33 gün önce başlatılan saldırılar için çizilen tablo netti: “İran kısa sürede çöker.” Ama bugün gelinen noktada çöken tek şey bu kibirli öngörüler oldu.
Savaşın daha ilk günlerinde servis edilen analizleri hatırlayın. Rejim birkaç gün içinde dağılacak, halk ayaklanacak, etnik fay hatları kırılacak, İran içten çökecekti. Olmadı. Olmadığı gibi tam tersine, sahada ve masada farklı bir tablo ortaya çıktı.
İran sadece ayakta kalmadı; oyun planını da bozdu.
Bugün gelinen noktada İran Devrim Muhafızları’nın yaptığı açıklama, savaşın artık sadece askeri değil, ekonomik ve teknolojik cephede de genişlediğini açıkça gösteriyor. Cisco, HP, Intel, Oracle, Microsoft, Apple ve Google gibi küresel devlerin Orta Doğu’daki varlıklarının “meşru hedef” ilan edilmesi, savaşın yeni fazını tarif ediyor. Bu, klasik cephe savaşının çok ötesinde bir mesajdır: “Bu savaşın bedelini sadece askerler değil, sistemi kuranlar da ödeyecek.”
Daha çarpıcı olan ise şu: 33 gün boyunca dillendirilen senaryoların neredeyse hiçbiri gerçekleşmedi.
“Hamaney ölürse rejim çöker” denildi — Çökmedi.
“İran 10 gün dayanamaz” denildi — 33 gün geçti.
“İç karışıklık çıkar” denildi — Çıkmadı.
“Etnik bölünme olur” denildi — Olmadı.
“Hürmüz kapatılamaz” denildi — Kapatıldı.
Bu tablo bize şunu söylüyor: Savaş sadece silahla değil, akılla da kazanılır. Ve görünen o ki, bu kez sahadaki gerçeklik ile masa başındaki senaryolar birbirini tutmadı.
ABD cephesinde ise farklı bir kriz büyüyor. NATO’dan beklenen desteğin gelmemesi ve buna bağlı olarak yapılan “ayrılma” imaları, yalnızlaşmanın itirafıdır. Küresel güç iddiasındaki bir ülkenin, 33 gün içinde bu noktaya gelmesi başlı başına bir kırılmadır.
Öte yandan Birleşik Arap Emirlikleri’nin Hürmüz Boğazı’nı zorla açma planlarına dahil olabileceği iddiaları, savaşın daha da büyüme riskini barındırıyor. Eğer bu adım atılırsa, savaş sadece İran ile sınırlı kalmaz; Körfez’in tamamını içine çeken bir yangına dönüşür.
Ama asıl mesele şu:
Bu savaşın başında yazılan senaryolar çöktü.
Planlar tutmadı.
Hesaplar yanlış çıktı.
Ve şimdi herkes aynı soruyu soruyor:
Bu savaş gerçekten kimin kontrolünde?
İran 33 gündür sadece direnmedi; aynı zamanda rakiplerinin stratejik üstünlük iddiasını da yerle bir etti. Bugün sahada görülen tablo, “kolay zafer” hayali kuranların ağır bir gerçekle yüzleştiğini gösteriyor.
Ortadoğu’da bir kez daha görüldü ki;
Haritalar masa başında çizilir ama kader sahada yazılır.