Zorluklarla geçen çocukluk ve gençlik yıllarının ardından Kürt halkının hukuksal mücadelesini vermek için avukat olmayı seçen katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Av. Tahir Elçi, meslek yaşamı boyunca "faili meçhul" cinayetler ve katliam davaları mağdurlarının yanında oldu. Şırnak Cizre ilçesine bağlı Hebler köyünde dünyaya gelen Elçi, ilk ve orta öğretimini burada gördü. Ailesinin maddi durumunun iyi olmaması nedeniyle boyacılık yaparak okul harçlığını çıkartan Elçi, Dicle Üniversitesi'nde okuduğu yıllarda iki kez tutuklanıp, işkencelerden geçmesine rağmen okulunu bitirdi.
İlk bürosunu da Cizre'de açarak hukuk mücadelesine atıldı. 90'lı yılların ortamında devletin tüm gücüyle şiddetini yönelttiği insanların haklarını korumak için çıktığı yolda açtığı bürosu defalarca polislerce dağıtıldı, tehditler aldı.
Katledile kardeşini anlatan ağabeyi Ahmet Elçi, kardeşinin üniversite yıllarında olduğu gibi mesleğe başladığı ilk yıllarda da büyük zorluklar yaşadığını dile getirdi.
İtirafçıların hakkında verdiği ifadeler üzerine tutuklanan kardeşinin 7 ay Diyarbakır Cezaevi'nde hapis yattığını paylaşan ağabey Ahmet Elçi, "Tahir'in ilk aldığı davalar, faili meçhul davalarıydı ve bunlardan biri Cemal Temizöz davasıydı. Oldukça cesaretliydi. Botan'da köyler yakıldığı zaman Tahir geceleri köylülerin elbiselerini giyip eline bir kamera alıp, yakılan köyleri kayıt altına alıyordu. Dicle nehrini geçerek Botan dağlarındaki köylerin yakılmış haldeki fotoğraf ve görüntülerini çekiyordu. Faili meçhul davaların açılmasında çok emeği geçti. Birçok davayı AİHM'e götürüp, sonuçlandırdı. Devlet suçlu görüldü. Silopi'ye bağlı Bêspin köyünde, 6 kişi katledilmişti. O olaya dair davanın açılması için de Tahir çaba sarf etmişti" diye belirtti.
'Kimse ölmesin diye uğraşırdı'
Ağabey Elçi, özellikle son dönemde Kürdistan kentlerinde yapılan saldırılara karşı oldukça duyarlı davrandığını ifade ettiği kardeşini şu sözlerle tanımladı: "İnsani duyguları ağır basan biriydi. Yaşanan çatışmalarda ve olaylarda kimsenin ölmemesi için büyük çaba sarf ederdi. Kürt gençlerinin katledilmesini istemezdi. Polis ve askerlerin de ölmesini istemiyordu. Bundan dolayı da büyük bir çaba ve mücadeleler içerisindeydi."
Sözleri nedeniyle hedef haline getirildi
Kardeşinin tam da bu yüzden karanlık güçler tarafından hedef seçildiğini dile getiren ağabey Elçi, katıldığı bir TV programında sarf ettiği "PKK hareketi terörist bir hareket değil, siyasi bir harekettir" sözleri sonrasında da gözaltına alınan kardeşinin devlet tarafından hedef haline getirildiğini ifade etti.Ağabey elçi, devletin temsilcileri olan savcıların, Baro Başkanı olarak onu çağırıp ifadesini alınabilecekken, kaçmayacağını bile bile zorla getirilme kararı çıkartarak kardeşini faşist grupların hedefi haline getirdiğini vurguladı.
Bu şekilde hedef haline getirilen kardeşinin sonrasında da kameralar önünde katledildiğini söyleyen acılı ağabey, olay anına ilişkin görüntüleri izlediklerinde ise görüntülerdeki gençlerin ateş açmadığının, polislerin olduğu yönden ateş açıldığının açık şekilde görüldüğünü ifade etti.
Ağabey Elçi, işlenen cinayet sonrasında Adalet Bakanlığı ve Valiliğin olayı aydınlatma sözü verdiklerini, şimdi kendilerinin de bu sözün yerine getirilmesini umduklarını kaydetti.
Kardeşinin katledenlerden bunun hesabının sorulmasını bekleyen ağabey, olay sırasında yaşamını yitiren polisler için de üzüldüklerini dile getirdi.
Kardeşim son olsun…
Kardeşinin ölümünün artık barışa vesile olmasını istediklerini aktaran Elçi, buna dair ise şunları söyledi: "Biz kardeşimin katliamının son katliam olmasını diliyoruz ki bundan sonra insanlar ölmesin. Bu kutsal coğrafyada kimse toprağa düşmesin. Ne gerilla anneleri ne asker anneleri ağlasın. Bizim 35 günlük bebeklerimizden, 80 yaşındaki yaşlılarımız katlediliyor. Bundan sonra kimseler katledilmesin, öldürülmesin. Tüm halklar birlikte yaşasın. Bu çözümün yeri de ve muhatabı da bellidir. Bunlardan biri devlettir, diğeri de Kürt halkının lideri Sayın Abdullah Öcalan'dır. En yakın zamanda bozulan sürecin tekrardan başlayıp, Öcalan ile görüşmelerin sürmesini istiyoruz."
Hala tehdit ediliyoruz!
Duydukları acıya rağmen isteklerini bu sözlerle paylaşan ağabey Elçi, kardeşinin öldürülmesinden sonra da aile olarak tehditler almaya devam ettiklerini paylaştı. Elçi, "Telefonlarla aramalar yapılıyor, mesajlarla, internette tehdit yazılarını okuyoruz. Bize tehdit mesajlarını gönderenlerin kim olduğunu bilmiyorum ama insanın kanı üzerinden rant elde eden insanlar" diye ifade etti.
'Faili meçhul olmasının önüne geçeceğiz'
Bu cinayetin aydınlatılmasını istemeyen karanlık güçlerin olduğunu bildiklerini de söyleyen ağabey Elçi, her şeye rağmen kardeşinin cinayetinin de diğerleri gibi gizli kalması, üzerinin örtülmesinin ve faili meçhul olmasının önüne geçeceklerinin altını çizdi.(diha)

