Sendikalar ve Konfederasyonun iş bırakma kararlarına karşı, sendika üyeleri, yöneticilerine açılan adli ve idari soruşturmalar Milli Eğitim Bakanına Bakanına soruldu. Konu ile ilgili önerge ektedir.

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

            Aşağıdaki sorularımın Milli Eğitim Bakanı Sayın Nabi AVCI tarafından Anayasanın 98'ıncı İçtüzüğün 99'uncu maddesi gereğince yazılı olarak yanıtlanmasını arz ederim.

     

                                                             İbrahim AYHAN 

                                                                  HDP Şanlıurfa Milletvekili

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) bağlı olduğu Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Yürütme Kurulu 22.12.2015 gün ve 92 sayılı kararı ile DİSK, TMMOB ile birlikte “1. Savaşa Hayır, Barışı Savunacağız” şiarı ile ortak bildiri ve stickerler hazırlanarak web sayfamızdan yayımlanmasına, 2. 29 Aralık 2015 tarihinde Konfederasyonumuza bağlı sendika üyelerinin hizmet üretiminden gelen gücü kullanarak işyerlerinden çıkıp tüm illerde merkezi alanlarda basın açıklamaları yapmalarına karar verilmiştir.” kararı ile eğitim emekçiler 29 Aralık 2015 günü hizmet üretiminden gelen güçlerini kullanarak işe gitmemişlerdir.

 

            Bunun üzerine Bakanlığınız Rehberlik ve Denetim Başkanlığı tarafından gönderilen 29.12.2015 tarih ve 17619000-100-E.13478479 sayılı Eğitim Hakkını Engelleyici Eylemler konulu genelgede  "Son zamanlarda bazı sendika ve konfederasyonların güvenlik güçlerimizin terörle mücadelesini bahane ederek boykot ve görevleri yapmama şeklinde eylem kararı almaları eğitim çağındaki bireylerin eğitim alma hakkının engellenmesi durumunu ortaya çıkarmaktadır", bunun  "sendikal hakların kullanımını aştığı" ifade edilmiş eyleme katılanların tespit edilip, belgelerinin Bakanlığınız Rehberlik ve Denetim Başkanlığına gönderilmesi istenmiştir. Basında yer alan haberlere göre birçok ilde bu genelge doğrultusunda kamu emekçilerine dönük soruşturmalar başlatılmıştır.

 

            Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın 6 Ocak’ta “Üniversiteler, okullar, hastaneler başta olmak üzere, kamu kurumları içinde görev yapanlardan terör örgütünün yanında yer alanların süratle ayıklanmasına ihtiyaç vardır” ifadelerinden sonra 17 Şubat 2016 tarihinde Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında konulu ve 2016/4 sayılı genelge yayınlanmıştır.

            Hâlihazırda TCK, TMK, DMK ve diğer mevzuatta Cumhurbaşkanın ifadeleri ve başbakanlık genelgesinde belirtilen hususlar idari ve adli soruşturma ve cezai müeyyide nedenidir. Kamu görevlilerinin kamuya ve kamu otoritesine karşı sorumlulukları DMK da açıkça sayılmıştır. Bu genelge ve açıklamalar 28 Şubat'ı hatırlatmakta, kanunlarla değil sözlü talimatlarla, genelgelerle, andıçlarla toplumun yönetilmek istenmesine örnek olduğu, korku yayılmaya çalışıldığı, bunun için siyasal, ideolojik, etnik, kültürel farklılıklar temelinde muhbirciliğe, mobbinge, cadı avına dönüşeceği kaygısını taşımaktayız.

 

            Bu bağlamda;

1.         29 Aralık 2015 tarihinde anılan greve katıldığı tespit edilen Eğitim-Sen üyesi kamu         çalışanı sayısı kaçtır?

2.         29 Aralık 2015 tarihinde anılan greve katıldığı için Eğitim-Sen üyesi kamu           emekçilerine dönük herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır? Başlatıldı ise kaç kişi        hakkında soruşturma başlatılmıştır? Bu soruşturmalar nasıl sonuçlanmıştır/ne        aşamadadır?

3.         Sendika ve konfederasyonların grev kararı alması ve uygulamasının ulusal ve       uluslararası bağlayıcılığı olan yasalardaki yeri nedir?

4.         Bakanlığınızın yayınladığı genelgede sendika ve konfederasyonların "hizmet       üretiminden gelen güç" olarak tanımladığı iş bırakmayı, "boykot" olarak      tanımlamanızın nedeni nedir?

5.         Bakanlığınızın yayınladığı genelgede sendika konfederasyonların aldığı eylem     kararının "sendikal hakların kullanımını aştığı" iddiası neye dayanmaktadır?

6.         "Sendikal hak kullanımının" sınırları nelerdir?

7.         Soruşturmalar sonucunda verilecek cezaların mahkemelerden dönmesi durumunda          dava masraflarını kim/kimler ödeyecektir?

8.         Bakanlığınız ve Başbakanlık genelgeleri ile Cumhurbaşkanının açıklamalarının anılan      eylem kararı sonrasına denk gelmesi tesadüf müdür?

8.         Başbakanlık tarafından yayınlanan genelge doğrultusunda, bakanlığınız tarafından         herhangi bir çalışma yürütülmüş müdür? Yürütülmüşse bu çalışmalar nelerdir?