Halkların Demokratik Partisi (HDP) Elazığ İl Örgütü, Atapark Düğün Salonu'nda dayanışma yemeği verdi. Yemeğin verildiği salonda binlerce kişi bir araya gelirken, salona sığamayan binlerce yurttaş ise dışarıda kaldı. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın salona girdiği esnada salonda izdiham yaşanırken, Demirtaş, kendisi için ayrılan bölüme zorlukla ulaşabildi. Burada bir süre bekleyen ve yurttaşlarla selamlaşan Demirtaş, daha sonra kürsüye çıkarak, halka hitap etti. 

 

7 Haziran seçimlerinin önemine dikkat çeken Demirtaş, bu seçimlerde iki ayrı seçenek olduğunu belirterek, birincisinin AKP'nin diktatörleşen ve hiçbir farklılığı kabul etmeyen seçenek olduğunu, diğer seçeneğin ise özgürlük ve demokrasi temelinde tüm farklılıkların kabul edildiği bir çizgiyi temsil eden HDP olduğunu  dile getirdi. 

 

'Her oy kader belirleyecek'

 

Seçmenlerin sandığa atacağı her oyun ülkenin kaderini belirleyeceğini söyleyen Demirtaş, "Sizler bu seçimde doğru seçeneği bulursanız, yani HDP'den yana oy kullanırsanız o zaman bu ülkenin kaderi değişir. Kimileri yoksulların, emekçinin, ezilenin, halkın yanındadır HDP gibi, kimisi de hırsızların yanındadır" ifadesinde bulundu.

HDP'nin iktidara gelmesi durumunda yeni bir yaşamın başlayacağını dile getiren Demirtaş, "Biz gelirsek devletin kaynaklarını işçiye, emekçiye, halka dağıtırız.  Bu ülkede çocuklarına mama alamayanlar varken, bizim o koltukta oturmamız haramdır. Bu ülkenin yüzde sekseni yoksuldur. Çok dikkatli hesap yaparak ay sonunu getiriyorlar. Türkiye'nin en büyük ekonomistleri yoksullardır. Çünkü, o aileler asgari ücretle bir aileyi geçindirir, bir lokma haram yemez ve Allah'tan başkasına da boyun eğmez. Bunun yanında bu ülkede saraylarda oturanlarda yok mudur? Özel uçakları ile bir orda bir burada olanlar yok mudur?  13 yılda kazandıkları para Türkiye bütçesinden fazla. Çünkü bunlar çıkar kameraların karşısında bir maşallah, iki bismillah ile halktan oy isterler" dedi.

 

'Diyanet İşleri dini kullanıyor'

 

Konuşmasında Diyanet İşleri Başkanlığı'nı da eleştiren Demirtaş, "Bu ülkede dini en fazla kullanan Diyanet İşleri'dir. Bu bir beladır. Biz bunu kaldırıp yerine İnanç İşleri Başkanlığı'nı kuracağız. Biz herkese zorla inancımızı benimsemelerini dayatamayız. Senin çocuğuna zorla Hıristiyanlığı öğretseler ne dersin sen. Zorunlu din dersi olmazsa hepimizin inançsız kalacağını zannediyorlar. Derslerde Allah'a kulluğu değil, devlete kulluğu öğretiyorlar. Din adamı özgür olacak, emir almayacak. Bazı din adamlarını bundan tenzih ediyorum" dedi. 

 

Hükümetin ibadethaneler arasında gösterdiği ayrımcılığa da tepki gösteren Demirtaş,  "Caminin elektriği suyu ücretsizse, kilisenin, cem evinin de ücretsiz olacak. Vergi alırken ayırıyor mu? Ama hizmet ederken ayrım yapıyor. Alevilerin vergisi ile biz sünnilere hizmet ediyor. Bu günahtır. Devlet kendi eliyle bizi günaha sokuyor. Bu halkın dolmuşa binecek parası yok. Bu halkın önderleri arkalarında israfı bırakmadılar. Hz. Peygamber ardından sadece Allah'ın emirlerini bıraktılar. Başka bir şey var mı? Soruyorsun bunlara 'biz Hz. Peygamberin yolundan gidiyoruz' diyorlar. Bu ne yalandır" ifadesinde bulundu.  

