Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi ve beraberindeki heyeti, bugün Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda kabul etti.
Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Ağrı’da önceki gün yaşananlarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Erdoğan, "Burada bir provokasyon varsa bu devletin değil, terör örgütünün güdümündeki partinin kurguladığı bir provokasyondur” dedi.
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Ağrı'da sivillerin askerlere yardım ettiğini söylemiş; Davutoğlu ise kendisini yalan söylemekle itham etmişti. Ancak Genelkurmay Başkanlığı ise dün bir açıklama yaparak sivillere teşekkür etmiş ve Demirtaş'ı doğrulamıştı.
İlk kez bugün konuştu
Bugün konuya ilişkin ilk kez konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan da, "Yaralanan jandarma personelimizin kendi haline terk edildiği, güya orada jandarma yaralı halde bırakılmış, onları siviller, kendi mensupları gelip oradan almış. Bunların hepsi kayıtlarla resimlerle zaten mevcut. Bunların tümü külliyen yalandır" dedi.
Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı’nın askerlere yardım ettikleri için teşekkür ettiği siviller konusunda ise şu ifadeleri kullandı:
“Askerlerimizin taşınmasına yardımcı olan siviller, bunu kendi istekleri ile askerlerimiz ile beraber yapmıştı. Bölgede bulunan HDP mensupları bahane edilerek bu meselenin istismarı vicdana ve ahlaka sığan bir davranış değildir. Hadise bu kadar açık ve net şekilde ortadayken bakıyorsunuz hemen birileri meseleyi kendi meşreplerine göre başka taraflara çekmenin çabası içene girdi.”
Ağrı’da yaşanan hadisenin “devletin çözüm süreci konusundaki duruşuyla kesinlikle bir ilgisi olmadığını” sözlerine ekleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ya siz kendinizi ne sanıyorsunuz? Siz bu devleti, bu milleti, ne sanıyorsunuz. Çözüm süreci askeri bir zorunluluğun değil siyasi bir kararın neticesi olarak başlatılmıştır. Türkiye Cumhuriyeti devletinin dün olduğu gibi bugün de bölücü terör örgütünün bertaraf etme konusunda herhangi bir eksiği, sıkıntısı yoktur. Ancak biz geçmişte uzun yıllar uygulanan bu yöntemin işe yaramadığı gibi başka sıkıntılara da sebep olduğunu gördük, tespit ettik.”
Papa’ya kınama ve uyarı
Öte yandan, Papa Francis’in Ermeni meselesini “soykırım” olarak nitelendirmesine tepki gösteren Erdoğan, şunları söyledi:
“Malum, kısa bir süre önce Ankara’ya bir ziyareti olmuştu. Ankara’daki görüşmelerimizde ben farklı bir siyasetçi görmüştüm. Bakın din adamı demiyorum. Farklı bir siyasetçi görmüştüm. Fakat bu açıklamalardan sonra gerek siyasi kimliğindeki, gerekse din adamlığındaki farklılığı ben tamamıyla ne yazık ki çok çok farklı bir zihniyetin, tarihten bu yana yüzbinler, milyonlarca insanın kıyımına neden olan anlayışın yeniden tezahürü gibi gördüm.”
Erdoğan: Yaşananları biliyoruz
Ermeniler’in maruz kaldığı sıkıntıları bildiklerini ve üzüldüklerini ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:
“Geçen yıl 23 Nisan’da yaptığım açıklama, dünyadaki tüm liderlere gönderdiğim açıklamayı hepsi biliyor. Biz aynı yerdeyiz. Ama bu açıklamayı yaparken ben orada bir paragraf daha koymuştum. Ermeniler ülkemizde ölürken aynı şekilde yine Ermeniler tarafından ve farklı ülkelerin buradaki mensupları tarafından Osmanlı’nın evlatları da öldürüldü, şehit edildi. Bunları da ben orada kayda girmiştim.”
“Tarihçilerin işini siyasiler, din adamları aldığı zaman oradan hakikat değil, işte bugün olduğu gibi hezeyan çıkar” diyen Erdoğan, ortak komisyon çağrısını yineledi.
Türkiye Cumhurbaşkanı, “Sayın Papa’yı da bu tür yanlışlara herhalde bir daha düşmez diye kınıyorum ve uyarmak istiyorum” dedi.
Papa Ermeniler için ne dedi?
1915 olaylarının 100’üncü yıldönümü için dün Vatikan'da düzenlediği bir ayinde "soykırım" sözcüğünü kullanan Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, kendisine yönelik eleştirilere, "Kilisenin yolu açık sözlülüktür. Gördüklerimiz, duyduklarımız karşısında sessiz kalamayız” yanıtını verdi.
Vatikan’da düzenlenen "Ermeni şehitliğinin 100. yılı için kutsal ayin" adlı törende konuşan Papa, "Son yüzyılda insanlık üç büyük trajedi yaşamıştır. Bunların ilki, genel olarak 20. yüzyılın ilk soykırımı olarak görülen ve siz Ermeni halkına karşı yapılmış olandır" demişti.

