Bölgede yaşayan 14 kişi, 26 Ocak 2016'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuru yaparak, tedbir talebinde bulunmuştu.

 

AİHM, 26 Ocak'ta tedbir talebini incelemeyi ertelemeye karar vererek, ulusal mahkemelerin bu tür acil durumları ele almada daha iyi bir konumda olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını istemiş, Anayasa Mahkemesi ise 29 Ocak'ta sözkonusu kişilerin tedbir taleplerini reddetmişti.

 

Yüksek Mahkeme’nin kararında, Şırnak Valiliği ile avukatlardan edinilen bilgi ve belgeler çerçevesinde, başvurucu olduğu belirtilen kişilerin "kamu makamları ile doğrudan iletişime geçme yönünde isteksiz davranmaları, kamu makamlarını üçüncü kişilere yönlendirmeleri, bulundukları yere ilişkin farklı tarihlerde farklı adresler bildirmeleri" gibi hususlara vurgu yapılmıştı.

 

Bu kapsamda, bu kişilerin sürekli yer değiştirdiklerine ve sağlık hizmetlerine erişim için kamu makamları ile iletişim kurmaktan kaçındıklarına ilişkin ciddi şüpheler ortaya çıktığı, belirsizliğin devam etmesi nedeniyle bu aşamada tedbir kararı verilemeyeceği ifade edilmişti.

 

Bu kararın ardından, 14 başvurucu yeniden AİHM'e müracaat etti.

 

Anayasa Mahkemesi’nin 29 Ocak'ta aldığı kararı değerlendiren AİHM, bu kararın geçerli olduğunu ve başvuranların belirttikleri şikayetler hususunda olanaklar dahilinde geçici bir yardım imkanı sunabileceği kanısına ulaşıldığını bildirdi.

 

AİHM'in, Anayasa Mahkemesi’nin başvuranların durumunu izleme konusunda istekli olmasına da önem verdiği, bunların ışığında Mahkeme İç Tüzüğünün 39. maddesi uyarınca, başvuranların tedbir taleplerini kabul etmemeye karar verdiği belirtildi.

 

AİHM'in İç Tüzüğün 41. maddesi uyarınca, sözkonusu başvurular konusunda öncelik tanımaya karar verdiği ifade edilirken, hükümetin başvuranların kimliklerine bakılmaksızın yaşam hakları ve fiziksel bütünlüklerini korumak amacıyla gereken her türlü adımı atacağını ve etkinliği yetkililerce acil eylem alınmasına bağlı olan Anayasa Mahkemesi kararına uyacağını ümit ettiği aktarıldı.

 

Hükümeti, başvuranların genel durumları ve sağlık durumları hakkındaki gelişmeler konusunda mahkemeyi bilgilendirmeye davet eden AİHM'in, başvuranları ise doğrudan acil servislerle irtibat kurmaya teşvik ederek, acil servislere, sağlık durumları ve bulundukları konum hakkında doğru ve geçerli bilgiler vermelerini istediği kaydedildi.

 

AİHM'in ayrıca, başvuranları Anayasa Mahkemesi’nden gelecek taleplere uygun hareket etmeye, gelişmeler konusunda mahkemeyi bilgilendirmeye çağırdığı bildirildi.

 

Öte yandan, başka gelişmelerin yaşanması halinde, Anayasa Mahkemesi’ne gerekli şekilde başvuruda bulunulmasının ardından, AİHM'e yeni bir talepte bulunulabileceği ifade edildi. (Ajanslar)