê'nîn inşasında yer alsın, yıkımında nasıl bulunduysa inşasında da bulunsun. Ama yeter ki sağ salim olduğunu bilelim" diye konuştu.

 

'Oğluma ilaç verdiler' iddiası

 

Baynal'ın annesi Ağca Baynal da, çocuklarına ilaç verildiğini savunarak, o durumu şu sözlerle anlatıyor: "Murat hastalanmıştı, evine gittim, dedim 'Murat sen niye öyle yapıyorsun' Anne (ensesini göstererek) 'buradan kan aldılar' dedi. 'O yüzden ben kalkıp gezemiyorum. Birkaç gün dinlenmem gerekiyor' dedi. Benim sırtım ağrıyor beni de götür dedim hastaneye. 'Seni götüremem, sana uygun değil' dedi. Birkaç gün sonra yine gidip baktım Murat ayağını sürükleye sürükleye yürüyordu. Murat ayağını niye sürüklüyorsun? dedim. Bende bel fıtığı olduğunu söyleyip bana bir ilaç verdiler, o ilacı içince robot gibi geziyorum, hiç kimseyi tanımıyorum, burada seni bile tanımıyorum dedi. İlacı verenler dergahtaki kişiler. Dergaha katıldık, oraya gidip namaz kılıyoruz, orucumuzu açıyoruz, duamızı ediyoruz, Kuranımızı okuyoruz sonra çıkıp evimize geliyoruz. Yani dergahta vermişler ilacı. Dergahın ismini bilmiyoruz ama Sincan'da yani ilçe merkezine yakın bir binanın içinde toplanıyorlarmış. Bizim tarikatımız yok, biz tarikata inanmıyoruz, diyordu. O evde toplanıp konuştuklarını söylüyordu ama ne konuştuklarını bilmiyoruz."

 

Oğlunu girdiği yoldan çeviremediğini de anlatan Anne Baynal, oğlunun "Diyarbakır'a iş için gidiyorum" diyerek evden ayrıldığını söyledi. Baynal, oğlunun DAİŞ'e katılmasına yönelik öfkesini de şu sözlerle dile getiriyor: "Onun beynini yıkadılar. Ona iğne yapıp uyuşturdular. Kandırıp götürdüler, oğlum melek gibiydi. Ben şimdi oğlumu görsem; oğlumu da döverim, kendimi de döverim. Niye canımızı yaktı, niye halkımızı kesiyor, niye halkımıza ihanet ediyor. Ben ona neler yapacağım neler. Ne yapacağımı bilmiyorum. Biz ağlıyoruz sızlıyoruz, oğlum niye bunu yaptın? Sen bunlara yakışmıyordun, niye gittin bunlara katıldın?"

 

'Kardeşlerine karşı savaşmaya gittiysen sana lanet olsun'

 

Baba Nurettin Baynal da, oğlunun DAİŞ'e katılmasında eşi Özlem ile Kayınbiraderi Umut Karasağ'ı suçlayarak, "Murat Kürtlere katılmış olsaydı, ben şimdi onun ayağını öperdim. Yeter ki Kürtlere katılmış olsaydı. Kürtlere değil oğlumu, canımı veririm. Ama elimden bir şey gelmiyor. Olan olmuş, kandırılıp götürülmüş. Artık nasıl yaptılarsa bilmiyorum. O da pişman olmuş ama iş işten geçmiş. Aldı çoluğunu çocuğunu götürdü. Tek başına gitseydi anlardım da, çoluğunu çocuğunu götürünce ben inandım ona" dedi. Oğluna tepki gösteren Baynal, "Senin öldürdüğün senin kardeşin. Sen Kürtsün, o da Kürt. Eğer o niyetle seni kandırıp götürdülerse lanet olsun ya. Benim vatanıma, halkıma karşı çatışmaya girerse olmaz, olmaz kardeşim" diye konuştu.diha