Sırbistan'a gitmeden önce Atatürk Havaalanı'nda basın toplantısı düzenleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, hafta sonu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmenin daha çok bölgede yürütülen "savaşla" ilgili olduğunu söyledi. Kendisinin Sırbistan'a, Erdoğan'ın Suudi Arabistan'a gideceğini belirterek, Erdoğan ile birçok konuyu ele aldıklarını söyledi. Muhalefetle yapacağı görüşmeye ilişkin de bilgi veren Davutoğlu, özellikle HDP'ye yönelik sert eleştirilerde bulundu.

 

2007 ve 2011 yılında anayasa konusunda yaşanan deneyimleri ele aldıklarının altını çizen Davutoğlu, "Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli'ye giderken herhangi bir önyargımız yok. Geçmişte iki yöntem, 2007 sonrasında AK Parti'nin kendi çalışması olarak sunması var, 2011'den sonra bütün partilerin katıldığı bir yöntem denendi. İkisinde de istediğimiz sonucu alamadık" diye konuştu.

 

'Uzlaşmayı tercih ederdim'

 

Başkanlık sistemini önerdiklerini dile getiren Davutoğlu, "Konjonktürel şartlardan çıkmamız lazım. Kişiselleştirmeden. Torunlarımızın ve onların torunlarının dahi büyük bir revizyon yapmadan yaşayabileceği, gereğini yapabileceği bir anayasayı birlikte yapmamız lazım. 380 milletvekilimiz de olsaydı ben uzlaşmayı tercih ederdim" iddiasında bulundu.

 

Had bildirecekmiş!

 

HDP ile görüşmeyi iptal etmesine ilişkin de konuşan Davutoğlu, HDP'den gelen açıklamaları, "saygısızlık" olarak nitelendirerek, "Benden hesap soracaklarmış. Sur'u, Cizre'yi, Silopi'yi zindan yerine çevirenlerden hesap sorsunlar. Hem terörü destekleyecekler, hem daha demokratik bir anayasa için gelen Başbakan'a şart koşacaklar. Anayasayı tartışırım ama Türkiye'nin birliğini, bütünlüğünü kimseyle tartışmam" dedi. Davutoğlu, "Gelir kaçak çayımızı içer gider" diyen İmralı Heyeti Sözcüsü Sırrı Süreyya Önder'e de, "Biz bir film çeviriyor değiliz. Yüzlerce askerimizi, polisimizi şehit vermişiz. Yok çaymış, yok kaçak çaymış. Gitsin Kandil'de içsin çayını film senaristi. Beyefendi kaçak çaydan bahsedecek, ben de o masada duracağım öyle mi? Meclis'te milleti temsil edenler bu işin ciddiyetinde olacaklar. Ya samimi ve ciddi olurlar kapımız açık olur, o zaman da hadlerini bildiririz" şeklinde konuşması dikkat çekti. (kaynak:diha)