Twitter hesabından son bir haftadır kendilerine, özellikle çatışmaların yoğunlaştığı Cizre, Silopi, Nusaybin, Dargeçit ve Sur ilçelerinde sivil halkın can, mal ve mesken güvenliğinin ciddi anlamda ihlal edildiğine dair somut bilgiler geldiğini duyuran Hüda-Par, iki üyesinin evine de askerler tarafından el konulduğunu söyledi.

 

Hüda-Par’ın açıklaması şöyle devam etti:

 

“19.12.2015 günü Cizre’nin Nur mahallesinde Halis ve Muhlis Gözüngü adlı üyelerimizin evlerine rızaları olmadığı halde asker tarafından el konulmuş ve evlerde mevzilenilmiştir. Her iki üyemizin evinde hala askerler bulunmakta ve fiili olarak bir çatışma yaşanmaktadır.

 

Sokağa çıkma yasağı nedeniyle üyelerimiz ve aileleri evi de terk ederek, güvenli bir yere geçemediklerinden; mermilerin hedefi durumundadırlar. Bu durum, üyelerimizi hem istemedikleri bir çatışmanın tarafı haline getirmekte, hem de ailelerin tamamının can güvenliğinin tehlikeye atılmasına neden olmaktadır.”

 

Çatışmaların mümkünse sona erdirilmesi, değilse de şehir merkezlerinin dışına çıkarılması gerektiğine dair çağrı yapan parti, evlere el konulmasının kabul edilemez bulduklarını da belirtti.

 

Sivil can kayıplarının yaşanmaması ve mağduriyetlerin artmaması adına devlet güçlerine seslenen Hüda-Par, “Devlet güçlerini bu üyelerimizin evlerini derhal boşaltmaya; İslami hassasiyetleri, insan haysiyetini göz önünde bulundurmaya ve hukuk içerisinde kalmaya davet ediyor, bu tavrı kınadığımızı kamuoyuna bildiriyoruz” ifadelerini kullandı.

 

Hüda-Par Genel Sekreteri Mehmet Yavuz, yaşanan süreci, "akıl tutulması" olarak nitelendirdi ve bölgede çatışmasızlık ortamına geri dönülmesi gerektiğini söyledi.

 

BBC’ye konuşan Mehmet Yavuz, aksi takdirde PKK’nin, HDP’ye 7 Haziran’da verilen desteği hatırlaması gerektiğini belirterek, şunları belirtti:

 

 

"Örgüte yönelik dile getirdiğimiz husus şu: Halkın bir siyasi partiye, HDP’ye, 7 Haziran seçimlerinde verdiği desteğin çok anlamlı olduğunu, bu desteğin iyi bir şekilde kredi olarak kullanılması gerektiğini, devletin şiddeti bir yol ve yöntem olarak kabul etmekten ziyade, açık olan siyaset kanalı üzerinden bütün sorunları ifade etmesi gerektiğini söylüyoruz."

 

Yavuz ayrıca devletin "egemenlik haklarını korumak için" bu operasyonları yapmasını "kendi mantığı" içinde anladıklarını ancak bu süreçte sivillerin can güvenliğinin korunmasına özen gösterilmesi gerektiğini kaydetti.

 

 

Hüda – Par Genel Sekreteri, "Ama devletin operasyon yaparken sivil ve masum insanların her türlü hakkını muhafaza etmesine, insan haysiyetine dikkat etmesine ve en önemlisi de hukuk içerisinde hareket etmesine dikkat etmesi gerekir" dedi.(rüdaw)