 

Hükümet tarafından HDP'ye karşı dile getirilen "Dine karşıdır, inanca, Allah'a, kitaba karşılar" söylemlerine tepki gösteren Demirtaş, "Allah yukarda ve her şeyi görüyor. Bunların yaptıklarını bir görün ya. Saraylarında ki bir su bardağı bir işçinin bir aylık maaşı. Bunu bu halkın sorması lazım. Halkın gücü iktidarı belirler. Bunlar bundan kaynaklı HDP'den korkuyorlar. Çünkü biliyorlar ki HDP her haram lokmanın hakkını soracak bunlardan. Burada biz soracağız, zaten diğer tarafta kurtuluş yok" ifadesinde bulundu. 

 

'Halk baskı altında tutuluyor'

 

Halkın diyanet eliyle sürekli baskı altına alındığını kaydeden Demirtaş, "Halk bunca zulme rağmen niye isyan etmiyor. Kimin eliyle bunu yapıyorlar. Diyanet eliyle yapıyorlar bunu. İşte o susturma işini Diyanet eliyle yapıyorlar. Onun için diyorum ki din bunların elinde rehine olmuş, rehine. Dini sopa olarak almışlar, kafasını kaldırana dinle vuruyorlar. Açlığa isyan edene dinle vuruyorlar. O kullandıkları sopa Allah'ın bize gönderdiği din değil, yanlış anlamayın. Devletin hükümetin dinidir, İslamiyet değil, alakası yok. Bunun için Diyanet kalkarsa din özgür olacak diyorum. Kusura bakmasınlar ama bu ülkede alim yetişmişse medresede yetişmiştir. Hangi ilahiyat fakültesi bir alim yetiştirmiş bu ülkede, gösterin bana. Dinimizi devletin elinden kurtarmak zorundayız" diye konuştu. 

 

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, ibadetin hangi dilde yapıldığına bile karar verdiğini dile getiren Demirtaş, "Hangi dile ibadet yapacağına diyanet karar veriyor. Kürtçe, Zazaca dilinde hutbe verdiğin zaman diyanet ona soruşturma açabilir. Böyle bir din olur mu? İslamiyette sen Zazaca konuşamazsın diye bir şey var mı? Tek kelime Türkçe bilmeyen insanlar nasıl ibadet edecek peki. Xweda, Xwede yasaksa Allah'a nasıl sesleneceksin sen. Yasaklıyor onu işte. Buna nasıl devlet karar verir. Allah'a hangi dilde yalvaracağımıza diyanet karar veremez. Allah bizi hangi dilde yaratmışsa Diyanet merak etmesin, Allah o dili anlıyor" dedi. 

 

 

'Umarım Erdoğan da cezaevinde anadilinde konuşabilir'

 

Erdoğan'ın "Kürt sorunu yoktur" ve "daha ne istiyorlar" sözlerine de tepki gösteren Demirtaş, "Sen kimsin bizden aldıklarını bize veriyorsun. Bizin anadilimiz zaten bizim. Sen kim oluyorsun da bize sadaka verir gibi bir şeyler veriyorsun. Bizim anadilimizi sen kim oluyorsun da bize veriyorsun. Bu bize hakarettir. 'Cezaevinde anadillerinde konuşuyorlar" diyor. Umarız sana da nasip olur sen de cezaevinde anadilinde konuşursun" ifadesinde bulundu. 

 

Demirtaş, konuşmasının devamında, "Allah yalancıyı sevmez Sayın Başbakan. Ne yaparsan yap yalan söyleme. Çık halkın karşısına gerçekleri anlat. Ayrıca sen yalan söylemeyi de beceremiyorsun. Senin ustan iyi biliyordu, sen bilmiyorsun. Ustası maharetliydi. 10 tane yalan söylüyordu bana mısın demiyordu. Bu seçimde istiyoruz ki Elazığ'da milletvekillerimiz meclise gitsin. Artık onun zamanı geldi, geçti bile. Adaylarımız sizin aranızda otururken, şimdi buradalar. Bunları meclise taşıyın ki bu müteahhitler artık Elazığ'ı temsil etmesin. Buradan gidip bakan olanlar bile köylerinin yollarını yapmadılar. Biz inşallah onların yollarını yapacağız. Bu hizmeti bunlar getirecek bunlar" şeklinde konuştu. 

 

Demirtaş konuşmasının ardından halkın yoğun ilgisi altında salonda ayrılmaya çalıştı. Demirtaş'ın salondan ayrılmasının ardından binlerce kişi salondan ayrıldı. 

 

(mg-yk/sy)