Yetkisi Olanın Bilgisi Yok, Bilgisi Olanın Yetkisi Yok!

ŞANLIURFA – Gazeteci Süleyman Turan yazdı: Şanlıurfa’da makamlar liyakatle mi, ilişkilerle mi dağıtılıyor? Koltuğu koruma hesabı büyüdükçe, şehrin kaybettiği zaman ve fırsatlar da büyüyor.

YAZARLAR - 09-09-2026 22:12

Şanlıurfa’da kamu kurumlarından yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarından mahalle yönetimlerine kadar uzanan bir tartışma var:
“Yetkisi olanın bilgisi yok, bilgisi olanın yetkisi yok.”
Bu söz artık sıradan bir serzeniş olmaktan çıkmış durumda. Çünkü şehrin birçok noktasında görev, yetki ve liyakat arasındaki makas giderek açılıyor.
Koltuklar hizmet için mi var, yoksa koltuğu korumak için mi?
Asıl sorulması gereken soru bu.
Bir makama oturan kişinin önceliği o makamın gücünü kullanmak değil, o makamın sorumluluğunu taşımak olmalıdır. Ancak Şanlıurfa’da zaman zaman bunun tam tersi bir tabloyla karşılaşıyoruz.
Bilgi, tecrübe ve liyakat geri plana itiliyor; kişisel ilişkiler, siyasi dengeler ve yakınlıklar öne çıkıyor.
Böyle olunca da iş bilen değil, güçlü bağlantısı olan konuşuyor; yetkin olan değil, destek bulan karar veriyor.

KOLTUK HİZMETİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ

Önümüzdeki süreçte belediye başkanlığı, belediye meclis üyelikleri ve muhtarlık seçimleri yeniden gündeme gelecek.
İşte tam da burada Şanlıurfa halkının önüne önemli bir sınav çıkacak.
Kim gerçekten hizmet edecek?
Kim bilgi ve tecrübesiyle öne çıkacak?
Kim sadece birilerinin desteğiyle mi aday olacak?
Halk artık bu soruların cevabını bilmek istiyor.
Çünkü seçim kazanmak başka, yönetmek başka şeydir.
Sandıktan çıkmak, tek başına başarılı olmak anlamına gelmez. Asıl mesele, seçildikten sonra halkın karşısına hangi hizmetle çıkıldığıdır.

ŞEHİR HASTANESİ TARTIŞMASI DA AYNI SORUYU GÜNDEME GETİRİYOR

Şanlıurfa Şehir Hastanesi başhekimliği gibi kritik görevlerde de aynı soru ister istemez karşımıza çıkıyor:
Yetkinlik mi?
Liyakat mi?
Yoksa birilerinin istediği isim mi?
Sağlık gibi doğrudan insan hayatını ilgilendiren bir alanda bu sorunun cevabı çok daha önemlidir.
Böyle kritik görevlerde kişisel hesapların değil, bilgi, tecrübe, başarı ve liyakatin belirleyici olması gerekir.
Çünkü yanlış tercihin bedelini makam sahibi değil, vatandaş öder.

STK'LAR VE MUHTARLAR DA BU TABLONUN PARÇASI

Sivil toplum kuruluşları da bu tartışmanın dışında değil.
STK başkanlıkları, bir kişinin yıllarca koltuğunu koruyacağı kişisel alanlar değildir. STK'lar toplumun sesi olmak zorundadır.
Aynı durum muhtarlar için de geçerlidir.
Muhtar, mahallenin sorunlarını ilgili kurumlara taşıyan ve vatandaşın sesi olan kişidir. Makam, çevre oluşturmak veya kişisel güç göstermek için kullanılmamalıdır.
Koltuk hizmetin önüne geçtiği anda, o koltuğun anlamı da ortadan kalkar.

2027 ÖNCESİ ŞANLIURFA'YI ZOR BİR SINAV BEKLİYOR

2027’de yapılması planlanan seçimler öncesinde Şanlıurfa’da ciddi bir hareketlilik yaşanması bekleniyor.
Belediye başkanlıkları, belediye meclis üyelikleri ve muhtarlıklar için yaşanacak yarışta en büyük tehlike ise seçimden çok, liyakatın ikinci plana itilmesi olacaktır.
Koltuktan kalkmak istemeyenler…
Kendisine yakın isimleri öne çıkarmaya çalışanlar…
Kapalı kapılar ardında yapılan hesaplar…
Kişisel çıkarları şehir menfaatinin önüne koyanlar…
Bunların tamamı Şanlıurfa’nın geleceği açısından ciddi bir sorun oluşturuyor.
Artık kimsenin şu sorudan kaçmaması gerekiyor:
“Bu kişi gerçekten bu görevi yapabilecek yetkinliğe sahip mi?”
Cevap “evet” ise sorun yok.
Ama cevap “birilerinin desteği var” ise, orada durup düşünmek gerekir.
Çünkü Şanlıurfa’nın daha fazla kaybedecek zamanı yok.

ŞANLIURFA'NIN İHTİYACI KOLTUK DEĞİL, LİYAKAT

Şehrin ihtiyacı daha fazla makam kavgası değil; ortak akıl, şeffaflık ve liyakattir.
Görevler kişilere değil, ehil insanlara teslim edilmelidir.
Koltuklar kalıcı değildir.
Bugün oturan, yarın kalkar.
Asıl kalıcı olan yapılan hizmettir.
Bu nedenle kamu kurumlarında, yerel yönetimlerde, STK'larda ve mahalle yönetimlerinde artık kişisel hesapların değil, Şanlıurfa'nın ortak menfaatinin esas alınması gerekiyor.
Aksi halde yıllardır söylenen o acı söz, daha uzun yıllar Şanlıurfa'nın gündeminden düşmeyecek:
“Yetkisi olanın bilgisi yok, bilgisi olanın yetkisi yok.”
Benim çağrım açık:

Koltuk için değil, Şanlıurfa için mücadele edin.
Çünkü bu şehir, kişisel hesaplardan çok daha değerlidir.

Gazeteci Süleyman Turan

Günün Diğer Haberleri