HDP Milletvekili Osman Baydemir, Şırnak Devlet Hastanesi'nde yemekhanesinde bekletilen cenazelerin defnedilebilmesi için Cizre ve Silopi'deki yasağın bir an önce kaldırılması gerektiğini söyledi. Devletin meşruiyetini kaybettiğini belirten Baydemir, "Yasak kalkmadan cenazeler defnedilemez. Bebeklere kurşun sıkanların onların cenazelerini kaldıranlara da kurşun sıkmayacağının garantisi yok" dedi.
Devlet güçlerince katledilen ve Şırnak Devlet Hastanesi yemekhanesinde bekletilen cenazelere ilişkin konuşan HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, Şırnak Emniyet Müdürlüğü'nün cenaze sahibi aileleri, cenazeleri defnetmeleri konusunda tehdit etmesine tepki gösterdi. Baydemir, "Devletin uygulamaları savaş suçudur'' dedi.
'Cenazelere yapılanlar iman dışına çıkmaktadır'
Sur, Cizre, Silopi, Nusaybin ve diğer özyönetim alanlarında yaşananların hukuk ve ahlak ile izah edilebilecek bir yönü bulunmadığının altını çizen Baydemir, yapılanları "iman dışına çıkmak" olarak tanımladı.
'Uygulamalar savaş suçudur'
Devletin 90 yıldır Kürdistan'a dair değişmeyen politikasının gelinen aşamada müzakere masasının devrilmesi ile bir kez daha devreye girdiğine işaret eden Baydemir, sokağa çıkma yasağı ilan etmek gibi olağanüstü veya sıkıyönetim kararlarının kaymakama ve valiye ait olmadığının altını çizerek, "Olağanüstü hal veya sıkıyönetim kararlarının parlamento yetkisiyle olabilir" hatırlatmasında bulundu. Ortada bir adaletsizlik zemini bulunduğuna dikkat çeken Baydemir, mevcut uygulamaların Cenevre savaş hukukuna aykırılığına vurgu yaptı.
'Hastane çocuk, kadın ve din alimlerinin cenazeleriyle dolu'
Şırnak Devlet Hastanesi'nin çocukların, din alimlerinin, kadınların cenazeleriyle dolu olduğunu belirten Baydemir, cenazeleri çürümeye mahkum eden devletin şimdi de aileleri tek tek arayarak tehdit ettiğini ifade etti. Kendilerinin de cenazelerin bir an önce defnedilmesinde yana olduklarını vurgulayan Baydemir, şöyle devam etti: "Bu dinende bu gereklidir, imanımız itikadimiz gereği cenazeler bir an önce sonsuzluğa uğurlanmalıdır. Ama bir cenazenin defin işlemi başka bir musibetin acının zeminini hazırlamamalıdır."
'Çocuğa kurşun sıkan cenazeyi kaldırana da sıkar'
Cizre ve Silopi'de cenazelerin defnedilebilmesi için yasağın kalkması gerektiğini söyleyen Baydemir, yasak kalkmadan ailelerin yakınlarını toprağa veremeyeceğini hatırlattı. Beş yaşındaki çocuğa ve 70 yaşındaki Seyda'ya (din insanı) kurşun sıkanların onların cenazelerini taşıyanlara kurşun sıkmayacağının garantisinin olmadığını belirten Baydemir, "Dolayısıyla ailelerin cenazelerini kurşunların arasında defnetmeye zorlanmaları, onları da kurşunların hedefine haline getirmek, ölüme yollamak anlamına gelir" diye belirtti.
'Devlet meşruiyetini yitirdi'
Şu ana kadar bütün hukuksuzluklara karşı sürdürdükleri mücadeleyi bundan sonrada sürdürecekleri mesajını veren Baydemir, Şırnak, Cizre ve Silopi'nin çığlıklarını gayri insani uygulamaları bütün Kürdistan'a duyuracaklarını söyledi. Devleti devlet yapan zeminin hukuk olduğunu paylaşan Baydemir, devletin kendisini meşru zemine oturtan hukuk zemininden çıkmayı bir tarz haline getirmesi durumunda meşruiyetini yitirerek bir mafya devletine dönüşeceğinin altını çizdi.
Baydemir, uluslararası mahkemelerin hem cenazelere yapılanlara hem de genel olarak ortaya konan uygulamalara karşı devreye girmesi için HDP olarak gerekli çalışmaları yapacaklarını belirtti.
'Birlikte yaşam için katliamlara sessiz kalmayın'
Türkiye'nin batı yakasını katliamlar karşısında sessiz kalmamaya davet eden Baydemir, devamında şunları kaydetti "Eğer Türk halkı Kürt halkıyla birlikte yaşamak istiyorsa devlete dönüp 'Benim adıma böyle bir katliam yapamazsın' demesi gerekiyor." Aksi taktirde aynı topraklarda yaşamanın zorlaşacağı uyarısı yapan Baydemir, çok açık ve net olarak eğer ortak yaşam isteği var ise bu trajediye sessiz kalınmaması gerektiğini savundu.(diha)

