İstiklâl Marşının, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde millî marş olarak kabulünün 94. yıldönümü nedeniyle yazılı bir mesaj yayınlayan Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı Parlamenterler Asamblesi (AGİTPA) Türk Gurubu Başkanı ve AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Emin Önen, İstiklal Marşımıza sahip çıkmanın onurumuza sahip çıkmak olduğunu ve yazarı Mehmet Akif Ersoy’u da her an rahmetle andığını söyledi.

İstiklâl Marşı’nın kabul yıldönümlerinin resmen kutlanması için Türkiye Yazarlar Birliği öncülüğünde geniş bir gönüllü kuruluşlar topluluğu hükümetler ve Meclis başkanları nezdinde 1990’lardan itibaren teşebbüslerde bulunduğunu da hatırlatan AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Emin Önen, “Mehmet Âkif tarafından yazılan İstiklâl Marşı, 12 Mart 1921'de TBMM tarafından ‘Millî Marş’ olarak kabul edildi. Ülkemizin ve milletimizin en zor günlerinde yazılan İstiklâl Marşı halkımızın üzerinde en fazla mutabık kaldığı, aradan geçen bunca yıla rağmen heyecanla okuduğu bir metindir. TBMM’si tarafından 4 Mayıs 2007’de ‘İstiklâl Marşı’nın Kabul Edildiği Günü ve Mehmet Âkif Ersoy’u Anma Günü’ kanununu kabul edildi. Böylece 12 Mart millî günlerimiz arasına girdi. İstiklal Marşımıza sahip çıkmak onurumuza sahip çıkmaktır. İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u her an rahmetle anıyoruz” dedi.

 

İstiklal Marşımıza karşı duyarlı olmalıyız

     İstiklâl Marşını sevmenin, ülkemizi sevmek olduğuna dikkat çeken Önen, “İstiklal Marşını coşkuyla söylemek, ülkemize, bağımsızlığımıza sahip çıkmaktır. Bağımsızlığınıza sahip çıkmak ise, onurumuza sahip çıkmaktır. İstiklâl marşı ve bayrak törenlerinde bizlerin göstereceği ciddiyet ve coşkunun derecesi bize bırakılan yüce mirasa ne denli sahip çıktığımızın göstergesi olduğundan; bayrak törenlerine karşı her zamankinden daha duyarlı olmak, bağımsızlık sevdası ile bu toprağa düşmüş şehitlerimize karşı boynumuzun borcu olmalıdır. Ancak o zaman İstiklâl Marşımızın yazarı üstad Mehmet Akif Ersoy'un ‘Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın’ duası gerçekleşir” diye konuştu.

 

Yurt severlik ve özgürlük aşkımız

     İşte kara günlerimizin göstergesi, kahramanlık destanımız, heybetli kimliğimiz, yurt severlik ve özgürlük aşkımız İstiklal Marşı ve milletimizin sinesinden çıkarak onun acılarını, umutlarını kararlılığını “Hayal ile yoktur alkış verişim, her ne demişsem görüp de söylemişim” diyerek abideleştiren Mehmet Akif Ersoy’u bir kere daha rahmetle andıklarını belirten AK Parti Şanlıurfa Milletvekili A.Emin Önen, mesajında şöyle dedi;

     “Kurtuluş Savaşının en çetin döneminde, bir millî marşa duyulan gereksinmeyi göz önüne alan Milli Eğitim Bakanlığı, 1921 yılında bunun için bir şiir yarışması düzenledi. Yarışmaya 724 şiir gönderildi. Kazanacak şiire para ödülü konduğu için başlangıçta Mehmet Akif katılmak istemedi. Ama Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver’in ısrarı üzerine, ödülsüz olmak şartıyla o da şiirini gönderdi. Yapılan seçim sonunda, Mehmet Akif'in 20 Şubat 1921'de yazdığı ‘Kahraman Ordumuza’ sungusunu taşıyan şiiri 12 Mart 1921 günü büyük çoğunlukla TBMM'nce İstiklâl Marşı kabul edildi. Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Marşında, Kurtuluş Savaşının kazanılacağına olan inancını dile getirir.”

 

Akif’i rahmetle anıyoruz

     Asıl adı Mehmet Ragif olan Mehmet Akif, 1873 yılında İstanbul'da doğdu. Annesi Emine Şerife Hanım, babası Temiz Tâhir Efendidir. 27 Aralık 1936 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Kabri Edirnekapı Mezarlığındadır. Allah rahmet eylesin. (Amin)

 

Mehmet Akif, milli şairdir

     Bilindiği gibi; Mehmet Akif Ersoy, İstiklâl Marşımızı yazabilecek en ideal insandı. Şiiri toplum için ve bir dava adına yazan, ama şiiri şiir yapan özelliklerden feragat etmeyen, dilimizin bütün nüanslarını ve imkanlarını ustalıkla kullanan, çağının tanığı ve vicdanı olan bir şairden daha iyi kim yazabilirdi böyle bir marşı? İstiklâl Marşının şairi olarak Mehmet Akif’in bir başka önemli özelliği de sarsılmaz bir iman ve dava adamı olduğu kadar tam bir erdem kahramanı olmasıdır. Akif aynı zamanda bir Milli Mücadele kahramanıdır. Akif, Milli Mücadeleye katılmak için uzun ve tehlikeli bir yolculuktan sonra Ankara'ya gelir. Yüreğindeki iman ve umudu cami kürsülerinden, eşraf ziyaretlerine kadar, sohbet, vaaz, davet, düzyazı ve şiirle haykırır. Milli Dünyada İstiklâl Marşı yazan şairler içinde; hem milletinin var olma mücadelesine katılmış bir kahraman, hem milletinin dilini bu kadar iyi kullanan bir yazar, hem büyük bir entelektüel, çağının tanığı ve vicdanı olan bir aydın, hem toplumunun değerlerini ve kişisel ahlakını sağlam bir ilkelilikle kendi şahsında bütünlemiş bir ahlak adamı, hem İstiklâl Marşını arzu ve talep eden Meclisin üyesi bir milletvekili, hem de İstiklâl Marşını yazmadan önce de ülkesinin büyük bir şairi olarak tanınan ve bütün bu özellikleri kendi şahsında toplamış başka biri yoktur.