Erdoğan, Kral Selman bin Abdülaziz’in davetiyle gittiği Suudi Arabistan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Türkiye Cumhurbaşkanı, “HDP eşbaşkanlarının anayasal suç niteliğinde açıklamaları var. Parti kapatmalar eskide kaldı ama beyanlar için değerlendirmeniz nedir?” sorusu üzerine şöyle dedi:
“İki eşbaşkanın yaptığı açıklamalar kesinlikle anayasa suçu. Haklarında cumhuriyet başsavcılıklarının başlattıkları süreçler var. Bu konular takip edilmeli. Parti kapatma olayı gündeme dahi gelmemeli. Ama suçu irtikap eden milletvekili, belediye başkanı veya başkaları olabilir. Bunlar bunun bedelini ödemek durumundadır.
Diyarbakır ve Ankara başsavcılıklarının başlattığı soruşturmaları da bu çerçevede değerlendirmek lazım. Dokunulmazlıklarının kaldırılması suretiyle başlayacak süreç, inanıyorum ki terörle mücadele açısından ülkemizdeki havayı da olumlu yönde etkileyecektir.”
YPG ve Fırat’ın batısı
Erdoğan, “YPG’nin Fırat’ın batısına geçtiği yönünde iddialar var. Bu iddiaları nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna da şu cevabı verdi:
“İlgili arkadaşlarımdan, YPG’nin öyle Fırat’ın batısına geçme durumu olduğu bilgisi almış değilim. Oraya YPG’nin gelmesini izlemek, kabul edilir değildir. O zaman tamamiyle bizim güneyimizde, Suriye’nin kuzeyinde bir Kürt bantı oluşur ki, buna ‘Evet’ demek mümkün değildir. Bir de orada Teşrin Barajı var.
Barajla alakalı olarak, ABD de orayı özellikle DAEŞ’ten korumak için bir adım attığını söyledi. Yani, YPG’yi orada kara gücü olarak kullandığını mı anlatmak istiyor, onu bilemiyorum.
Başika’daki askerler
Başika’daki askerler
Erdoğan, Rusya ve Irak’ın, Musul’un Başika bölgesindeki Türk birliğiyle ilgili olarak BM Güvenlik Konseyi başvurularının reddedildiğini anımsatarak, şöyle dedi:
“İbadi’nin açıklamaları var. Davutoğlu’yla görüşmede, ‘Buradan askerinizi çekin’ demiş. Ahmet Bey gerekeni söylemiş. Irak Dışişleri Bakanı’nın açıklamalarına cevaben ‘Siz önce oradan DAEŞ’i temizleyin’ demiş. Daha da ötesine geçmek lazım. Siz Kandil’i terörden temizlediniz mi? Kandil’de PKK duruyor.
Maliki v.s. yaptığım görüşmelerde ‘Ne zaman burayı temizleyeceksiniz’ diye sormuşumdur. ‘Bizim gücümüz yetmiyor’ demiştir. Şimdi vereceği cevap yine aynıdır.” (Kaynak: Türkiye basını)

