Şengal’de Terör Örgütü IŞİD çetelerinin elinden canını kurtararak Kuzey Kürdistan'a sığınan Êzidîler için bölge genelinde olduğu gibi Diyarbakırlılar imkanlarını seferber ediyor. Diyarbakır'ın Sur ilçesine bağlı köylerde ilkbaharda yağan karla ekinlerinin yanmasından dolayı imkanları daha da kısıtlı hale gelen köylüler, buna rağmen mahsullerini Êzidî aileler ve Rojava halkı ile paylaşıyor.
'Onları ağlarken görünce biz de ağlıyoruz'
Sur ilçesi Konacık (Meyhun) Köyü Malyazı mezrasında yaşayan 6 çocuk babası Ali İhsan Demir, kendileri için stokladıkları un ve buğdayları Şengalli aileler ile paylaştığını anlattı. "Onları televizyonlarda ağlarken görünce bizde dayanamayıp ağlıyoruz" diyen Demir, Kürt halkı olarak Türk devletinden birşey beklemediklerini belirtti. Demir, "Bir kaç çuval buğdayı paylaşmak hiçbir şey değildir. Keşke daha fazlasını yapabilsek" dedi.
Aynı köyden Cevat Koç ise "Din adına katledildiler, kadınlara tecavüz edildi. Dağ başlarında öldüler. Bu zulümdür" diyerek IŞİD'in vahşetini lanetlerken, IŞİD'in katliamından kaçan Şengalli aileler için her türlü yardıma hazır olduklarını söyledi.
'Hepimiz silah alıp mücadele etmeliyiz'
Altınpınar (Kaniya Zera) Köyü'nden Muhammed Kırmızı da IŞİD'in katliamlarından kaçan Êzidîleri yalnız bırakmayacaklarını ifade etti.
Yardımların yetersiz kaldığından şikayet eden Beybulak (Miraxula) Köyü Kızıltepe Mezrası'ndan 67 yaşındaki Hikmet Bayram ise on çuval buğday ile dayanışma içine girseler de bunun yardım sayılmayacağını dile getirerek, "Hepimiz silah alıp mücadele etmeliyiz. Özgürlükler bağışlanmaz alınır" dedi.
Diyarbakır'ın Sur ilçe belediyesi ve DBP ilçe yönetimi organizatörlüğünde on gün önce başlatılan buğday ve un yardımı kampanyası çerçevesinde gezilen köylerde, kampanya yürütücülerinden alınan bilgiye göre bu zaman kadar köylülerden 100 ton buğday ile 15 ton un toplandı. Toplanan bu yardımlar önümüzdeki günlerde Rojava ve Şengal'e gönderilmek üzere Sur ilçesine bağlı Karaçalı (Tilalo) Köyü girişindeki ambarlarda depolandı.

