Kamuoyuna yaptığı açıklamada Şanlıurfa'nın son günlerde yüksek yangın tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden Öztürkmen, arpa hasadının tamamlanmasının ardından arazilerde kalan kuru otların ve anızların en küçük kıvılcımla büyük felaketlere dönüşebileceğini söyledi.
Kent genelindeki riskin yalnızca anız yangınlarıyla sınırlı olmadığına dikkat çeken Öztürkmen, yol kenarları, boş arsalar ve meralarda bulunan kurumuş otların da yangın açısından büyük tehdit oluşturduğunu kaydetti.
"Bir kıvılcım her şeyi yok edebilir"
Vatandaşlara ve üreticilere seslenen Öztürkmen, özellikle araçlardan atılan sigara izmaritleri ile doğaya bırakılan cam atıkların yangınların en önemli nedenleri arasında yer aldığını belirtti.
Anız yakımının kesinlikle son bulması gerektiğini vurgulayan Öztürkmen, "Hasat sonrası kolaylık sağlamak amacıyla yakılan anızlar, rüzgârın etkisiyle kontrolden çıkarak çevredeki tarım alanlarına, meyve bahçelerine ve yerleşim yerlerine sıçrayabiliyor. Bu durum hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük kayıplara neden oluyor" dedi.
Öztürkmen, açık alanlarda görülen en küçük dumanın dahi vakit kaybetmeden 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirilmesi gerektiğini ifade etti.
Belediyelere ve kurumlara "teyakkuz" çağrısı
Yangınlarla mücadelede yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların sorumluluğunun büyük olduğunu belirten Öztürkmen, başta büyükşehir ve ilçe belediyeleri olmak üzere tüm kurumların gerekli tedbirleri hızla alması gerektiğini söyledi.
Kuruyan otların özellikle yol kenarları, parklar ve yerleşim yerlerine yakın boş alanlardan temizlenmesinin önemine dikkat çeken Öztürkmen, itfaiye ve kırsal müdahale ekiplerinin de riskin yüksek olduğu bölgelerde hazır bekletilmesi gerektiğini kaydetti.
Çevre kurumları, kolluk kuvvetleri ve zabıta ekiplerinin denetimlerini artırmasını isteyen Öztürkmen, yasa dışı anız yakımı yapanlar ile çevreye yangın riski oluşturabilecek davranışlarda bulunanlar hakkında cezai işlemlerin kararlılıkla uygulanması gerektiğini belirtti.
"Yangın sadece düştüğü yeri yakmıyor"
Yangınların yalnızca ağaçları ve bitki örtüsünü değil, toprağın altındaki canlı yaşamını, çiftçinin emeğini ve gelecek nesillerin yaşam alanlarını da tehdit ettiğini vurgulayan Öztürkmen, şu ifadeleri kullandı:
"Toprağı, yeşili ve canlı yaşamını korumak hepimizin vicdani görevidir.
Yangın sadece düştüğü yeri değil; toprağın altındaki milyarlarca faydalı canlıyı, soluduğumuz havayı, çiftçimizin emeğini ve çocuklarımızın geleceğini de yakmaktadır. Şanlıurfa'nın bereketli topraklarını korumak için tüm halkımızı ve yerel yöneticilerimizi ortak mücadeleye davet ediyorum."
Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, yaz mevsiminin en sıcak dönemine girildiğini hatırlatarak, yangınların önlenmesinde toplumun tüm kesimlerinin duyarlılık göstermesi gerektiğini sözlerine ekledi.