HDP Urfa vekili Osman Baydemir, Sur ve Silopi için alınan Acele Kamulaştırma kararı ile ilgili, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından cevaplandırılması için, Meclis Başkanlığına soru önergesi sundu.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın Başbakan Sayın Ahmet Davutoğlu tarafından Anayasanın 98’inci ve İçtüzüğün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.
Osman BAYDEMİR Şanlıurfa Milletvekili
21 Mart 2016 tarihinde Diyarbakır'ın Sur ve Şırnak'ın Silopi ilçelerinde “riskli alan sınırları” olarak belirtilen yerlerin Bakanlar Kurulu kararı ile acele kamulaştırılmasına karar verilmiş, karar Resmi Gazete ‘de yayınlanmıştır.
Ağustos 2015'den beridir uygulanan sokağa çıkma yasakları boyunca, sivil kayıplar, ağır silahlarla oluşan tahribatlar, zorunlu göç gibi ciddi hukuksuzluklar ve insan hakları ihlalleri yaşamış Sur ve Silopili yurttaşların şimdi de yaşam alanları “acele kamulaştırma” kapsamına alınmıştır. Karar sonrasında, yurttaşlarımız, yıllardır yaşadıkları, ticaret yaptıkları, evlerinin, işyerlerinin, dini ve tarihi mekânlarının geleceğine, yani bir nevi kendi geleceklerine dair kaygılarını dile getirmektedirler. Yurttaşlarımızın ve de kamuoyunun acele kamulaştırma meselesine ve yaratacağı sonuçlara dair oluşan kaygılarının giderilmesi zaruridir.
Bu gerekçelerle;
1- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasa ve Kamulaştırma Yasasında da belirlendiği üzere kamulaştırma ön koşulu kamu yararıdır. Sur ve Silopi için alınan acele kamulaştırma kararında hangi kamu yararları gözetilmektedir?
2- Sur ve Silopi'deki yerleşim birimlerinin acele kamulaştırmaya tabii tutulmasında Kamulaştırma Kanunu Madde 27'nin hangi bendi dikkate alınmıştır? Kararın kapsamı ve çerçevesi için belirtilen “ riskli alan” tanımıyla ne denilmek istenmektedir?
3- Acele kamulaştırma kararının alınmasının, sokağa çıkma yasağı boyunca, ağır silahların kullanımının da yol açtığı, birçok hukuksuzluk, hak ihlalleri, dolayısıyla, suç delillerinin karartılması ile ilgisi var mıdır?
4- Acele kamulaştırma kararının demografik yapının değiştirilmesine yönelik bir girişim olduğu algısı halk arasında gittikçe yaygınlaşmaktadır. Kürt illerinde demografik yapıyı değiştirmeye yönelik bir politikanız var mıdır? Böyle bir politikanız var ise, bunun doğuracağı sosyal ve siyasal sonuçlara dair öngörüleriniz bulunmakta mıdır?
5- Sur ve Silopi'de UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan tescilli tarihi yapıların ve belediyelere ait mekânların acele kamulaştırma kapsamına alınmasının hukuki, ahlaki ve siyasi dayanağı nedir?
6- Bir kamu kurumu olan belediyenin mülkiyetindeki bir yapının kamulaştırılmasında gözetilen kamusal yarar/yararlar nelerdir?
7- Acele kamulaşma, 1939 yılından beridir istisnaiyi olarak uygulanmış, AKP hükümetleri döneminde ise çağının gerisinde kalmasına rağmen olağan bir uygulama haline gelmiştir. Bir hukuk ve demokrasi devletinde olması gerektiği gibi, yerel halk, muhtarlar, belediyeler ve STK’ların muhatap alınıp, katılımcılıkla yaraların sarılmasının önündeki engel nedir? Bu karar hangi ideolojik tutumun yansımasıdır?
8- Acele kamulaştırma adı altında Şark Islahat planının yeni Türkiye versiyonu mu uygulanmak istenmektedir? Bu, hükümetin kendine benzemeyenleri cezalandırma ve ıslah etme yöntemi midir? Bu uygulama, belediyelere ve halkın iradesine yönelik bir darbe girişimi midir?

