Bugün ;Kasım 2011'de TBMM’de tüm partilerin şerhsiz oybirliğiyle kabul ettiği "İstanbul Sözleşmesi ve uygulamalarının” 9. Yılını tamamladık. Geçirdiğimiz bu 9 senenin sonunda Türkiye’nin ve daha birçok devletin küresel ve emperyalist baskıyla imzaladığı İstanbul Sözleşmesi, emperyalist politikalar açısından oldukça başarılı olmuş gibi görünüyor.
Kadına yönelik şiddeti bitirme iddiası ile toplumlara dayatılan İstanbul Sözleşmesi, ona atıf yapan uygulamalar ve onun üzerine inşa edilen aile ve toplum politikaları kadını-erkeğe/erkeği kadına düşman ederek;bu alanda toplumsal infial ve patlamalara sebep olmuştur,bunun da istatiksel yansıması aile yapımızı tehdit edecek boyuta gelmiştir. Mesela kadına yönelik şiddet her geçen sene bir önceki senenin rekorunu kırdı. Üstelik yeni yeni rekorlar kırmaya da devam edecek gibi duruyor. Sadece son bir hafta içinde cinayete kurban giden kadın sayısı: 13, 2019 yılında öldürülen kadın sayısı on yılların rekoru: 474 oldu. Son 9 yılda istsöz/6284 fitnesi sebebiyle 3 milyon ailenin yuvası dağıldı ,3bin kişi öldü.. İmzalandığı günden beri dağılan aile miktarı ve boşanma oranları da her sene rekor kırıyor. Sözleşmenin sözde başarısı(?) bunlarla sınırlı değil. Sözleşmenin imzalandığı günden beri evlenme oranları da hızlanarak düşüyor. Burada da bir rekor söz konusu Kadınlarda ve erkeklerde evlenme yaşının gecikiyor. Örf, adet, gelenek, namus, şeref, izzet kavramlarının değerini ve vazgeçilmezliğini İstanbul sözleşmesi vasıtasıyla anlamış olduk. Bunlar yok edildiğinde, insanların bir arada olmasını sağlayan tüm değerler tuz buz oluyor.
Macaristan, Bulgaristan, Polonya, Hırvatistan, Rusya gibi ülkeler bu, dışı pembe pamuk şekeri, içi zehirli iğne dolu sözleşmeye boşyere itiraz etmiyorlarmış.. Sözleşmenin getirdiği mecburiyetler nedeni ile 2 sene önce Milli Eğitimde sonlandırdık denilen Toplumsal Cinsiyet projeleri, İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde ve Türkiye Belediyeler Birliği eliyle Toplumsal Cinsiyet Eşitliği/Adaleti Eğitim Komisyonları kurularak el altından devam ettirilmeye çalışılıyor. Çocuklarımızın cinsiyetsiz ailesiz ahlaksız bir ideoloji ile yetiştirilmesinden nasıl bir fayda sağlandığını merak ediyoruz.Bu sözleşme ve uygulamalarının toplumda yaratmış olduğu yıkımın önüne geçilmelidir. Reisi CUMHURUMUZUN dediği gibi “İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NAS DEĞİLDİR FESHEDİLMELİDİR” EMRİ ACİLEN UYGULANMALIDIR. Unutulmamalıdır ki bu değerleri yıkmak kolay olsa da bunların yeniden inşa edilmesi mümkün değildir. Türkiye AİLE Meclisi ve Bileşenleri olarak diyoruz ki İSTANBUL SÖZLEŞMESİ FESHEDİLMELİ, TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ PROJESİ DERHAL DURDURULMALIDIR! Kamuoyuna ve yetkililere saygıyla duyurulur
Türkiye AİLE Meclisi ve Bileşenleri / Şanlıurfa Aile Meclisi
RHA