DOĞRUYA DOĞRU DEMEK CESARETTİR

Süleyman Turan yazdı:Yanlışa karşı susmak, doğruya haksızlık etmektir.

YAZARLAR - 21-06-2026 22:03

Doğru, kişinin kimliğine göre değişmez. Doğru; dosttan da gelse doğrudur, rakipten de gelse doğrudur. Yanlış ise kimden gelirse gelsin yanlıştır. Adaletin temeli de, vicdanın sesi de budur.

Toplum olarak en büyük sınavlarımızdan biri, doğruyu kişilere göre değerlendirmemizdir. Oysa doğru, kişiye göre şekil değiştirmez. Bir söz doğruysa doğrudur; onu söyleyen dostumuz da olsa, sevmediğimiz biri de olsa hakikat değişmez.
Ne yazık ki günümüzde insanlar çoğu zaman "Kim söyledi?" sorusunu, "Ne söyledi?" sorusunun önüne koyuyor. İşte asıl yanlış da burada başlıyor.
Atalarımız, "Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar." demiştir. Bu söz, doğruyu söylemenin her zaman kolay olmadığını anlatır. Çünkü hakikat, çoğu zaman çıkarların önüne geçer. Menfaatlerin konuştuğu yerde doğrular rahatsız eder.
Oysa adalet, kişiye göre değil; hakikate göre hüküm vermektir. Beyaza siyah, siyaha beyaz demeye başladığımız gün; önce vicdanımızı, sonra toplumun güvenini kaybederiz.
İslam dini de bizlere bunu emretmektedir. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur:
"Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan, adaletle şahitlik eden kimseler olun..." (Nisâ Suresi, 135. ayet)
Bir başka ayette ise:
"Bir topluluğa olan kininiz sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adaletli olun. Bu, takvaya daha yakındır." (Mâide Suresi, 8. ayet)
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (sav) de şöyle buyurmuştur:
"Hakkı söyleyin, acı da olsa."
Bu sadece İslam'ın değil, insanlığın ortak değeridir. Hristiyanlıkta da "Gerçek sizi özgür kılacaktır." anlayışı vardır. Yahudilikte adalet ve doğruluk en temel ahlaki ilkeler arasında yer alır. Bütün semavi dinler insanı hakikatin yanında durmaya çağırır.
Bugün hepimizin kendisine sorması gereken soru şudur: Doğruyu gerçekten seviyor muyuz, yoksa sadece işimize geldiğinde mi doğruyu savunuyoruz?
Eğer beyaza beyaz, siyaha siyah diyemiyorsak; yalnızca başkalarına değil, en büyük haksızlığı kendi vicdanımıza yapıyoruz demektir.
Hakikat alkış beklemez. Doğru, çoğunluğun onayıyla değil; özüyle doğrudur. Yanlış ise kalabalıkların desteğini alsa bile yanlış olmaya devam eder.
Unutmayalım; güçlü insanların değil, doğru insanların çoğaldığı bir toplumda huzur, güven ve adalet hâkim olur. Çünkü hakikatin değeri, onu söyleyen kişinin kimliğinde değil; hakikatin kendisindedir.
Bugün belki doğruyu söyleyenler yalnız kalabilir. Ancak tarih boyunca haklı olanlar değil, haksızlığa boyun eğenler kaybetmiştir. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebildiğimiz gün; hem vicdanımızı hem de geleceğimizi korumuş olacağız. 

Süleyman Turan

Günün Diğer Haberleri